Euro 2020, başladı ve bitti…

Euro 2020, Avrupa Kupası’nın adına yakışır bir heyecan fırtınasıydı. Futbolseverleri bir ay boyunca ekran başına esir etti. Hafta başında Football Benchmark Avrupa Kupası ile ilgili olarak ‘Benzersiz Zorlukları Yenmek’ raporunu yayınladı.

euro 2020

16. Avrupa Kupası Euro 2020, geçtiğimiz Pazar günü, İtalya ile İngiltere arasındaki nefes kesen final maçıyla sona erdi. Tam tamına bir ayı futbol ile dop dolu geçirdik. 11 Haziran ile 11 Temmuz arasında, 24 ülkenin katılımıyla 11 ülkede oynanan 51 maçta, toplam 142 gol atıldı. Ulusal futbola doya doya heyecan içinde seyrettiğimiz kupa Covid-19’un yol açtığı moralsizliği ezip geçti. Tribünlerde oturma şansına erişen 1.099.278 seyirci ile televizyonlarının karşısında oturan yüz milyonlarca izleyici Covid-19 nedeniyle bir yıl ertelenen Avrupa Kupası keyfini doyasıya yaşadı.

Ulusal Takımımızın erken vedası keyfimizi kaçırdı

Avrupa Kupası’nın kalbimizdeki futbol sevgisini şahlandırdığı gerçeğinin yanında ulusal takımımızın neden olduğu düş kırıklığının az veya çok boynumuzu büktüğünü söylememek de elde değil. Parlak bir kuşak yakaladığımızı düşünerek oldukça ümitli başladığımız Euro 2020’yi en son sırada tamamlamak hepimize ağır geldi, üzüldük, düş kırıklığına uğradık.


Peki, neden böyle oldu diye sorsam hepinizin birçok neden sayacağına eminim, tek tek sıralasak belki de sayfalar yetmeyecektir. Bugün ayrıntılara girmeden futbol sahasında görülen birkaç noktanın altını çizmekle yetinmeyi uygun görüyorum.

Millilerimiz, takım ruhunu sahaya yansıtamadı

Avrupa’nın üst düzey takımlarında oynayan yetenekli oyunculara sahip olan milli takımımız için turnuvaya rakip sahada İtalya ile oynayarak başlamanın büyük bir talihsizlik olduğunu kabul etmemek mümkün değil. Oyuncularımız, genç olmalarından olsa gerek, aldıkları ağır yenilginin moral bozukluğundan sıyrılmayı başaramadılar. İkinci ve üçüncü maça moralsiz çıkan millilerimiz televizyonları başında zafere şartlanmış, galibiyet bekleyen bizleri üzüntüye boğdular.

Üç maçta da dikkati çeken en önemli nokta takım kimliği yansıtamadığımız gerçeğiydi

Günümüz futbolunda başarının anahtarı olarak görülen kolektif oyunda sınıfta kaldık, hücumda ve savunmada çoğalamadık, orta sahada etkili paslar yapamadık, sahanın genelinde yardımlaşamadık. Başka bir deyişle takım olamadık, takım ruhunu sahaya yansıtamadık. Rakiplerin oyun sistemini bozamadığımız gibi oyunda üstünlük kurmamızı sağlayacak taktiklerimiz de yoktu veya vardı da sahada uygulamayı başaramadık. Yeterli alıştırma mı yapılmamıştı, oyuncular saha içerisinde birbirlerini anlayamadılar mı, takımdaki arkadaşlık mı zayıftı, yoksa başka nedenler mi vardı… Teknik Direktör Şenol Güneş’in takımın tamamı üzerine egemen olduğuna eminim ve bu sorunlar için çözümler üreteceğine kuşkum yok.

Elimizde gerçekten de parlak bir kuşak var

Avrupa Kupası başlamadan önce genç bir kadroya sahip olmayı dinamizm olarak değerlendirerek bu durumun bize kazanım sağladığını düşünmekteydik. Ama, maçlar sırasında genç kadromuzun deneyimsizliği dinamizmini bastırdı ve üç yenilgiyle evimize dönmek zorunda kaldık. Ancak, bir noktada yanılmadığımızı önemle belirtmek isterim. Turnuvadan önce parlak bir kuşak yakaladığımızı düşünüyor, bu nedenle kendimizi şanslı görüyorduk. Parlak bir kuşak yakaladığımız konusunda hala haklı olduğumuza inanıyorum.

Gerçekten de parlak bir kuşağa sahibiz ve önümüzdeki iki yıl içerisinde alttan gelen yeni gençlerin de kadroya katılmasıyla daha yetenekli bir takım olma şansını yakalayacağız. Katar 2022’ye kadar geçecek bir buçuk yıl boyunca eksiklerimizi kapatacağımıza inanıyorum. Bu turnuvada başarısız olduk ama şu bir gerçek ki başarısızlıklar, büyük başarıların müjdecisidir. Çünkü yenilgiler eksik noktaları açığa çıkarır.


Dünya Kupası’na ümitle bakıyorum, Katar 2022’de unutulmaz bir öykü yazabiliriz. On dokuz yıl önce yaptık, demek ki bir buçuk yıl sonra da yapabiliriz.

a milli takım

Avrupa Kupası’nı en çok hak eden takım İtalya’ydı

Bizim yapamadıklarımızı en iyi yapan takım ise şampiyon İtalya’ydı. Teknik kadronun iç dayanışması, oyuncu kadrosunun canla başla mücadelesi ve taktiksel anlamda uyum ve bütünlüğü yeşil çimenlere tam anlamıyla yansıtan, kısacası her açıdan takım olmayı başaran İtalya şampiyonluğu hak ederek kazandı. Bir ulusal takımın teknik yönetim, oyuncular ve seyircilerden oluşan ayrılamaz bir bütün olduğunu haykıra haykıra ulaştılar şampiyonluk kupasına. Tüm parçalar görevlerini başarıyla yerine getirince avrupa kupasının üstüne İtalya’nın adı yazıldı.

Turnuvadaki takımlar içerisinde en güçlü kadroya sahip olan Dünya Şampiyonu Fransa’nın erken elenmesi, şüphesiz ki turnuvanın en büyük sürpriziydi. Ayrıca, uzun süredir FIFA’nın ulusal takımlar dünya sıralamasında bir numaradaki yerini korumakta olan Belçika’nın da yarı finale gelemeden elenmesi beklenmeyenler arasında sayılabilir bence. Buna ek olarak, Euro 2020’nin Cristiano Ronaldo’nun son Avrupa Kupası olarak anımsanacak olması da bu turvunaya ilişkin özel bir ayrıntı olarak not edilebilir.

Football Benchmark, bu hafta başında Euro 2020 ile ilgili kısa bir özet yayınlayarak ilgi çekici ayrıntılara dikkat çekti. Şimdi sizin için çevirdiğimiz bu çalışmaya beraberce göz atalım.


Football Benchmark: Benzersiz Zorlukları Yenmek

Euro 2020, koronavirüs salgınının etkileri nedeniyle 2020 yılından bir yıl sonra, 2021 yılında oynandı. Avrupa Kupası’nın 60. doğum gününü kutlamak adına yalnızca bir kereliğine maçlar avrupa kıtası geneline yayıldı ve onbir ayrı ülkede oynandı. Benzeri görülmemiş lojistik sorunlara yol açan bu uygulama bir daha düzenlenmemek üzere rafa kaldırmış durumda. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin’in kısa süre önce BBC’ye verdiği röportajda ‘Avrupa Birliği üyesi olan ve olmayan ülkeler farklı yasalar ve farklı para birimlerine bağımlılar. Çok fazla yolculuk yapmak zorunda kaldık. Dolayısıyla, oldukça zordu.’ diyerek çok ülkeli kuruluma bir daha destek vermeyeceğini belirtti.


Sportif açıdan bakıldığında, Euro 2020 için kayda değer rekorlarla dolu bir kupa diyebiliriz. Euro 2020, 142 gol ve maç başına 2,79 ortalama ile en gollü kupa olarak tarihe geçti. Turnuva boyunca kendi kalesine 11 gol atıldı ki bu rakam önceki onbeş kupanın toplam kendi kale golünden daha fazla. Yeni Avrupa Şampiyonu İtalya, 1968 yılında kazandığı kupadan tam 53 yıl sonra bir kere daha şampiyon olarak en uzun arayla ünvanını yenileyen ülke oldu.

Gianluigi Donnarumma, ‘En İyi Oyuncu’ seçilerek kupa tarihinde bu ödülü kazanan ilk kaleci oldu. Barcelona’da forma giyen 18 yaşındaki Pedri altı maçta gösterdiği %92,3 oranındaki pas isabetiyle ‘En İyi Genç Oyuncu’ seçildi.

Portekizli Cristiano Ronaldo ve Çek Patrik Schick beş gol atarak turnuvanın en çok gol atan oyuncuları oldular. Ronaldo, Schick’ten bir maç az oynamasının yanında bir asist yapması sonucunda turnuvanın en golcü oyuncusu olarak adını tarihe yazdırdı. Ayrıca, oynadığı beş kupada toplam 14 gol atarak Avrupa Kupası tarihinin en çok gol atan oyuncusu rekoruna sahip oldu.

Euro 2020 başlamadan önce, canlı maç yayınlarının dünya genelinde iki milyardan fazla seyirci tarafından izlenmesi beklenmekteydi. Henüz izleyici rakamları açıklanmamış olduğu için beklentilerin karşılanıp karşılanmadığını bilemiyoruz. Yalnız, İngiltere ile İtalya arasında oynanan final maçı, Londra 2012 Olimpiyat Açılış Töreni’nin izleyici sayısını dört milyon aşarak 31 milyon izleyiciyle İngiltere’de izlenme rekoru kırdı. Ayrıca, futbolun pek tutulmadığı ABD’de ESPN kanalı dört çeyrek final maçının ortalama iki milyondan fazla izleyici tarafından izlendiğini bildirdi. Bu rakam, Euro 2016’nın çeyrek final maçlarına kıyasla %16 oranında artış anlamına gelmekte.

Şaşırtıcı olsa da pandemi, Euro 2020 üzerinde beklenenden daha az etki yaptı. Budapeşte’deki Puşkaş Arena hariç, tüm stadyumların %22 ile %50 oranında düşük kapasite ile seyirci almaları planlanmıştı. Ancak, şampiyona sırasında bazı stadyumlar için seyirci kısıtlamaları esnetildi. Örneğin, İngiltere hükümeti Wembley Stadyumu’nun eleme turu maçlarında %25 ile %50 oranında, yarı final ve final maçları sırasında %75 kapasite ile doldurulmasına izin verdi. Stadyumlara girmek covid-19 testi ve karantina dahil olmak üzere çeşitli kısıtlamalara bağımlı kaldığı için deplasman seyircileri için takımlarını desteklemek çok zorlaştı, ev sahibi olarak oynamak büyük bir kazanım sağladı.

Turnuvanın 11 ülkede düzenlenmesi ilginç bir tablo ortaya koydu. Bazı takımlar tüm grup maçlarını kendi ülkelerinde oynarken, bazıları her maç arasında yolculuk yapmak zorunda kaldı. Dört yarı finalist tüm grup maçlarını kendi evlerinde oynadığı için ilk iki haftayı sürekli ülkelerinde geçirdi. Bu durumun yarı finale çıkmalarına ilişkin ne derece etkili olduğunu düşünürken ikinci turda elenen Almanya ve Hollanda’nın tüm grup maçlarını kendi sahalarında oynadığı gerçeğini de dikkate almakta yarar var.


Aşağıdaki çizge sık yolculuk yapan İsviçre ile ev sahibi İngiltere’nin kat ettikleri uzaklıkların kıyaslanması gösterilmektedir. Matches Played (Oynanan Maçlar), Distance Traveled (Kat edilen Uzaklık) anlamında.

match distance

Euro 2020 gibi büyük uluslararası turnuvalar oyuncuların küresel bir kitle önünde yeteneklerini sergilemeleri için harika bir sahnedir. Şüphesiz ki sosyal medya günümüzde oyuncuların kazandığı popülerliği ölçen araçların başında gelmekte. Aşağıdaki çözümlemede görüldüğü gibi Danimarkalı Mikkel Damsgaard turnuva boyunca gösterdiği göz alıcı başarım sayesinde hayran kitlesini en fazla genişleten oyuncu oldu. Genç oyuncu Damsgaard sosyal medya takipçilerini %605 oranında artırdı.

Aşağıdaki sayılar 1 Temmuz – 12 Temmuz arasını kapsamakta olup toplam takipçi sayısını değil, sosyal medyada kaydedilen en yüksek takipçi artışını göstermektedir. Followers Before (Önceki Takipçe Sayısı), Followers After (Sonraki Takipçi Sayısı) anlamında.

euro 2020 benchmark

Toplam takipçi sayısı olarak Cristiano Ronaldo 21 milyon takipçi ile (Facebook, Instagram ve Twitter) sosyal kanallardaki egemenliğini sürdürmekte.

Euro 2020’nin akılda kalıcı olayları arasında UEFA’nın destekleyicilerinin başına gelen ilginç protesto gösterileriydi. Otomobil üreticisi Volkswagen’in küresel ısınmaya etkisini protesto eden bir Greenpeace yamaç paraşütçüsü, Münih’teki Almanya-Fransa maçı oynandığı sırada, birkaç seyircinin yaralanmasına yol açtı. Ayrıca, basın toplantıları sırasında Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo ve İtalyan Manuel Locatelli’nin Coca-Cola şişelerini, Fransız Paul Pogba’nın ise alkolsüz Heineken şişesini görüntü dışına çıkarması medyayı bir hayli meşgul etti. Bunun üzerine UEFA tüm takımlara turnuva destekleyicilerinin sözleşme haklarını hatırlatmak zorunda kaldı.


Raporun aslına aşağıdaki bağlantı aracılığıyla ulaşabilirsiniz:
https://footballbenchmark.com/library/euro_2020_overcoming_unprecedented_challenges

Euro 2020: Herkes “Neden olmuyor” diye soruyor

1975 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 1993 yılında Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) dalında lisans derecesini aldıktan sonra Western Michigan University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde MBA dalında yüksek lisans yaptı. 2004 yılında beri özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışmaktadır. Filateli, tarih, spor, sinema ve müzik başlıca ilgi alanlarıdır.