Kaybet Başkenti ama al Türkiye’yi!

Türkiye siyasal, ekonomik ve sosyolojik açıdan gün geçtikçe çok daha kötü bir yöne doğru evriliyor. Cumhuriyet tarihinin bazı konularda en kötü günlerini yaşıyor. Bu yüzden siyasi muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğru bir adayla milletin karşısına çıkması gerekiyor.

Kaybet Başkenti

Kaybet Başkenti ama al Türkiye’yi!

Ülke olarak çok zor günler geçiriyoruz. Ekonomik boyutta 1994 ve 2001 krizinden çok daha kötü günlerden geçiyoruz. Adnan Menderes’in iktidarda olduğu 1958 krizi de boyutlarıyla bugün ile kıyaslanabilir…


Türkiye sadece ekonomik olarak değil, sosyolojik açıdan da bir krizin içinde… Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir üniversite öğrencisinin intiharı ülkeyi daha yaşanmaz hale getirdi. Gençlerin bugün yurtdışına gitme isteği de boşuna değil.

Birçok konuda ipler koptu ve AKP iktidarı artık dümeni doğrultamıyor. Bilindiği üzere dolar kuru bir anda 18 liralardan 10 liralara kadar düşmüştü. Sonra tekrar yükselerek 14 liraya kadar yükseliş ivmesi gösterdi. Önce Çin modeli derken, sonra bir geri vitesle kur korumalı mevduat hesabı diye bir teori ortaya attı. Belirli bir stratejileri yok, sadece günü kurtaracak, seçime yönelik bir ekonomi stratejisi geliştirmeye çalışıyorlar.

Berat Albayrak döneminde arka kapıdan satılan 128 milyar dolar sonuç vermedi ve yanlış politikalar nedeniyle dolar kuru hızla yükselmeye devam etti. Bugün de, iktidar yine aynı şeye başladı. Doları 14 TL altında tutmak için Merkez Bankası aracılığıyla dolar satılıyor. Şunu söylemek gerekir ki; artık dikiş tutmuyor ve gemi hızla su alıyor.


Türkiye seçime gidiyor!

Seçime giderken Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan. Ancak Millet İttifakı’nın adayı şu an belli değil. Olmaması doğal. Muhalefet, seçim kararı alınılana kadar adayını ortaya koymak istemiyor ve doğru da bir strateji yürütüyor.

Muhalefetin en büyük adayları Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu. CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu aday olma ihtimalini ortaya koydu. “Millet İttifakı aday gösterirse neden olmasın” dedi. Bununla birlikte İmamoğlu ve Yavaş için “Onlar önce İstanbul ve Ankara halkı için çalışmalıdır” dedi.

İmamoğlu veya Yavaş’ın aday gösterilmesi durumunda bu illerin belediye başkanlığı kaydedilecek. Belediye meclislerinde çoğunluk AKP iktidarının elinde. Hangi başkan aday gösterilirse o il kaybedilecek. Toplumda en çok ilgi gören ise resmi olmayan anketlere göre Mansur Yavaş daha ileride.

Bir kıyaslama yapacak olursak, ‘Belediye Başkanlığı’ mı yoksa ‘Cumhurbaşkanlığı makamı’ mı diye, tereddütsüz Cumhurbaşkanlığı diyebilirim. Bu makamı kazandığınızda ve bir de Meclis çoğunluğunu aldığınızda bugün olduğu (!) gibi belediye başkanlığının elindeki yetkileri (ironi içerir) elinden alabilirsiniz.


O yüzden kaybet Başkenti ama al Türkiye’yi!..

Erdoğan ters dolarizasyonu nasıl başlatabilir?

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…