Ana Sayfa Psikoloji Psikosomatik ağrılar: Dil konuşmazsa beden konuşur!

Psikosomatik ağrılar: Dil konuşmazsa beden konuşur!

Gün içerisinde sürekli bedensel ağrılarınızdan, saç dökülmesinden ya da kaşıntı gibi deri hastalıklarından yakınıyorsanız dikkat! Bedeninizin size bir mesajı olabilir! İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesinden, Uzman Klinik Psikolog Müge Leblebicioğlu Arslan, psikosomatik rahatsızlıklar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Psikosomatik ağrılar

Psikosomatik ağrılara dikkat!

Bedensel belirtilerimiz ruhsal olarak nasıl hissettiğimizle ilişkili olabilmektedir.  Birçoğunuz gün içerisinde baş, boyun ve karın ağrıları ya da mide bulantısı gibi şikâyetlerden yakınıyor olabilirsiniz. Bu şikâyetlerin sebebi fizyolojik olabileceği kadar psikolojik kaynaklı da olabilmektedir.

Dil konuşmazsa beden konuşur!

Psikosomatik sancılar olarak adlandırdığımız bu şikâyetleri genellikle ifade edilmemiş ya da edilemeyen ve hatta fark edilmeyen duyguların dışa vurum şeklinde tanımlayabilirim. Eğer dil konuşmazsa beden konuşur.

Bunun anlamı peki nedir?

Kısacası içeride biriken, bastırılan bu duyguları bedenin dışarı çıkarma ihtiyacının ifadesidir. Beden adeta saç dökülmesi, ağrı, deride kaşıntılar ya da egzama gibi tüm bu belirtiler yoluyla ifade edilemeyen duyguları kusmaya ve kendisini göstermeye çalışır.

Genellikle bu somatik ifadeler toplumun yapısı ve yaş dönemine göre farklılık gösterebilir. Örneğin okula gitmek istemeyen okul çağındaki bir çocuk karın ağrısı ya da mide bulantısı gibi somatik belirtiler yoluyla okulda yaşadığı zorbalığın dışa vurumu çalışıyor olabilir. Bir başka örnek ise bir kadının psikolojik rahatsızlıklarının ya da duygusal ihtiyaçlarının kabul görmediği toplumlarda bu duygusal ihtiyaçlar kişide baş ağrısı ya da kol ağrısı gibi bedensel ifadelerle çıkabilir. Çünkü bu fizyolojik ifadeler dil bulduğu zaman yorulan kişinin dinlenmesi için fırsat sunulabilmektedir.

Somatik ifadeler

Migren

Dolayısıyla bir kadının “Yorgunum artık yapamayacağım desteğe ihtiyacım var.” ifadesi yerine “Migrenim tuttu.” şeklinde ifadesi hem kişinin kendisi hem de toplum tarafından daha kolay kabul görmesi, anlaşılması için bir yolu olabilir. Böylece kadının somatik sancıları yoluyla ihtiyaçları görülür. Tüm bunlar duyguları sözel ifadeler yerine somatik ifadeler aracılığıyla dışa vurmayı olumsuz bir şekilde destekler.

Düşünce, duygu ve davranışlarımız bir bütündür. Birlikte hareket ederler. Eğer kendinizi stresli hissediyorsanız düşünceleriniz ve davranışlarınız bu duyguyu destekler nitelikte olacaktır. Kişiler genellikle şu şekilde ifadelerle gelebilmektedirler;

“Tüm gün oturmama rağmen bütün gün taş taşımışım gibi tüm vücudum ağrıyor.”

Beden dursa da aslında zihniniz var gücüyle olumsuz düşüncelerle çalışır. Dolayısıyla strese neden olan olumsuz düşünceler fizyolojik olarak da bedeninizde gerginliğe neden olur. Bütün gün gerilen kaslar savaş kaç mekanizmanızın sürekli olarak aktif tutarak gevşeme moduna geçmenizi zorlaştırır. Bu durum size bütün gün taş taşımışsınız gibi yorgun ve ağrılı hissettirir.

dur yeter hayır işareti

“Artık dur, destek al ve rahatla”

Fark edilemeyen düşünce ve duygular aslında size şu mesajı vermeye çalışıyor olabilir; “Artık dur, destek al ve rahatla” savaş kaç mekanizması yani sempatik sinir sistemimizden parasempatik yani güvendesin ve rahatla mekanizmasına geçebilmek kimimizin için meditasyon ve nefes gibi gevşeme egzersizleriyle, kimimiz için ise “Bunu yapmak istemiyorum ya da senin bu davranışların beni rahatsız ediyor.” ifadeleriyle olabilmektedir.

Ancak gerek erken dönem yaşantılarımız, gerekse kültürel yapıdan kaynaklı sebeplerden dolayı bazen duygu ve ihtiyaçlarımızı fark etme ve ifade etme konusunda zorluk yaşayabiliriz. Bu sebeple psikoterapi desteği almak hem psikosomatik belirtilerinizi azaltarak ruh sağlığınızda hem de fiziksel sağlınızın üzerinde olumlu bir etki oluşturacaktır.


Kaynaklar:

Miyofasiyal ağrı ile fibromiyalji arasındaki fark nedir?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.