Ana Sayfa Bilim Biyolojik yaş: Organlarınız gerçekten kaç yaşında?

Biyolojik yaş: Organlarınız gerçekten kaç yaşında?

Biyolojik yaş, nüfus cüzdanındaki sayıdan farklı olarak hücrelerin, dokuların ve organların gerçek sağlık durumunu gösteriyor. Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk’e göre vücuttaki her organ kendi hızında yaşlanıyor; genetik ve yaşam tarzı gibi etkenler bazı organların kronolojik yaştan daha hızlı yaşlanmasına yol açabiliyor.

Biyolojik yaş ve organ yaşı

Organlarımız aynı yaşta değil

Ertürk, “Her organ ve sistem kendi hızında yaşlanıyor. Kronolojik yaş sadece doğduğunuz günden bugüne geçen süreyi anlatırken, biyolojik yaş hücrelerin ve dokuların gerçek sağlık durumunu ölçen bir ‘iç saat’ görevi görüyor” diyor. Ertürk’e göre öne çıkan yöntemlerden biri olan epigenetik saatler, DNA üzerindeki belirli CpG bölgelerindeki metilasyon adı verilen kimyasal işaretlerin zamanla değişimini analiz ederek kişinin ne hızla yaşlandığını hesaplıyor. Epigenetik saatlerin ayrıntıları için epigenetik saat testleri yazımıza göz atabilirsiniz.

Kalp 40, böbrek 60 yaşında olabilir

Ertürk’e göre ilk epigenetik saatler tüm vücudu tek bir skorla özetliyordu; yeni nesil modeller ise kalp, böbrek, karaciğer, beyin ve bağışıklık sistemi gibi organların yaşını ayrı ayrı değerlendirebiliyor. “Böylece kronolojik olarak 50 yaşında olan bir kişinin analizinde kalbinin 40, böbreğinin 60, bağışıklık sisteminin ise 70 yaşında olması mümkün olabiliyor.”

Organları ne yaşlandırıyor?

Ertürk, organların yaşlanma hızını belirleyen en önemli etkenlerden birinin maruz kalınan stres türleri olduğunu söylüyor:

  • Sigara ve hava kirliliği: Akciğerleri zorlayıp erken yaşlandırıyor.
  • Hipertansiyon: Kalp ve böbrek üzerinde baskı oluşturuyor.
  • Yüksek şeker ve insülin direnci: Karaciğeri ve damar sistemini yoruyor.
  • Kronik stres: Beyni ve kardiyometabolik sistemi yıpratıyor.

Kan testiyle organ yaşı ölçümü

Stanford Üniversitesi’nin 2023’te Nature dergisinde yayımlanan çalışmasında, kandaki yaklaşık 5 bin protein makine öğrenimiyle analiz edilerek 11 organ ve sistemin biyolojik yaşı hesaplandı. Stanford’un açıklamasına göre 50 yaş üstü yetişkinlerin yüzde 18,4’ünde en az bir organ ortalamadan belirgin hızla yaşlanıyor, yaklaşık yüzde 1,7’sinde ise iki organda hızlanmış yaşlanma görülüyor. Hızlı yaşlanan organlar ilgili hastalıkların riskiyle ilişkili bulundu; örneğin kalbi hızlı yaşlananlarda kalp yetmezliği riski 2,5 kat daha yüksekti. Ertürk, “Dışarıdan sağlıklı görünen bireylerde bile iç organların erken uyarı sinyalleri yıllar öncesinden okunabiliyor” diyor.

Biyolojik yaş testleri nasıl yorumlanmalı?

Ertürk’e göre organa özgü ölçümler kişiselleştirilmiş önleyici tıbbın temel araçlarından biri, ancak sonuçların klinik bulgular, yaşam tarzı, genetik riskler ve görüntülemelerle birlikte konuyu bilen hekimlerce yorumlanması şart: “Amaç sadece ‘böbreğin 80, kalbin 40 yaşında’ demek değil; bu farkın nedenlerini anlamak, beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetimiyle organın yaşlanma hızını yavaşlatmak olmalıdır.” Günlük hayatta uygulanabilecek öneriler için enflamasyonla savaşan 8 öneri yazımızı okuyabilirsiniz.

Biyolojik yaş hakkında sık sorulan sorular

Biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki fark nedir?

Kronolojik yaş doğumdan beri geçen süreyi, diğeri ise hücre ve organların gerçek yıpranma düzeyini gösteriyor.

Organ yaşı nasıl ölçülür?

Epigenetik saatler ve kandaki proteinleri analiz eden modellerle organ bazında tahmin yapılabiliyor; sonuçlar hekimce yorumlanmalı.

Organların yaşlanması yavaşlatılabilir mi?

Dr. Halil Ertürk’e göre beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetimi yaşlanma hızını yavaşlatmanın temel araçları.

Görüş: Dr. Halil Ertürk, İç Hastalıkları Uzmanı, Acıbadem Life Danışmanı

Kaynaklar

Sağlıklı yaşlanma rehberi: Dinç kalmanın 10 püf noktası

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.