Ana Sayfa Psikoloji Panik atak kontrol altına alınabilir: 3-6-3 nefes kuralı

Panik atak kontrol altına alınabilir: 3-6-3 nefes kuralı

Panik atak sırasında yaşanan çarpıntı, nefes darlığı ve titreme gibi belirtiler, vücudun tehlike algısına verdiği doğal tepkiler. Halk arasında bu adla bilinen panik bozukluk bir anksiyete krizi; uzmanlara göre bu fizyolojik yanıt doğru nefes teknikleriyle kontrol altına alınabiliyor.

Panik atak sırasında uygulanan 3-6-3 nefes kuralı

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun ortaya çıkma mekanizmasını ve tehlikeli bir durum olup olmadığını anlattı. Dr. Zorbozan’a göre atağın sebebi, “kafamızda dolaşan olumsuz otomatik düşünceler, tehlike algısı gibi birtakım nedenler.”

Panik atak sırasında vücutta neler oluyor?

Dr. Emine Yağmur Zorbozan, vücut bir tehlikeyle karşılaştığında böbreküstü bezlerinden adrenalin adı verilen bir hormon salgılandığını belirterek bu süreci doğadan bir örnekle açıklıyor:

“Doğada bir yırtıcı ile karşılaştığınızı düşünün, o yırtıcıdan kaçmanız gerekecek. Böbrek üstü bezlerinizden adrenalin salgılanıyor. Yırtıcıdan kaçmak için ne olması gerekiyor? Hızlı koşmanız gerekiyor. Öncelikle kollarınıza ve bacaklarınıza yoğun bir kan pompalanması gerekiyor. Bu kanı pompalayan organımız da kalbimiz. Kanı temizleyen organımız da akciğerlerimizdir. Dolayısıyla kalbinizde ciddi bir çarpıntı başlıyor. Sonrasında kanı temizlemek için sık nefes alıp vermeye başlıyorsunuz. Etrafı daha iyi görebilmek için gözbebekleriniz büyüyor. Kanın gittiği yerlerde, kollarda, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, titreme gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Bütün bunlar adrenalin etkisiyle olan, hayatta kalmak için oluşturduğumuz bir fizyolojik mekanizmadır.”

Dr. Zorbozan’a göre atak sırasında da tam olarak aynı şeyler yaşanıyor: “Zihnimizi bir deniz gibi düşünebiliriz; bu denizin içinde pek çok düşünce yüzüp durur. Ancak ‘burada kalp krizi geçirip öleceğim’, ‘başıma bir iş gelecek’ ya da ‘sevdiklerime bir şey olacak’ gibi otomatik ve olumsuz bir düşünce, bilinçli zihin tarafından yakalanır. Bu düşüncenin ardından böbreküstü bezlerinden adrenalin salgılanır ve kişi, tıpkı doğada bir yırtıcıdan kaçıyormuşçasına tepkiler vermeye başlar.”

Adrenalin hayatta kalma hormonu: Panik bozukluktan kimse ölmez

Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozuklukla ilgili iki önemli noktanın altını çiziyor:

“Birinci söyleyeceğim şey şu, adrenalinin ömrü iki dakikadır. Yani iki dakika sonra vücuttan parçalanıp gidecek bir şey. Bir diğeri, adrenalin hayatta kalma hormonudur. Dolayısıyla panik bozukluktan kimse ölmez. Hatta biz kalbi duranlara, ölümle burun buruna gelen insanlara adrenalin yapıyoruz. Adrenalin tam aksine sizi hayatta tutmak için salgılanan bir hormon. Panik bozukluktan ötürü vücudumuzda gerçekleşen her şey sağlıklı tepkilerdir. Sağlığınıza herhangi bir zarar vermesi mümkün değil.”

Atak geçirme korkusunun kendisi de bir döngü yaratabiliyor; bu konuyu beklenti anksiyetesi yazımızda ele almıştık.

Panik atak anında 3-6-3 nefes kuralı

Dr. Zorbozan, baş etmenin ilk adımının bunun fizyolojik bir yanıt olduğunu bilmek olduğunu söylüyor: “Panik bozukluktan ötürü kalp krizi geçirmeyeceğimizi, ölmeyeceğimizi, bayılmayacağımızı kabul edeceğiz.” Doğada bir yırtıcıdan kaçarken bayılmanın olası bir durum olmadığını hatırlatan Dr. Zorbozan, “Bilinç kaybı, delirme gibi semptomların olması mümkün değil. Öncelikle bu bilinci oturtacağız. Sonrasında da derin nefes alarak adrenalin yanıtını baskılamamız gerekiyor” diyor.

Dr. Zorbozan’ın önerdiği 3-6-3 kuralı şöyle uygulanıyor:

  1. 3 saniye boyunca derin bir nefes alın.
  2. 6 saniye boyunca nefesinizi tutun.
  3. Nefesinizi 3 saniyede verin.
  4. Bunu birkaç kez tekrarlayın.

Dr. Zorbozan’a göre bu döngü tekrarlandığında vücuttaki parasempatik sinir sistemi aktive oluyor ve adrenalin yanıtı baskılanıyor. “Panik nöbetlerle bireysel olarak baş etmekte zorlanıyorsanız ilaç tedavisi de panik nöbetin tedavisinde kullanılabilir” diyen Dr. Zorbozan, bu seçeneğin de akılda tutulması gerektiğini belirtiyor.

Panik atak tek başına bir hastalık değil, bir belirti

Dr. Emine Yağmur Zorbozan sözlerini şöyle tamamlıyor: “Panik atak tek başına bir hastalık değil, aslında bir belirtidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda, obsesif kompulsif bozukluklarda, başka bir takım ruhsal hastalıklarda da görülebilir.”

Panik atak hakkında sık sorulan sorular

Panik bozukluktan ölünür mü?

Dr. Emine Yağmur Zorbozan’a göre hayır. Adrenalin hayatta kalma hormonu ve panik bozukluk sırasında vücutta gerçekleşen her şey sağlıklı tepkiler; sağlığa zarar vermesi mümkün değil.

3-6-3 nefes kuralı nasıl uygulanır?

3 saniye boyunca derin nefes alınıyor, nefes 6 saniye tutuluyor ve 3 saniyede veriliyor. Birkaç kez tekrarlandığında parasempatik sinir sistemi aktive oluyor ve adrenalin yanıtı baskılanıyor.

Adrenalinin etkisi ne kadar sürer?

Dr. Zorbozan’a göre adrenalinin ömrü iki dakika; iki dakika sonra vücuttan parçalanıp gidiyor.

Panik atak hangi ruhsal hastalıklarda görülebilir?

Bu belirti yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda, obsesif kompulsif bozukluklarda ve başka bazı ruhsal hastalıklarda görülebiliyor.

Görüş: Dr. Emine Yağmur Zorbozan, Psikiyatri Uzmanı, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi

Kaynaklar

Anksiyete bozukluğunu yönetmek için gevşeme teknikleri

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.