Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan şaşılık türlerinden biri olan içe doğru göz kayması, erken dönemde fark edilmediğinde görme sistemini kalıcı olarak etkileyebilir. Ezotropya olarak da adlandırılan bu durum, göz tembelliği ve derinlik algısında ciddi kayıplara yol açabilen önemli bir göz sağlığı sorunudur. Uzmanlar, özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde ortaya çıkan kaymaların kozmetik bir sorun olarak görülmeyip mutlaka tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Erken tanı ve doğru tedavi planlaması ile çocukların sağlıklı bir görme gelişimine kavuşması mümkündür.
📌 Öne çıkanlar:
- Ezotropya, gözlerin içe doğru kaymasıyla karakterize edilen ve görme gelişimini doğrudan etkileyen bir şaşılık türüdür.
- Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, tedavi edilmeyen vakalarda kalıcı görme sorunlarının ve derinlik algısı kaybının yaşanabileceğini belirtmektedir.
- İçe doğru göz kayması belirtileri arasında fotoğraflarda asimetri, başın sürekli bir yöne eğilmesi ve tek gözü kısma alışkanlığı bulunur.
- Tedavi süreci her çocuğun ihtiyacına göre gözlük, kapama tedavisi veya cerrahi yöntemlerle kişiye özel planlanmaktadır.
Ezotropya görme sisteminin gelişimini etkileyen bir durumdur
Ezotropya, gözlerden birinin ya da her ikisinin içe doğru kayması ile karakterize edilen bir şaşılık türüdür. Göz kasları arasındaki uyumun bozulması sonucu ortaya çıkan bu durum, gözlerin aynı noktaya birlikte odaklanmasını zorlaştırır. Bu da iki gözle birlikte görme yetisinin yeterince gelişmemesine neden olabilir.
İzmir Batıgöz Sağlık Grubu Çankaya Şubesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmaktadır:
“Ezotropya yalnızca kozmetik bir sorun gibi algılanmamalıdır. Çocukluk döneminde ortaya çıktığında, görme gelişiminin en kritik evrelerini etkileyebilir. Tedavi edilmediği takdirde ise göz tembelliği ve derinlik algısında kalıcı kayıplar görülebilir.”
Ezotropya belirtileri farklılık gösterebilir
Ezotropya, ortaya çıkış zamanı ve nedenlerine göre farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabilir. İnfantil ezotropya genellikle yaşamın ilk aylarında görülürken, akomodatif ezotropya çoğunlukla hipermetropi ile ilişkilidir. Edinsel ezotropya çocukluk ya da erişkinlik döneminde sonradan gelişebilirken, aralıklı ezotropya belirli durumlarda ortaya çıkıp zamanla kalıcı hale dönüşebilir.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, ezotropyanın türünün izlem ve tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirterek; her içe göz kaymasının aynı başlık altında değerlendirilmemesi gerektiğini ve detaylı bir göz muayenesi ile ele alınmasının önemini vurgulamaktadır.
Ailelerin erken dönemde fark edebileceği ipuçları önemlidir
Çocuklarda göz kayması her zaman kolay fark edilmeyebilir. Fotoğraflarda gözlerin aynı noktaya bakmıyor gibi görünmesi, çocuğun başını sürekli aynı yöne eğerek bakması, tek gözünü kapatma ya da kısma alışkanlığı ve görsel dikkat süresinin kısa olması önemli uyarı işaretleri arasında yer alır.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu aileleri şu sözlerle uyarmaktadır:
“Özellikle 6. aydan sonra devam eden ya da giderek belirginleşen içe göz kaymaları mutlaka değerlendirilmelidir. Ailelerin ‘zamanla düzelir’ düşüncesiyle beklemesi, ilerleyen yaşlarda tedavisi daha zor tablolarla karşılaşılmasına neden olabilir.”
Tanı süreci sadece kaymayı görmekle sınırlı değildir
Ezotropya tanısında temel amaç, yalnızca gözlerin içe kayıp kaymadığını belirlemek değildir. Göz kaymasının derecesi, sürekli ya da aralıklı olup olmadığı, kırma kusurlarının varlığı ve görme gelişimi üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak değerlendirilir. Görme keskinliği ölçümleri ve iki gözle birlikte görme kapasitesinin incelenmesi, tanı sürecinin önemli basamaklarıdır.
Bebek ve küçük çocuklarda yapılan göz muayenelerinin yaşa uygun yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirten Op. Dr. Topaloğlu, ailelerin günlük hayatta gözlemlediği davranışların da tanı sürecinde yol gösterici olduğunu ifade etmektedir.
Tedavi çocuğun ihtiyacına göre planlanmalıdır
Ezotropya tedavisinde temel hedef; gözlerin hizalanmasını sağlamak, iki gözle birlikte görme yetisini desteklemek ve göz tembelliği gelişimini önlemektir. Bu süreçte gözlük kullanımı, kapama tedavisi, ortoptik yaklaşımlar ve gerekli görülen durumlarda cerrahi yöntemler bir arada ya da aşamalı olarak planlanabilir.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu tedavi yaklaşımlarını şöyle özetlemektedir:
“Ezotropya tedavisinde tek tip bir yaklaşım yoktur. Her çocuk farklıdır ve tedavi planı mutlaka kişisel özellikler göz önünde bulundurularak oluşturulmalıdır. Erken dönemde başlanan uygun tedavi, görme gelişimini korumada son derece etkilidir. Çocukluk çağında görülen göz kaymaları, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımları ile kontrol altına alınabilir. Ailelerin küçük belirtileri bile önemsemesi ve düzenli göz muayenelerini aksatmaması, çocukların sağlıklı bir görme gelişimi açısından önemlidir.”
İçe doğru göz kaymasının arkasındaki fizyolojik mekanizmalar
Gözlerin hareketi, her bir göz küresine yapışık olan altı farklı kas grubu tarafından kontrol edilir. Bu kasların beynin görsel korteksi ile kusursuz bir uyum içinde çalışması, her iki gözün de aynı hedefe odaklanmasını sağlar. Ancak nörolojik sinyallerde veya kasların anatomik yapısında meydana gelen en ufak bir dengesizlik, senkronizasyonun bozulmasına yol açabilir. Ezotropya durumunda, iç rektus kaslarının dış rektus kaslarına oranla daha fazla kasılması veya dış kasların yeterince gevşememesi söz konusu olabilir. Bu mekanik veya nörolojik uyumsuzluk, gözlerden birinin burna doğru dönmesine neden olur.
Görme süreci sadece gözlerde başlayıp biten bir eylem değildir; beyinde tamamlanan karmaşık bir nöronal aktivitedir. Beyin, her iki gözden gelen görüntüleri birleştirerek (füzyon) tek ve üç boyutlu bir görüntü oluşturur. İçe doğru kayma gerçekleştiğinde, beyne iletilen iki görüntü birbirinden farklılaşır. Bu durum, görsel sistemin henüz gelişim aşamasında olduğu çocukluk çağında, beynin “karışıklığı” gidermek adına kayan gözden gelen görüntüyü baskılamasına yol açar. Bu nörolojik adaptasyon süreci, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybının temelini oluşturur.
Yalancı şaşılık (psödoezotropya) ve gerçek ezotropya ayrımı
Bebeklik döneminde sıkça karşılaşılan durumlardan biri de “yalancı şaşılık” veya tıbbi adıyla psödoezotropyadır. Bu durum, aslında gözlerde herhangi bir kas veya sinir problemi olmamasına rağmen, gözlerin içe kayıyormuş gibi görünmesidir. Özellikle bebeklerin burun kökünün geniş ve basık olması, gözün iç kısmındaki beyaz alanın (sklera) cilt kıvrımları tarafından örtülmesine neden olur. Bu anatomik yapı, bebeğin yanlara baktığı durumlarda gözün sanki burnun içine giriyormuş gibi görünmesine yol açar.
Gerçek ezotropya ile yalancı şaşılık arasındaki fark, yalnızca uzman bir hekim tarafından yapılan detaylı klinik muayene ve örtme testleri ile ayırt edilebilir. Ebeveynlerin evde yapacağı gözlemler yanıltıcı olabilir; bu nedenle şüphe duyulan her durumda tıbbi görüş almak esastır.
Yalancı şaşılık, çocuğun yüz kemiklerinin gelişmesi ve burun kemerinin belirginleşmesiyle birlikte kendiliğinden düzelir. Ancak bu durumun varlığı, gerçek bir kaymanın olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle “büyüyünce geçer” algısı, gerçek patolojilerin atlanmasına neden olabilecek riskli bir yaklaşımdır.
Göz kayması gelişiminde genetik ve çevresel risk faktörleri
İçe doğru göz kaymasının etiyolojisi incelendiğinde, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Ailesinde şaşılık, göz tembelliği veya yüksek dereceli kırma kusuru öyküsü bulunan çocuklarda ezotropya riski, genel popülasyona göre daha yüksektir. Genetik faktörlerin yanı sıra, çevresel ve gelişimsel etkenler de tablonun ortaya çıkışını tetikleyebilir.
Başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Prematüre doğum: Erken doğan bebeklerde retinopati riski ve kas kontrol mekanizmalarının tam gelişmemiş olması kayma olasılığını artırır.
- Düşük doğum ağırlığı: Nörolojik gelişimi etkileyen faktörlerden biri olarak kabul edilir.
- Yüksek hipermetropi: Çocukların net görebilmek için aşırı uyum (akomodasyon) yapması, gözlerin içe doğru aşırı yakınlaşmasına neden olabilir (akomodatif ezotropya).
- Sistemik hastalıklar: Serebral palsi veya Down sendromu gibi nörolojik ve genetik sendromlar, kas tonusunu etkileyerek şaşılığa zemin hazırlayabilir.
Ezotropya ve derinlik algısı (stereopsis) kaybının etkileri
İnsan görme sisteminin en gelişmiş özelliklerinden biri, stereopsis adı verilen derinlik algısıdır. Bu yetenek, her iki gözün aynı nesneye odaklanarak beyne hafifçe farklı açılardan iki görüntü göndermesi sayesinde oluşur. Beyin bu farkı işleyerek nesnelerin uzaklığını, hacmini ve hızını hesaplar. Ancak ezotropya varlığında, gözlerin hizası bozulduğu için beyin iki görüntüyü birleştiremez (binoküler görme kaybı).
Derinlik algısının gelişmemesi, çocuğun motor becerilerini ve çevreyle etkileşimini doğrudan etkiler. Merdiven inip çıkarken tereddüt etme, top yakalama oyunlarında başarısızlık, el-göz koordinasyonu gerektiren ince işlerde zorlanma gibi durumlar sıkça gözlenir. Erken çocukluk döneminde (kritik periyot) tedavi sağlanmazsa, stereopsis kaybı kalıcı hale gelebilir ve bireyin yaşam boyu iki boyutlu bir dünyada görmesine neden olabilir.
Tedavi edilmeyen göz kaymasının uzun vadeli sonuçları
Tedavi edilmeyen ezotropya, sadece kozmetik bir sorun olarak kalmaz; bireyin akademik başarısından kariyer seçimine kadar pek çok alanı etkileyen fonksiyonel kayıplara yol açar. En ciddi komplikasyon, ambliyopi olarak bilinen göz tembelliğidir. Beynin kayan gözden gelen görüntüyü sürekli yok sayması sonucu, o gözdeki görme keskinliği kalıcı olarak düşer. Görme yolları bir kez kapandığında, ileri yaşlarda bu durumu düzeltmek nörolojik olarak çok daha zor, hatta bazen imkansız hale gelir.
Ayrıca, derinlik algısına sahip olunmaması, gelecekte pilotluk, cerrahlık, mimarlık veya profesyonel sporculuk gibi üç boyutlu görme becerisi ve hassas el-göz koordinasyonu gerektiren mesleklerin icra edilmesine engel teşkil edebilir. Sosyal açıdan ise göz temasına dayalı iletişimde yaşanan zorluklar, çocuklarda özgüven eksikliği ve sosyal izolasyon gibi psikolojik sorunları beraberinde getirebilir.
❓ Sıkça sorulan sorular
- Bebeklerde göz kayması ne zaman normal kabul edilir?
Yenidoğan bebeklerde göz kasları ve sinir sistemi tam gelişmediği için ilk 3-4 ay ara sıra olan kaymalar normal kabul edilebilir, ancak sürekli kaymalar hemen incelenmelidir. - Gözlük kullanımı ile göz kayması tamamen düzelir mi?
Özellikle hipermetropiye bağlı (akomodatif) ezotropyalarda, doğru numaralı gözlük kullanımı ile gözler tamamen paralel konuma gelebilir ve ameliyata gerek kalmayabilir. - Yalancı şaşılık nasıl anlaşılır?
Burun kökünün genişliğinden kaynaklanan bu durum, uzman hekim tarafından yapılan ışık yansıma testleri ve örtme-açma testleri ile gerçek kaymadan ayırt edilir. - Şaşılık ameliyatı kaç yaşında yapılmalıdır?
Ameliyat zamanlaması kaymanın türüne göre değişir; doğuştan gelen (infantil) kaymalarda genellikle 1-2 yaş öncesi tercih edilirken, sonradan gelişenlerde durum farklılaşabilir. - Göz tembelliği yetişkinlikte tedavi edilebilir mi?
Göz tembelliği tedavisinde en başarılı sonuçlar ilk 7-8 yaşta alınır; yetişkinlikte nöroplastisite azaldığı için tedavi çok daha zor ve sınırlı etkiye sahiptir.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Demodex Paraziti ve Göz Kuruluğu Tedavisi
Kirpik diplerinde yaşayan Demodex akarları, göz kuruluğu ve blefarit ilişkisi; tanı yöntemleri, hijyen protokolleri ve güncel tedavi yaklaşımları. - Eğitimde Başarı için Göz Muayenesinin Önemi
Çocuklarda görme kusurları, dikkat ve akademik performans ilişkisi; erken teşhis, düzenli göz kontrolü ve öğrenme sürecine etkiler.









