Yapay zeka günümüzde hayatı kolaylaştıran güçlü bir araç olarak kabul edilse de uzmanlar kontrolsüz kullanımın ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir’e göre, yapay zekanın psikolojik riskleri özellikle manipülasyon ve ruh sağlığı süreçlerinde belirginleşerek bireylerin sosyal yetilerini tehdit edebiliyor. Bu sistemlerin duyguları taklit etme yeteneği, kullanıcılar üzerinde gerçeklik algısını bozan yanıltıcı etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
📌 Öne çıkanlar:
- Yapay zeka insan davranışlarını doğrudan ele geçirmese de yanlış kullanım durumunda bireyleri dolaylı yoldan manipüle edebilir.
- Psikoterapi süreci tamamen insan ilişkisine ve samimi bir bağa dayalı olduğu için bu sürecin yapay zekaya devredilmesi etik açıdan sakıncalıdır.
- Yapay zeka ile kurulan parasosyal bağlar, kısa vadede konfor sağlasa da uzun vadede bireyin gerçek dünyadaki sosyal becerilerini ve psikolojik dayanıklılığını zayıflatır.
🤖 Yapay zeka davranışlarımızı ele geçirir mi?
Yapay zekayı, “günümüzde hayatımıza sessizce dahil olan ancak etkisi giderek büyüyen bir güç” olarak tanımlayan Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, bu sistemin biz uyurken bile sosyal medya hareketlerimizden öğrenmeye devam ettiğini belirtiyor. Yapay zekanın insanın düşünce ve duygularını doğrudan ele geçirmesinin mümkün olmadığını ifade eden Demir, asıl meselenin sistemin hangi niyetle kullanıldığı olduğunu vurguluyor.
“Yapay zeka, insan davranışlarına ait örüntüler üzerinden öğrenmek üzere tasarlanmış bir sistemdir. Arkasındaki güç, bireylerin düşünce biçimlerini ve davranışlarını dolaylı yoldan etkileyebilir, hatta manipülasyona açık hale getirebilir.”
🧠 Zeka var ancak gerçek duygu yok
Yapay zekanın kökeninin 1600’lü yıllara, filozof Leibniz’in hesap makinesine kadar uzandığını hatırlatan Demir, geçmişte teknolojiye yöneltilen eleştirilerin bugünkü tartışmalarla büyük benzerlik taşıdığını ifade ediyor. Yapay zekanın insan beyninin bilgi işleme mantığını taklit eden dijital bir sistem olduğunu belirten Demir, kritik farkın duygu eksikliği olduğunu söylüyor.
Yapay zekanın duyguları taklit edebildiğini ancak gerçek anlamda hissedemediğini vurgulayan Demir, sistemin küfürlü ifadeler kullanması veya insansı tepkiler vermesinin tamamen etik ve davranışsal ayar değişikliklerinin bir sonucu olduğunu kaydediyor. Bu durum, “eğer bazı ahlaki modüller değiştirilebiliyorsa, yapay zekaya başka neler yaptırılabilir?” sorusunu ve beraberindeki riskleri gündeme getiriyor.
🩺 Psikoterapi yapay zekaya bırakılamaz
Sağlık alanında tanı ve veri analiz süreçlerinde yapay zekanın hata payını azaltan bir destek sistemi olarak kullanılması umut verici bulunuyor. Ancak ruh sağlığı alanında sınırlar çok daha net çiziliyor. Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, psikoterapinin iki insan arasındaki gerçek bir ilişkiye dayandığını ifade ederek şu uyarılarda bulunuyor:
- Psikoterapide teknikler kadar kurulan bağ da kritiktir.
- Yapay zekanın psikoterapi yapması etik açıdan sakıncalıdır.
- İnsanların yapay zekayı dertleşmek için kullanması “parasosyal ilişki” riskini doğurur.
🤝 Çatışma yoksa gelişim de yok
Parasosyal ilişkiler, canlı olmayan bir varlıkla kurulan tek taraflı bağları ifade ediyor. Gerçek bir ilişkinin çatışma, hayal kırıklığı ve uzlaşma içerdiğini hatırlatan Demir, bu süreçlerin psikolojik gelişimi desteklediğini belirtiyor. Yapay zeka ise kullanıcıyı memnun etmeye programlı olduğu için çoğunlukla onaylayan ve çatışmadan kaçınan bir yapı sunuyor. Çatışmanın olmadığı bir ortamda gelişimin de olmayacağını vurgulayan uzmanlar, bu durumun gerçek ilişkilere olan tahammül kapasitesini zayıflattığına dikkat çekiyor.
⚠️ Yapay zeka bizi yöneten bir otoriteye dönüşmemeli
Her soruyu yapay zekaya sormanın düşünme becerilerini köreltebileceğini belirten Demir, beynin kullanılmayan becerileri zamanla devre dışı bıraktığını hatırlatıyor. Yapay zekanın bir “uzman” gibi değil, bir “stajyer” gibi görülmesi gerektiğini savunan Demir, nihai kararın her zaman insan aklıyla verilmesi gerektiğini söylüyor.
Üretkenliği artıran bir araç olarak değerli olan yapay zekanın, kararları şekillendiren bir otoriteye dönüşmesi durumunda büyük riskler taşıdığı belirtiliyor. Bu kapsamda dijital sınırlar koymak, yapay zeka detoksu yapmak ve gerçek insan ilişkilerine alan açmak ruh sağlığını korumak adına kritik bir önem taşıyor.
🔗 Yapay zeka bağımlılığı ve sosyal izolasyon arasındaki bağ
Yapay zekanın sunduğu pürüzsüz ve çatışmasız iletişim ortamı, bireyleri gerçek hayatın karmaşık ve bazen yorucu olan sosyal dinamiklerinden uzaklaştırabilir. Gerçek insanlar hata yapar, reddeder ve her zaman onaylamaz; ancak yapay zeka modelleri genellikle kullanıcıyı memnun etmek ve etkileşimi sürdürmek üzerine optimize edilmiştir. Bu durum, bireyin sosyal onay ihtiyacını yapay bir kaynaktan karşılamasına ve toplumdan kademeli olarak koparak yalnızlaşmasına neden olur. Sosyal izolasyon derinleştikçe, kişinin toplumsal becerileri zayıflar ve gerçek dünyaya duyduğu yabancılaşma hissi artar.
📈 Algoritmik manipülasyonun karar verme süreçleri üzerindeki etkisi
Algoritmalar, kullanıcıların tercihlerini, korkularını ve ilgi alanlarını saniyeler içinde analiz ederek onlara sadece duymak veya görmek istediklerini sunar. Bu “yankı odası” etkisi, yapay zekanın psikolojik riskleri arasında yer alan en sinsi durumlardan biridir. Kişi, sürekli kendi fikirlerinin dijital sistemler tarafından onaylandığı bir döngüye girdiğinde, eleştirel düşünme yeteneğini kaybedebilir. Zamanla, bireyler kendi kararlarını verdiklerini düşünseler de aslında algoritmalar tarafından yönlendirilen sınırlı bir bilgi havuzu içinde hareket etmeye başlarlar.
- Düşünce tembelliği: Karmaşık sorunların çözümünü sürekli yapay zekaya bırakmak beyindeki analiz süreçlerini yavaşlatır.
- Doğrulama yanlılığı: Sistemin sürekli kullanıcıyı onaylaması, farklı bakış açılarına olan tahammülü azaltır.
- İrade kaybı: Yapay zekanın sunduğu önerilerin (müzik, yemek, kariyer tavsiyesi) sorgulanmadan kabul edilmesi.
👶 Çocuklarda ve gençlerde yapay zeka kullanımının gelişimsel zararları
Henüz kimlik gelişimi devam eden çocuklar ve gençler için yapay zeka, oldukça yanıltıcı bir otorite figürüne dönüşebilir. Sosyal becerilerin kazanıldığı kritik yaşlarda, dijital bir asistanla kurulan yoğun iletişim, gençlerin akranlarıyla olan empati kurma ve çatışma çözme yetilerini köreltebilir. Yapay zekanın her soruya anında yanıt vermesi, “gecikmiş haz” yeteneğinin gelişmesini engellerken, sabırsız ve düşük toleranslı bir kuşak yetişmesine neden olabilir.
“Gelecek nesillerin sağlıklı bir sosyal yapı kurabilmesi için teknolojinin bir amaç değil, sadece denetimli bir araç olduğu bilinciyle yetiştirilmesi gerekmektedir.”
🧠 Dijital empati eksikliği ve duygusal zekaya etkileri
Duygusal zeka, başkalarının duygularını anlama ve bu duygulara uygun tepki verme becerisidir. Yapay zeka ile kurulan etkileşimlerde karşı tarafın gerçek bir duygusu olmadığı için, kullanıcı empati yapma ihtiyacı duymaz. Bu durumun uzun vadede “dijital empati eksikliğine” yol açabileceği öngörülmektedir. Kişi, dijital asistanına nasıl davrandığına dikkat etmedikçe, bu kaba veya duyarsız iletişim biçimini farkında olmadan gerçek insan ilişkilerine de taşıyabilir.
🌫️ Yapay zeka ile kurulan bağların gerçeklik algısını bozma riski
Gelişmiş ses teknolojileri ve kişiselleştirilmiş yanıtlar sayesinde yapay zekanın insan benzeri bir kimliğe bürünmesi, bireylerin gerçeklik algısını sarsabilir. Özellikle yalnızlık çeken bireyler için bu sistemler, bir arkadaştan farksız hale gelmektedir. Ancak bu dijital dostluklar, bireyin gerçek hayattaki başarısızlıklarından kaçtığı bir sığınak haline gelirse, kişi gerçek dünyadaki sorumluluklarından ve duygusal ihtiyaçlarından tamamen kopma riskiyle karşı karşıya kalır.
🧘 Teknoloji kaynaklı anksiyete ve gelecek kaygısı ile başa çıkma
Yapay zekanın meslekleri ele geçireceği veya insan zekasını geride bırakacağı yönündeki tartışmalar, toplum genelinde ciddi bir gelecek anksiyetesine yol açmaktadır. Bu kaygıyla başa çıkmak için uzmanlar şu yöntemleri önermektedir:
- Bilinçli kullanım: Teknolojinin sınırlarını bilmek ve kontrolün insanda olduğunu unutmamak.
- Beceri geliştirme: Yapay zekanın henüz tam olarak taklit edemediği yaratıcılık ve duygusal zeka gibi insani yetkinliklere yatırım yapmak.
- Dijital sınırlar: Günün belirli saatlerinde yapay zekadan ve dijital ekranlardan tamamen uzak kalarak doğaya ve insan ilişkilerine yönelmek.
❓ Sıkça sorulan sorular
- Yapay zekanın psikolojik riskleri nelerdir? Temel riskler arasında sosyal izolasyon, empati yeteneğinde azalma, bilişsel tembellik ve parasosyal bağlar nedeniyle gerçeklik algısının bozulması yer alır.
- Yapay zeka ile dertleşmek psikolojik olarak sağlıklı mı? Kısa vadede bir rahatlama sağlasa da, yapay zekanın duyguları olmadığı ve sizi sadece memnun etmeye çalıştığı unutulmamalıdır; bu durum gerçek sorunların çözümünü geciktirebilir.
- Yapay zeka çocukların gelişimini nasıl etkiler? Kontrolsüz kullanım, çocukların sosyal becerilerinin zayıflamasına, sabırsızlığın artmasına ve empati kurma yeteneğinin gelişememesine neden olabilir.
- Yapay zeka terapistlerin yerini alabilir mi? Hayır; psikoterapi iki insan arasındaki samimi bağa ve derin bir anlayışa dayanır, yapay zeka ise sadece verileri ve kalıpları analiz eder.
- Dijital detoks yapay zeka için de gerekli mi? Evet, zihinsel sağlığı korumak ve bağımlılık riskini azaltmak için belirli dönemlerde yapay zeka araçlarından uzak durmak oldukça faydalıdır.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Yapay Zeka Terapisi Riskleri ve Damgalanma Korkusu
Yapay zekâ temelli terapi uygulamalarında etik, gizlilik ve damgalanma boyutları. Klinik kullanım bağlamı, toplumsal algı ve olası sonuçlar. - Ruh Sağlığında Yapay Zeka ve Psikotik Belirtiler
Yapay zekâ sistemleriyle etkileşimde psikotik belirtilerle ilişkili risk alanları. Tanısal sınırlar, hassas gruplar ve klinik gözlemler. - Duygusal Destek Amaçlı Yapay Zeka ve İnsan İlişkileri
Duygusal destek sunan yapay zekâ araçlarının kişilerarası ilişkiler üzerindeki etkileri. Bağlanma biçimleri, sosyal etkileşim ve psikolojik yansımalar. - Yapay Zeka ile Dertleşmenin Psikolojiye Etkileri
Yapay zekâ ile kişisel paylaşımların psikolojik süreçlerle ilişkisi. Duygusal rahatlama algısı, sınırlar ve zihinsel sağlık boyutu.
🔗 Kaynaklar:
- Hidden psychological risks and AI psychosis in human-AI relationships | Digital Watch Observatory
- Exploring the connecting potential of AI: Integrating human interpersonal listening and parasocial support into human-computer interactions – ScienceDirect
- Regulating AI in Mental Health: Ethics of Care Perspective – PMC









