Ana Sayfa Psikoloji Travma sonrası beden: Zihin unutsa da beden unutmaz

Travma sonrası beden: Zihin unutsa da beden unutmaz

Travma sonrası en belirgin etkiler çoğu zaman zihinde değil, bedende açığa çıkıyor. Travma genellikle zihinsel bir yara gibi ele alınsa da güncel nörobilim araştırmaları, geçmişte yaşanan travmaların tehdit geçtikten çok sonra bile “tehlike hâlâ varmış gibi” fizyolojik tepkilere neden olabildiğini gösteriyor.

Travma sonrası bedeninde gerginlik hisseden bir kişi

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, travma ile beden arasındaki ilişkiye dair önemli bilgiler paylaştı.

Travma sonrası fizyolojik yeniden etkinleşme

Ortada belirgin bir tehdit yokken kalbin hızlanması, nefes darlığı ve avuç içlerinin terlemesi, omuz ve gövde gerginliği, mide-bağırsak hassasiyetleri ya da hızlı irkilme tepkileri gibi bulgular, psikolojide “travma sonrası fizyolojik yeniden etkinleşme” olarak tanımlanıyor. Fiziksel bir hastalık tanısı olmasa da bedende sürekli bir hazırlıklı olma hali görülebiliyor. Bunların hiçbiri “kişisel zayıflık” değil; otonom sinir sisteminin tehdit kalıbını kapatamamasının bir sonucu.

  • Kalbin hızlanması
  • Nefes darlığı ve avuç içlerinin terlemesi
  • Omuz ve gövde gerginliği
  • Mide-bağırsak hassasiyetleri
  • Hızlı irkilme tepkileri

Bedenimizin de hafızası var

Beynin tehdit algılama merkezi olarak bilinen amigdala alarm verdiğinde sempatik sinir sistemi devreye giriyor; adrenalin ve kortizol artıyor, kaslardaki gerginlik yükseliyor ve dolaşım hızı değişiyor. Bu da travmanın izlerinin yalnızca düşüncelerde değil, sinir sistemi devrelerinde ve bedensel duyumlarda saklandığını gösteriyor. Literatürde bu durum “somatik depolama” ya da “bedensel hafıza” olarak biliniyor. Travmanın bellekteki etkisi için travmatik bellek yazımıza da göz atabilirsiniz.

Travma sonrası sakinleşmek neden zorlaşıyor?

Bedenin “sakinleşme ve güvenlik” durumuna geçmesinden sorumlu vagus sinirinin, travmadan sonra bu görevinde aksama yaşaması (vagal tonusun düşmesi) sık görülen bir durum. Bu süreçte bedenin sakinleşme kapasitesi azalırken tetiklenme kolaylaşıyor, dinlenme hali sürdürülemiyor ve duygu düzenleme mekanizmaları zorlanabiliyor. Dolayısıyla iyileşme yalnızca bilişsel bir süreç değil; bedenin yeniden güvenli bir ritme dönmesini de içeren kapsamlı bir süreç.

Zihin de beden de yeniden öğreniyor

Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, terapi ihtiyacının önemine şöyle dikkat çekiyor: “Zihin unutsa da beden unutmaz. Ancak beden de zamanla yeni, güvenli bir hikâyeyi öğrenebilir. Dolayısıyla terapi sürecinde beden odaklı çalışmaların pek çok olumlu nörobiyolojik etkileri olduğunu görmek mümkün.”

Buna göre derin nefes egzersizleri diyafram aracılığıyla vagus sinirini uyarıyor, ritmik hareket sinir sistemine düzen sinyali gönderiyor ve bedensel farkındalık tehdit algısını azaltıyor. Güvenli ilişki deneyimleri ise beynin mantıksal karar verme mekanizması (prefrontal korteks) ile tehdit algılama merkezi (amigdala) arasındaki bağlantıyı güçlendiriyor.

Çakıroğlu, bu anlamlı değişimlerle bedenin alarm sistemini yeniden düzenlemeyi öğrenebildiğine dikkat çekiyor. Bu, travmanın etkilerinin tümüyle yok olduğu anlamına gelmiyor; ancak bedenin artık tehdit yerine güveni referans almaya başladığını gösteriyor.

Travma sonrası beden hakkında sık sorulan sorular

Beden hafızası nedir?

Travmanın izlerinin yalnızca düşüncelerde değil, sinir sistemi devrelerinde ve bedensel duyumlarda saklanması. Literatürde “somatik depolama” ya da “bedensel hafıza” olarak biliniyor.

Travma sonrası bedende hangi belirtiler görülür?

Ortada tehdit yokken kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, omuz-gövde gerginliği, mide-bağırsak hassasiyeti ve hızlı irkilme görülebiliyor.

Beden yeniden güvende hissetmeyi öğrenebilir mi?

Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu’na göre evet. Derin nefes egzersizleri, ritmik hareket, bedensel farkındalık ve güvenli ilişki deneyimleri bedenin alarm sistemini yeniden düzenlemesine yardımcı oluyor.

Görüş: Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi

Kaynaklar

Stres bedeni de yoruyor: Psikosomatik ağrı ve migren bağlantısı

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.