Stres, beynin bir durumu tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan ve hem zihni hem bedeni etkileyen doğal bir uyarılma hali. Tehlike anında vücut hayatta kalmak için kasları kasıyor, kaçmaya ya da savaşmaya hazırlanıyor. Doğada koruyucu bir işlevi olan bu refleks, modern yaşamda çoğu zaman gereksiz bir gerginliğe yol açıyor ve kendini ağrı, sertlik ve yorgunluk olarak gösterebiliyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, stresin hem ruhsal hem de fiziksel sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Uzun süren stres kasları gevşetmiyor
Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, uzun süreli gerginliğin bedendeki etkisini şöyle açıklıyor: “Günlük hayatta stres kaynaklarına karşı genellikle fiziksel bir tepki veremeyiz. Kısa süreli stres durumlarında, tehlike geçince parasempatik sistem devreye girer ve kaslar gevşer. Ancak stres uzadığında bu denge bozulur. Kaslar gevşeme sinyali alamaz, kas liflerinde mikro kasılmalar kalıcı hale gelir. Bunun sonucunda laktik asit ve metabolik atıklar birikir; ağrı, sertlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.”
Psikosomatik ağrı gerçek bir ağrı
Beden ve zihin sürekli etkileşim halinde. Yaşanan psikolojik sıkıntılar ve duygusal problemler zamanla bedene sinyal göndererek fiziksel ağrılar şeklinde ortaya çıkabiliyor. Kaynağında bedensel bir hastalıktan çok psikolojik ya da nöropsikolojik etkenler bulunan bu ağrı türü psikosomatik ağrı olarak tanımlanıyor.
Dokuzlu Tezel, “Kişinin hissettiği ağrı gerçektir ancak nedeni çoğu zaman ilk bakışta anlaşılamaz ve günlük yaşamı zorlaştırır. Genellikle kronik seyir gösterir ve yapılan tetkiklere rağmen tıbbi bir açıklama bulunmaz. Bu durumda hekim, kişiyi psikolog ya da psikiyatri hekimine yönlendirebilir” diyor.
Dolaşım ve sindirim sistemi strese daha duyarlı
Dokuzlu Tezel’e göre bu tablo çoğu zaman belirli fiziksel şikâyetlerle kendini gösteriyor: “Stres en sık çarpıntı, kalp ağrısı, mide ve sindirim sorunları ile kas ve baş ağrılarına neden olur. Kardiyolojik muayenelerde tıbbi bir neden bulunamamasına rağmen görülen çarpıntı ve kalp ağrısı çoğu zaman psikolojik etkenlerle ilişkilidir.”
Dokuzlu Tezel şöyle devam ediyor: “Bu anlarda sindirim sistemi geri planda kaldığı için şişkinlik, mide doluluğu ve kabızlık sık görülebilir. Ayrıca bu süreçte salgılanan hormonların mide asidini artırması yanma ve mide ağrısına yol açabilir. Stresliyken beynin ağrıya verdiği yanıtın değişmesi, kişiyi ağrıya karşı daha hassas hale getirir. Bunun yanı sıra beslenme düzeni bozularak bazı kişilerde yeme artışı, bazılarında ise iştah kaybı görülebilir.”
- Çarpıntı ve kalp ağrısı
- Mide ve sindirim sorunları: şişkinlik, mide doluluğu, kabızlık, yanma
- Kas ve baş ağrıları
- Ağrıya karşı artan hassasiyet
- Yeme artışı ya da iştah kaybı
Migren ve stres arasında güçlü bir bağ var
Gerginliğin kaslarda ve beyindeki damarlarda olağan dışı kasılmalara yol açabildiğini belirten Dokuzlu Tezel, “Bu durum ağrıdan sorumlu sinirleri hızla uyarır ve beyne ‘ağrı var’ sinyali gönderir. Migren sırasında özellikle alın ve göz çevresindeki damarlara yakın sinirler daha hassas hale gelir. Stresle birlikte bu hassasiyet artar, damarlar genişler ve ağrıya duyarlılık yükselir. Sonuç olarak migreni olan kişilerde stres, başta alın ve göz çevresi olmak üzere zonklayıcı baş ağrılarını daha kolay tetikleyebilir” diyor.
Stres ve beden hakkında sık sorulan sorular
Stres neden kas ağrısı yapar?
Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel’e göre uzun süren gerginlikte kaslar gevşeme sinyali alamıyor, mikro kasılmalar kalıcı hale geliyor ve biriken laktik asit ile metabolik atıklar ağrı, sertlik ve yorgunluğa yol açıyor.
Psikosomatik ağrı nedir?
Kaynağında bedensel bir hastalıktan çok psikolojik ya da nöropsikolojik etkenler bulunan ağrı. Hissedilen ağrı gerçek; ancak tetkiklerde çoğu zaman tıbbi bir açıklama bulunmuyor.
Stres migreni tetikler mi?
Evet. Dokuzlu Tezel’e göre migreni olan kişilerde stres, özellikle alın ve göz çevresinde zonklayıcı baş ağrılarını daha kolay tetikleyebiliyor.
Görüş: Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi
Kaynaklar
