Ana Sayfa Psikoloji Yapay zeka psikozu: Sohbet robotları kimler için riskli?

Yapay zeka psikozu: Sohbet robotları kimler için riskli?

Yapay zeka psikozu, sohbet robotlarıyla yoğun ve uzun süreli etkileşimin bazı kişilerde psikotik belirtileri etkileyebileceği tartışmasıyla gündeme gelen bir kavram. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Araştırmalara göre sohbet robotu kullanmak tek başına ruhsal hastalığa yol açmaz. Ancak bazı vakalarda yoğun ve uzun süreli kullanımın mevcut psikiyatrik hassasiyetleri etkileyebileceği düşünülüyor” diyor.

Yapay zeka psikozu ve sohbet robotları

Yapay zeka psikozu resmi bir tanı değil

Çetin’e göre sohbet robotları milyonlarca kişi tarafından bilgi almak, sohbet etmek ve duygusal destek için kullanılıyor: “2023 yılında bazı araştırmacılar, sohbet robotu kullanımının psikotik belirtilerle ilişkili olabileceğini ifade ederek ‘yapay zekâ psikozu’ kavramını gündeme getirdi. Ancak bu kavram henüz resmi bir psikiyatrik tanı değil ve bu konuda kesin bilimsel veriler oldukça sınırlı.”

Çetin, yapay zekânın doğrudan psikoz başlattığını gösteren güçlü kanıt bulunmadığını, mevcut bilgilerin daha çok vaka raporları, klinisyen gözlemleri ve medya haberlerine dayandığını vurguluyor. Bununla birlikte bazı klinisyenler, günlerce çok yoğun sohbet eden kişilerde sanrısal düşüncelerin ya da gerçeklik algısındaki bozulmaların arttığını bildiriyor. Sanrının ne olduğu için paranoya ve sanrı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Sohbet robotları neden onaylayıcı?

Çetin, bu sistemlerin insan gibi düşünmediğini ya da bilinç sahibi olmadığını hatırlatıyor: “Bu sistemler büyük veri kümelerinden öğrendikleri dil kalıplarına dayanarak istatistiksel olarak en olası cevabı üretirler. Çoğu zaman kullanıcıya karşı çıkmak yerine onu onaylayan cevaplar verebilirler. Araştırmalar, bazı yapay zekâ modellerinin kullanıcı davranışlarını insanlarınkinden daha sık onayladığını gösteriyor.”

Akıcı ve insana benzeyen konuşma tarzı, bazı kullanıcıların sisteme insan özellikleri, hatta özel bir bilgi ya da bilinç atfetmesine yol açabiliyor; psikolojide buna antropomorfizm deniyor. Çetin’e göre uzun ve kesintisiz sohbetlerde bazı modellerin tutarsız ya da hatalı yanıt verme eğilimi de artabiliyor.

Yapay zeka psikozu açısından riskli gruplar

Çetin’e göre genel nüfus için kullanım çoğu zaman güvenli; ancak şu gruplarda daha dikkatli olmak gerekiyor:

  • Psikotik bozukluklara yatkın kişiler
  • Yoğun sosyal izolasyon yaşayanlar
  • Duygusal destek ihtiyacı yüksek olanlar
  • Uzun süre ve yoğun biçimde yapay zekâ ile sohbet edenler

Bu kişilerde yapay zekâyla kurulan ilişki gerçek sosyal ilişkilerin yerini alabiliyor ya da mevcut düşünce kalıplarını güçlendirebiliyor. Bu konuda ruh sağlığında yapay zeka kullanımı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Güvenli kullanım için öneriler

Çetin, teknolojinin tamamen zararlı olmadığını, doğru tasarlanmış ve yapılandırılmış sohbet robotlarının bazı klinik çalışmalarda depresyon ve kaygı belirtilerinde iyileşme sağladığını söylüyor. Ancak şu noktaların unutulmaması gerekiyor:

  • Yapay zekâ bir insan değil; düşünmüyor, hissetmiyor ve klinik değerlendirme yapamıyor.
  • Psikiyatrist ya da psikoloğun yerini tutmuyor; ruh sağlığı sorunlarında profesyonel destek esas.
  • Kullanım süresine dikkat edilmeli; uzun sohbetler gerçek ilişkilerin yerini almamalı.
  • Gerçeklik algısında bozulma, sosyal hayattan çekilme ya da yoğun bağımlılık belirtilerinde bir uzmana başvurulmalı.

Yapay zeka psikozu hakkında sık sorulan sorular

Sohbet robotu kaynaklı psikoz gerçek bir hastalık mı?

Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin’e göre resmi bir psikiyatrik tanı değil; yoğun sohbet robotu kullanımının bazı kişilerde psikotik belirtileri etkileyebileceği tartışılıyor.

Sohbet robotu kullanmak ruhsal hastalığa yol açar mı?

Tek başına yol açmıyor; ancak psikotik yatkınlığı olanlarda ve yoğun kullananlarda mevcut hassasiyetleri etkileyebiliyor.

Yapay zeka terapistin yerini tutar mı?

Hayır. Yapay zekâ klinik değerlendirme yapamıyor; ruh sağlığı sorunlarında profesyonel destek alınmalı.

Görüş: Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, Psikiyatri Uzmanı, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi

Kaynaklar

Algoritmik arkadaşlık güvenli mi? Dostluğun geleceği

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.