Reddi miras, borca batık bir mirasla karşılaşan mirasçıların başvurabileceği en önemli hukuki güvencelerden biri. Bir kişinin vefatıyla yalnızca mal varlığı değil, kredi, vergi, icra ve ticari borçları da mirasçılara geçiyor. Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek, üç aylık süreyi kaçıran ya da farkında olmadan mirası kabul anlamına gelen işlemler yapan mirasçıların borçlardan kendi kişisel mal varlıklarıyla sorumlu hale gelebildiği uyarısında bulunuyor.
Mirasın borçları da mirasçılara geçiyor
Türk Medeni Kanunu’ndaki “külli halefiyet” ilkesine göre kişinin vefatıyla tüm hak ve borçları mirasçılarına geçiyor. Şimşek bunu şöyle açıklıyor: “Bir kişinin vefatıyla birlikte yalnızca mal varlığı değil, borçları da mirasçılarına geçer. Mirasçılar, miras bırakanın borçlarından sadece kendilerine kalan miras kadar değil, kendi kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu hale gelebilirler. Bu nedenle mirasın içeriğinin dikkatle incelenmesi büyük önem taşır.”
Borca batık mirasta reddi miras hakkı
Mirasın borçlarının mal varlığından fazla olduğu anlaşıldığında reddi miras yoluna başvurulabiliyor. Şimşek, bu hakkın birçok vatandaş tarafından yeterince bilinmediğini söylüyor: “Mirası reddeden kişi, miras bırakanın hem mal varlığını hem de borçlarını kabul etmemiş sayılır. Böylece ileride ortaya çıkabilecek borç yükümlülüklerinden de korunmuş olur. Özellikle yüksek kredi borçları, ticari yükümlülükler veya icra takipleri bulunan dosyalarda reddi miras son derece önemli bir hukuki güvence sağlar.”
En kritik süre: 3 ay
Reddi miras hakkı süresiz değil. Şimşek’e göre vatandaşların en sık yaptığı hata süreyi kaçırmak: “Kanun, mirasçılara yalnızca üç aylık bir süre tanımaktadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mirasçının, miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içerisinde reddi miras talebinde bulunması gerekir. Süre kaçırıldığında bu hak tamamen ortadan kalkar ve mirasçı borçlardan sorumlu hale gelir.”
Küçük bir işlem bile hakkı kaybettirebilir
En büyük risklerden biri, miras üzerinde farkında olmadan yapılan işlemler. Şimşek bazı adımların hukuken mirasın kabulü sayılabileceğini hatırlatıyor: “Örneğin miras bırakanın banka hesabındaki parayı çekmek, evini kiraya vermek, taşınmazlarını üzerinize geçirmek, aracını kullanmak ya da borçlarından bir kısmını ödemek gibi işlemler mirası zımnen kabul ettiğiniz şeklinde değerlendirilebilir. Böyle bir durumda reddi miras hakkınızı kaybedebilirsiniz. Hatta dava açılmış olsa bile mahkeme talebinizi reddedebilir.”
Reddi miras süreci nasıl işliyor?
Reddi miras işlemi, miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yürütülüyor. Şimşek, özellikle mirasın kapsamının net olarak bilinmediği durumlarda acele karar vermek yerine önce terekenin ayrıntılı biçimde araştırılmasını ve sürecin hukuki destekle takip edilmesini öneriyor. Konunun pratikte doğurduğu sorunlar için reddi miras hususunda yaşanan sorunlar yazımıza da göz atabilirsiniz.
Şimşek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Vatandaşlarımız çoğu zaman mirasın yalnızca mal varlığından ibaret olduğunu düşünüyor. Oysa hukuken borçlar da mirasın bir parçasıdır. Borca batık bir miras söz konusuysa, üç aylık süreyi kaçırmadan hareket etmek ve mirası kabul anlamına gelebilecek işlemlerden kaçınmak büyük önem taşıyor.”
Sık sorulan sorular
Reddi miras süresi ne kadar?
Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e göre süre, mirasçının miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç ay. Bu süre hak düşürücü nitelikte; kaçırıldığında hak ortadan kalkıyor.
Reddi miras başvurusu nereye yapılır?
Başvuru, miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılıyor.
Mirası reddeden kişi borçlardan sorumlu olur mu?
Mirası reddeden kişi, miras bırakanın mal varlığını da borçlarını da kabul etmemiş sayılıyor ve bu borçlardan sorumlu tutulmuyor.
Hangi işlemler mirası kabul sayılabilir?
Miras bırakanın banka hesabından para çekmek, evini kiraya vermek, taşınmazlarını üzerine geçirmek, aracını kullanmak ya da borçlarının bir kısmını ödemek mirasın zımnen kabulü olarak değerlendirilebiliyor.






