İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde etkili olan şiddetli yağışlar, işletmeler için sel sigortası ve hasar yönetimini yeniden gündeme taşıdı. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, su baskınlarının yalnızca bina ve ekipmanlarda fiziksel hasara değil, üretimin ve faaliyetlerin durmasına bağlı ciddi mali kayıplara da yol açabildiğine dikkat çekerek sigortalıları uyardı.

Çiftçi, “Sel ve su baskınlarında doğru sigorta teminatına sahip olmak kadar, hasarın ardından atılan adımlar da büyük önem taşıyor. Zamanında yapılmayan hasar bildirimleri, eksik tutulan kayıtlar ve yeterince belgelenmeyen zararlar tazminat süreçlerini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle sigortalıların hasar öncesinde ve sonrasında nasıl hareket edeceklerini bilmeleri gerekiyor” dedi.
Son günlerde yerleşim alanlarını, sanayi tesislerini, depoları ve ticari işletmeleri etkileyen sel ve su baskınları, bu risklere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha gösterdi. Su baskınları binalarda, makine ve ekipmanlarda, elektronik sistemlerde ve stoklarda ciddi hasara neden olabiliyor. Üretimin durması, siparişlerin karşılanamaması ve ilave operasyonel giderler ise hasarın mali boyutunu büyütüyor.
Sel hasarında ilk adım can güvenliği
Su baskını yaşanan işletmelerde önceliğin çalışanların can güvenliği olduğunu vurgulayan Çiftçi, elektrik sistemleri ve diğer tehlikeli altyapıların yetkili personel tarafından güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Hasarın ardından yapılan ilk müdahalelerin sigorta sürecini de doğrudan etkilediğini belirten Çiftçi şöyle konuştu:
“Sel veya su baskını sonrasında işletmelerin bir an önce normal faaliyetlerine dönmek istemesi son derece doğal. Ancak bu süreçte hasarın doğru şekilde tespit edilmesini sağlayacak kayıtların korunması gerekiyor. Hasarlı alanların temizlenmesine, ekipmanların sökülmesine veya onarım çalışmalarına başlanmadan önce mümkün olduğunca ayrıntılı fotoğraf ve video kayıtları alınmalı. Suyun ulaştığı seviye, binaya giriş noktaları, etkilenen alanlar ve zarar gören ekipmanlar belgelenmeli. Hasarın doğru belgelenmesi, tazminat sürecinin sağlıklı ilerlemesindeki en önemli unsurlardan biri.”
Hasar bildiriminin poliçede belirtilen ihbar süreleri dikkate alınarak mümkün olan en kısa sürede yapılması gerektiğini hatırlatan Çiftçi, hasarın büyümesini önleyecek koruma ve kurtarma çalışmalarının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi:
“Hasarın büyümesini önlemek için su tahliyesi, koruma ve kurtarma gibi gerekli müdahaleler yapılmalı. Ancak acil müdahaleler dışında, zarar gören ekipmanların imha edilmesi veya hurdaya ayrılması gibi işlemlerde eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanması önem taşıyor. Burada amaç hem işletmenin daha fazla zarar görmesini engellemek hem de hasarın nedenini ve boyutunu doğru şekilde ortaya koyabilmek.”
Eksik belge tazminat sürecini zorlaştırabilir
Sel hasarlarında karşılaşılan önemli sorunlardan birinin, zararın kapsamının ve mali sonuçlarının yeterli belgeyle ortaya konulamaması olduğunu belirten Çiftçi, hasar dosyasının sistematik şekilde hazırlanması gerektiğini vurguladı:
“Bir işletmede su baskını nedeniyle onlarca makine, elektronik ekipman veya stok zarar görebilir. Ancak bu zararların tazminat sürecinde sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca hasarın meydana geldiğini göstermek yeterli değil. Hangi ekipmanın zarar gördüğü, stokların miktarı ve maliyeti, hasarın niteliği, onarım veya yenileme bedelleri gibi bilgilerin de belgelenmesi gerekiyor. Bu nedenle işletmelerin güncel envanter kayıtlarını, sabit kıymet listelerini, alış faturalarını ve bakım belgelerini düzenli şekilde muhafaza etmelerini öneriyoruz.”
Çiftçi’ye göre hasar dosyasında şu belgelerin bulunması değerlendirme sürecini kolaylaştırıyor:
- Olayın gelişimini açıklayan raporlar
- Tarih bilgisi içeren fotoğraf ve videolar, varsa güvenlik kamerası görüntüleri
- Teknik servis raporları ve onarım teklifleri
- Su tahliyesi, temizlik ve kurtarma çalışmalarına ilişkin masraf kayıtları
- Emtia ve stok hasarlarında ürün cinsi, miktarı, birim maliyeti ve kurtarılabilir değer bilgileri
Sel nedeniyle duran işletmede kar kaybı
Su baskınlarının işletmeler açısından en önemli sonuçlarından birinin faaliyet kesintisi olduğunu belirten Çiftçi, fiziksel hasarın giderilmesinin ekonomik kaybın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi:
“Bir üretim tesisinde su baskını nedeniyle makinelerin devre dışı kalması, üretimin günlerce durmasına neden olabilir. Bu süreçte işletme yalnızca zarar gören ekipmanın onarım maliyetiyle karşılaşmaz. Üretilemeyen ürünler, gerçekleştirilemeyen satışlar, iptal edilen siparişler ve faaliyetlerin yeniden başlatılması için yapılan ilave harcamalar da önemli mali sonuçlar yaratabilir. Dolayısıyla sel ve su baskını riskini değerlendirirken yalnızca fiziksel varlıkların değil, işletmenin faaliyet sürekliliğinin de dikkate alınması gerekiyor.”
İş durması ve kar kaybı zararlarının her poliçede otomatik olarak karşılanmadığına dikkat çeken Çiftçi, bu kayıpların sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için poliçede ilgili teminatın bulunması ve zarara yol açan maddi hasarın poliçe kapsamında karşılanabilir nitelikte olması gerektiğini belirtti:
“İş durması veya kar kaybı teminatı bulunan işletmelerin üretimin ne kadar süre durduğunu, hangi hatların etkilendiğini, kapasite kayıplarını, iptal edilen siparişleri ve ilave masrafları ayrıntılı şekilde kayıt altına alması gerekiyor. Geçmiş dönem üretim, satış ve maliyet verileri de bu süreçte önem taşıyor. Doğru yapılandırılmış bir sigorta programı, yalnızca fiziksel hasarın değil, faaliyet kesintisinin finansal etkilerinin yönetilmesine de katkı sağlayabilir.”
Sel sigortası kapsamı: Her su hasarı aynı değerlendirilmiyor
Çiftçi, suyun kaynağına ve hasarın oluşum biçimine göre farklı teminat koşullarının gündeme gelebileceğini söyledi:
“Sigortalılar açısından dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri, her su hasarının aynı şekilde değerlendirilmediği gerçeği. Sel, su baskını, yüzey suyu birikmesi, kanalizasyon geri tepmesi veya bina içindeki tesisattan kaynaklanan hasarlar, poliçelerde farklı hükümlere, limitlere ve muafiyetlere tabi olabilir. Bu nedenle hasarın hangi nedenle meydana geldiğinin teknik bulgularla ortaya konulması büyük önem taşıyor.”
Türkiye Sigorta Birliği’nin yayımladığı Yangın Sigortası Genel Şartları‘nda sel veya su baskını, ana teminata ek olarak alınabilen teminatlar arasında yer alıyor. Çiftçi de hasar değerlendirmesinde sigorta bedellerinin, eksik sigorta hükümlerinin, özel limitlerin, muafiyetlerin ve poliçe klozlarının birlikte ele alındığını hatırlatarak poliçelerin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini önerdi:
“Bir işletmenin sel ve su baskını teminatına sahip olması önemli; ancak teminatın hangi riskleri kapsadığı, hangi limitlerle sunulduğu ve işletmenin güncel varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığı da en az bunun kadar önemli. Özellikle yatırımların, makine parkının ve stok değerlerinin değiştiği işletmelerde sigorta bedellerinin güncelliğini koruması gerekiyor. Aksi halde hasar anında beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşılabilir.”
Sel riskine hazırlık hasardan önce başlamalı
Etkili bir korumanın yalnızca poliçe satın almakla sağlanamayacağını vurgulayan Çiftçi, fiziksel önlemlerin sigortayla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Özellikle bodrum katlar, elektrik odaları, teknik alanlar ve depolar su baskınları açısından hassas noktalar arasında yer alıyor. Drenaj sistemlerinin, tahliye pompalarının ve geri tepme önleyici sistemlerin düzenli kontrol edilmesi; çatı, yağmur olukları ve rögarların bakımının yapılması gerekiyor. Kritik makinelerin, elektronik ekipmanların ve stokların mümkün olduğunca su baskını riskinden uzak ve yüksek alanlarda muhafaza edilmesi de hasarın boyutunu azaltabilir.”
Meteorolojik uyarıların yakından takip edilmesini, alınan koruyucu önlemlerin kayıt altına alınmasını ve kritik belgelerin güvenli dijital ortamlarda saklanmasını öneren Çiftçi, sigorta ile risk yönetiminin birbirini tamamladığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Sel ve su baskınlarının ne zaman ve hangi boyutta meydana geleceğini her zaman öngöremeyebiliriz. Ancak işletmelerin bu risklere karşı ne kadar hazırlıklı olacağını belirlemek mümkün. Doğru risk analizi, yeterli sigorta teminatı, zamanında hasar bildirimi ve eksiksiz dokümantasyon birlikte ele alınmalı. Sigortanın asıl değeri yalnızca meydana gelen zararı karşılamasında değil, işletmelerin beklenmedik bir afetin ardından faaliyetlerine devam edebilmesine ve finansal dayanıklılığını koruyabilmesine katkı sağlamasında ortaya çıkıyor.”
Sık sorulan sorular
DASK sel ve su baskını hasarını karşılar mı?
Hayır. Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) deprem ve deprem kaynaklı hasarları karşılar. Sel ve su baskını hasarı için konut ya da işyeri poliçesinde ayrıca sel veya su baskını teminatının bulunması gerekir.
Sel hasarı sigortaya ne zaman bildirilmeli?
Çiftçi, hasarın poliçede belirtilen ihbar süreleri dikkate alınarak mümkün olan en kısa sürede bildirilmesini öneriyor. Geciken bildirimler tazminat sürecini zorlaştırabiliyor.
Hasarlı ekipman atılmadan önce ne yapılmalı?
Temizlik ve onarıma başlamadan önce suyun ulaştığı seviye, etkilenen alanlar ve zarar gören ekipmanlar fotoğraf ve videoyla belgelenmeli. Ekipmanın imha edilmesi veya hurdaya ayrılması için eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanmalı.
Kar kaybı her sigorta poliçesinde var mı?
Hayır. İş durması veya kar kaybı zararlarının karşılanması için poliçede bu teminatın ayrıca bulunması ve zarara yol açan maddi hasarın poliçe kapsamında olması gerekiyor.
Kaynaklar
- Türkiye Sigorta Birliği, Yangın Sigortası Genel Şartları
- Türkiye Sigorta Birliği, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları








