Eğitim ile iş hayatı arasındaki uyumsuzluk, gençlerin geleceğe dair en önemli gündem maddelerinden biri. Dünya Ekonomik Forumu’nun Youth Pulse 2026 araştırmasında katılımcıların yüzde 42,7’si, eğitim ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki artan farkı geleceği en fazla şekillendirecek ekonomik eğilimlerden biri olarak gösterdi. Araştırmayı değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, üniversite ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin ve mentorluk imkanlarının güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Eğitim ile iş hayatı arasındaki açık: Mezuniyet beklenmemeli
Üniversitede edinilen bilgi ile çalışma hayatında beklenen beceriler arasındaki ilişki, gençlerin kariyer hazırlığında öne çıkan konular arasında. Yılmaz, gençlerin iş dünyasıyla tanışmayı mezuniyet sonrasına bırakmaması gerektiğini vurguluyor: “Üniversitede kazanılan bilgi, mesleki gelişimin temelini oluşturuyor. Gençlerin bu bilgiyi çalışma hayatında nasıl kullanabileceklerini görmeleri de çok değerli. Bir mesleğin günlük sorumluluklarını, sektörlerin değişen ihtiyaçlarını ve iş hayatında karşılaşılabilecek güçlükleri doğrudan deneyim sahibi kişilerden dinlemek, kariyer kararlarını somutlaştırabiliyor.”
Yılmaz’a göre üniversiteler ile sektör temsilcileri arasındaki temasın süreklilik kazanması önemli. Öğrencilerin soru sorabildiği, fikirlerini paylaşabildiği ve geri bildirim alabildiği buluşmalar bu süreçte önemli bir işlev üstlenebiliyor. Diploma tek başına yeterli görülmüyor; iş dünyasının beklediği yeni yetkinlikler de giderek daha belirleyici hale geliyor.
Mentorluk kariyer belirsizliğini azaltabilir
Mentorluğun gençlerin kendi yeteneklerini ve gelişim alanlarını tanımalarına yardımcı olabileceğini belirten Yılmaz, şöyle devam ediyor: “Gençler kariyerlerini planlarken çok sayıda seçenekle karşılaşıyor. Hangi alana yönelecekleri, nereden başlayacakları ve kendilerini nasıl geliştirecekleri konusunda soruları oluyor. Deneyimli bir kişinin rehberliği, bu soruları daha somut biçimde ele almalarını sağlayabilir. Mentorluk ilişkisinde gencin ilgi alanlarının, yeteneklerinin ve hedeflerinin dikkate alınması gerekiyor. Düzenli iletişim ve geri bildirim, kendi kararlarını daha bilinçli vermesine destek olabilir.”
Yılmaz, iş dünyasının da bu buluşmalardan yararlanabileceğini, gençlerin beklentilerini, çalışma hayatına bakışını ve önerilerini anlamak için karşılıklı bir öğrenme alanı oluştuğunu belirtiyor.
Deneyim paylaşımı gençlere yol gösteriyor
Farklı alanlardan isimlerin deneyimlerini gençlerle paylaşmasının öğrencilerin mesleki ve kişisel gelişimine katkı sunduğunu söyleyen Yılmaz, “Bir kişinin kariyerinde hangi kararları aldığını, hangi zorluklarla karşılaştığını ve bu süreçlerden neler öğrendiğini dinlemek, gençler için yol gösterici olabiliyor. Üniversite ile iş dünyası arasında kurulacak sürekli iletişimin, eğitimden çalışma hayatına geçişi destekleyeceğine inanıyoruz” diyor.
Sık sorulan sorular
Youth Pulse 2026 araştırması ne gösteriyor?
Dünya Ekonomik Forumu’nun araştırmasında gençlerin yüzde 42,7’si, eğitim ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki artan farkı geleceği en çok şekillendirecek ekonomik eğilimlerden biri olarak gösterdi.
Gençler iş dünyasıyla ne zaman tanışmalı?
Mehmet Konuralp Yılmaz’a göre mezuniyeti beklemeden, eğitim sürerken sektör temsilcileriyle bir araya gelmeleri kariyer kararlarını somutlaştırıyor.
Mentorluk gençlere ne kazandırır?
Yeteneklerini ve gelişim alanlarını tanımalarına, kariyer sorularını somut biçimde ele almalarına ve daha bilinçli karar vermelerine yardımcı olabiliyor.
Eğitim ile iş hayatı arasındaki açık nasıl kapanır?
Üniversite ile iş dünyası arasında sürekli iletişim, deneyim paylaşımı buluşmaları ve mentorluk imkanlarının güçlendirilmesi öneriliyor.


