Aşk: Ayaklarımızı yerden kesen güç!

Dilediği zaman girdi içeriye, bize sormadı bir gün olsun… O geldiğinde, hayatın bütün realitesinden uzaklaşmaya başladık. Önce onun etrafında döndük durduk, tıpkı dünyanın güneş etrafında dönmesi gibi, sonra da kendi etrafımızda döndük, tıpkı dünyanın kendi etrafında dönmesi gibi…

Aşk: Ayaklarımızı yerden kesen güç!

Bulunduğumuz mekân ya da kim olduğumuz, hiç önemli olmadı onun için. Kat kat kilit vurduk desek de kapısına yüreğimizin, aklımızı baskın tutmaya çalışsak da, ona karşı koyamadık, koyamazdık da…

Çünkü aşk için doğmuştuk, varoluşumuzun ilkesiydi bu.

“Aşk aniden çıkar gelir; sevinç olarak, güzellik olarak, gençlik ve gözyaşı olarak sunar kendini.” (Leo Buscaglia)

Şairin en güzel şiirlerine ilham oldu. En güzel fotoğrafların küçük ayrıntılarında gizlendi bazen… En güzel şarkıları besteletti, en anlamlı sözleri yazdırdı sahibine… Ressamların en özel tablolarında hep onun gizemi vardı. Soyut iken somut hale getirilebilen en karşı konulmaz enerjiydi belki de… Evet, aşk bir enerjiydi tüm kâinata yayılan; sanatımıza, işimize, sevdiğimiz kişiye, sevdiğimiz çiçeğe ve daha bir sürü şeye hayat veren, güzellikler katan, güç veren bir enerji.

“Hayatınızda tek bir renk vardır, tıpkı bir ressamın paletindeki gibi. Hayatın ve sanatın anlamını ifade etmemizi sağlar. Bu renk aşkın rengidir.” (Marc Chagall)

Devasa ruhuyla tüm dünyaya yayıldı. Dünyanın en ucunda da olsak buldu bizi… Sessizdi. İlham doluydu. Sihirliydi. Ruhumuza dokundu önce, şarkılar hediye etti ölümsüz…  Yağmur yağdırdı çisil çisil, hazan aylarında… Penceremizin kenarına güvercinler bıraktı, beyaz, gri renklerde, onlarla birlikte okuduk Can Yücel dedemin sevgi duvarını, Attila İlhan’ın böyle bir sevmek şiirini…

Aşk bir iletişimdi…

Ruhumuzda yaşayan ve bizle dış dünyayı birbirine bağlayan olağanüstü bir iletişim. Ve sevmek aşk’ın bir ifadesiydi. Hayattaki bütün yaratıcılar bize en güzel yapıtlarını, onu severek ortaya çıkardığını gösterdi.


Bu güç içimizde mevcut sadece keşfetmemizi bekliyor. Damarlarımızda, yüreğimizde, ruhumuzda devam ediyor yaşamaya ve içimizdeki bu gücü yaratana şükrediyorum hayatımızı anlamlı kıldığı için…

“Kucağınız aşka her zaman açık olsun. Böylece aşk gelsin ve gitsin… Canı istediği zaman… Özgürce… Zaten öyle yapacaktır” (Leo Buscaglia)

Sevginin gücü ve hayatı sevmenin sanatı