Evlilikte Erkek ve Kadın Doğası: Turist

Hayatımız pozlardan ibaret. Tıpkı filmin açılışında ailenin verdiği mutlu aile pozu gibi…

turist

[divider]

FORCE MAJEURE / TURIST

 YÖNETMEN: Ruben Östlund

SENARYO: Ruben Östlund

YAPIMCI: Erik Hemmendorff, Marie Kjellson, Philippe Bober

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Fredrik Wenzel

MÜZİK: Ola Fløttum

YAPIM YILI: 2014

ÜLKE: İsveç

OYUNCULAR: Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli, Clara Wettergre, Vincent Wettergren, Kristofer Hivju, Fanni Metelius, Karin Myrenberg, Brady Corbet, Johannes Moustos

[divider]

İki çocuklu bir aile, Fransız Alpleri’ne beş gün sürecek kayak tatiline gider. Dışarıdan mutlu görünürler. Tomas ve Ebba sanki daha yeni evlenmişçesine heyecanlıdır.

Tatilin ikinci günü restoranın açık hava kısmında yemek yerler. Büyük bir çığ restorana doğru iner. Herkes panik halindedir. Çığ restorana yaklaştığında Ebba, iki çocuğunu korur. Tomas ise ailesini düşünmeden restorandan kaçar. Birkaç dakika içinde çığın denetlenmiş olduğu ortaya çıkar. Tomas’ın çığ anındaki seçimi, tatille birlikte ailenin dirliğini de etkiler.

turist

Evlilik kurumu zamanla çeşitli evrimler geçirerek günümüze kadar geldi. Bugün geldiği durumu ortaya koymak için Fransız Alpleri’nden iyi mekân seçimi olamazdı.

Aşkın, sevginin olmadığı evliliklerde para ve mantık ağır basıyor. Para ve mantık ağır bastığında birçok kusur hasıraltı ediliyor. Tıpkı karın gerçek manzarayı hasıraltı edip kendi manzarasını ortaya çıkarması gibi.

Play (2011) filmiyle uluslararası alanda tanınmaya başlayan Ruben Östlund, Tomas üzerinden öncelikle erkek doğasını eleştiriyor. Yakışıklı ve maddi durumu iyi olan Tomas ideal bir kocadır. Östlund, filmi Tomas’ın çığ karşısındaki bencilce verdiği anlık kararın üstüne kuruyor. Son derece basit bir detay olmasına karşın bu detay filmi evrensel hale getiriyor. Gerçek hayattaki ilişkilerde çok büyük olaylar yaşamayız. Ama dikkatli bakıldığında küçük, önemsiz gibi görünen detaylarda birçok şey gizlidir. Filmin evrensel olduğu kadar gerçekçi olması biraz da bu detaylarla perçinleniyor.

Çığ anında Tomas’ın ailesini bırakıp kaçması sonucu akla gelen en basit eleştiri; Tomas’ın baba ve erkeklik rolünün gerekliliklerini yerine getirememesi yönünde olur. Doğru bir eleştiridir. Yerine getirmediği gibi çığ esnasında kaçtığını inkâr bile eder. Buna karşı Östlund şunu sormayı ihmal etmez: Ebba çığ esnasında çocuklarını koruyup doğru hamle yapmasına rağmen anne ve kadınlık rolünü ne kadar yetine getirir?

turist


Çığ düşerken kaydedilen video görüntüsü izlendiğinde Tomas kaçtığını kabul eder. Bununla birlikte Ebba’yı aldattığını itiraf eder. Filmin gerçekçiliğinin sekteye uğradığı tek nokta, bütün bunlar olduktan sonra sisten etrafın görülmediği bir sabah ailenin tepeye tırmanıp kayak yapması. Ailenin parçalanması beklenirken Ebba kayak esnasında bilerek kaybolur. Bu kaybolma Tomas’ın baba ve erkeklik rolünü kazanması için Ebba tarafından Tomas’a verilmiş bir şanstır. Tomas’ın Ebba’yı kurtarıp kucağında getirmesiyle fabrika ayarlarına geri dönülür. Aile parçalanmamıştır ama Östlund aile ve evlilik kavramının bugünkü halini parçalamıştır.

Östlund, meseleleri vatandaşı Ingmar Bergman gibi ele alıyor. Bergman’ın filmlerinden farklı olarak mizah öğelerini filme ustaca yediriyor. Aile ve evlilik kavramının bugünkü halini Luis Bunuel’in burjuva karakterleriyle aynı kefeye koyuyor. Otobüsten inen karakterlerini, Bunuel’in La Charme Discret De La Bourgeoisie (1972) filminde amaçsızca yürüyen insanlar gibi yürüterek Bunuel’e selam göndermeyi ihmal etmiyor.

Turist, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü aldı. Aynı bölümde En İyi Film Ödülü alan, anlatmak istediği konuyu filmin bütününe yayamayan Beyaz Tanrı’dan bir tık daha iyi film olduğunu söylemek abartı olmaz.


Fragman