Ana Sayfa Eğitim Karne günü çocuğa nasıl davranılmalı? Hediye gerekli mi?

Karne günü çocuğa nasıl davranılmalı? Hediye gerekli mi?

Karne hediyesi, tüketim kültürünün baskısı altında bir zorunluluğa dönüşürken, ERA Kolejleri’nden Gülçin Aşkın Çetin, anne babaların “Karne hediyesi şart mı?” sorusunu yanıtladı.

karne günü karne hediyesi çocuklarda özgüven stres sınav korkusu

Karne hediyesi şart değil, önemli olan çocukla iletişim kurmak

“Hediye şart değil. Önemli olan evladınızla iletişim kurmanız, onu hissedebilmeniz. Çocuğunuzun karnesine bakın. Ona sarılıp, ‘Seninle gurur duyuyorum’ deyin. Üstelik sadece karneyi beğendiğinizde değil, çocuğunuz şu an için fazla başarılı gözükmüyorsa da bunu yapın. Çünkü esas o çocukların anne babalarının desteğine ihtiyacı var” diyor.

Karne hediyesi son yıllarda bir tüketim çılgınlığına dönüşürken, pek çok anne baba, “Hediye almam doğru mu?” ya da “Hediye almayarak yanlış mı yapıyorum?” gibi çelişkiler içinde… İstanbul’da 10 kampüsüyle, dünyada var olan en gelişmiş eğitim tekniklerini uygulayarak “Sorun çözebilen, üretken, teknolojiye hakim, donanımlı ve mutlu bireyler” yetiştirmeyi hedefleyen ERA Kolejleri‘nden Gülçin Aşkın Çetin, anne babaların sıklıkla kendisine yönelttiği bu soruyu yanıtladı.

Gülçin Aşkın Çetin ERA Kolejleri
Gülçin Aşkın Çetin – ERA Kolejleri

Gülçin Aşkın Çetin, bir çocuğa iyi bir eğitim fırsatı sunmak, onun hayatı için verilen en büyük hediyedir. Karne zamanlarında ise benim önerim, çocuğunuza “Seninle gurur duyuyorum” deyin. Üstelik iyi karne getiren çocuklara bunu söylemek kolaydır. Bence asıl önemli olan, bugün için en iyi karneyi getirememiş evladınıza dönüp, “Senin elinden geleni yaptığını ve içindeki büyük potansiyeli biliyorum. Her zaman seni seviyorum ve seninle gurur duyuyorum. Daha başarılı olmak için ihtiyaç duyduğun ne varsa, bunları birlikte konuşalım ve üstesinden gelelim” sözleriyle onu cesaretlendirebilmek diyor. 

Deneyimli Eğitimci Gülçin Aşkın Çetin, tüketim kültürü karne hediyesi olarak sayısız ürünü gündeme getirince, velilerimiz her geçen gün artan şekilde, “Karne hediyesi alarak doğru mu hareket ediyorum?” diye soruyorlar. Oysa bir birey yetiştirirken, başarıyı büyük maddi ödüllerle karşılamanın çok motive edici bir rol oynadığına inanmıyorum. Başarılı insanların hayat hikayelerine baktığımızda, çoğunun başkaları ne derse desin, içlerindeki başarılı olma tutkusunun ışığında hareket ettiklerini görüyoruz. Kişi, içindeki başarı fenerini yakmayı başarabilirse, hayat yolunu çok güçlü bir şekilde aydınlatabiliyor. Yani önemli olan şu: Biz eğitimciler ve anne babalar, öyle çocuklar yetiştirmeliyiz ki, çocuk ihtiyaç duyduğu cesareti, çalışma azmini, gücü ve isteği kendi içinden alsın.

karne hediyesi veli ebeveyn öğretmen

“Karne hediyesi, çocuğa özgüven verebilmektir”

Buna ek olarak hediye alınmış, alınmamış, çok büyük ve pahalı ya da değil. Bunların fazla bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Bence asıl önemli olan “Seninle iftihar ediyorum” diyebilmek. Kendi içimizdeki çocuğa dönüp bakarsak, bütün ömrümüz boyunca bu sözü duymak için çabalayıp durduğumuz halde pek azımız bu cümleyi duyabildik. Oysa sevildiğimizi, kabullenildiğimizi, takdir edildiğimizi duymaya ne kadar çok ihtiyacımız var. Böyle olmasaydı biz büyükler de sürekli maddi başarı peşinde koşup durmazdık.

Gerçek amaç, başarısız karne ile gelen çocuğu, başarıya motive edebilmek. Alışkanlıklarını kırma aşamasında onu desteklemek. Biz nasıl ki kocaman insanlar olarak başarılı ve daha az başarılı yönlerimizle bir bütünsek çocuklar da bir bütün. Hepsinin iyi ve az iyi yönleri var ama bunları değiştirmek her zaman mümkün. İşte anne baba ve eğitimci, çocuğu bu noktada cesaretlendirmekte çok önemli rol oynuyor.

Benim önerim, karne dönemlerinde evladınıza sarılın. Onu karnesi için kutlayın. Sadece başarılı çocuklara değil şu an için başarısız gözüken çocuklara da “Seninle gurur duyuyorum” deyin. Çünkü en çok onların bunu duymaya ihtiyacı var. Pırıl pırıl çocukların içindeki potansiyeli görün, onların varlığını hissedin. Desteğinizle bu potansiyel, her gün daha çok gözükmeye başlayacaktır. Eğer adına karne denen bir kâğıt, bunu sağlayabiliyorsa; o artık not tablosu olmaktan çıkar ve bir fırsata dönüşür: Bir hayatı değiştirme fırsatına! Tüm eğitimcilerimiz ve velilerimize, bu fırsatı iyi değerlendirebilmelerini öneriyorum.

İlgili yazılar

Karne Döneminde Ebeveynlere Düşen Görevler

Başarıya giden yol: Geçmişte düşlediğini bugün yaşamak

Eğitimde Örnek Ülke: Norveç

Öğretmenler Gününde Eğitim Politikamızı Düşünmek

13 yaşındaki çocuğun ‘sınav’ intiharı

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.