Kötü duygu önce sana zarar verir

İyi insan aslında önce kendine iyidir. Bütün güzel duygular, iyi insanın özelliği ve ona iyinin güzelliğini bulaştırırken, her kötü duygu da yine kötülüğünü bulaştırır onu yaşayan insana.

Kötü duygu önce sana zara verir
fotoğraf: guilt

Çünkü her türlü kötü duygu, sonuçta kişinin kendisine rahatsızlık veren bir tarafı vardır; nefretin, kıskançlığın, kinin.

Bu kötü duyguları yaşadığı insana mı sadece zarar verebilir insan sizce sadece? Belki ona da zarar verebilir ama önce zararı kendinedir. Çünkü yaşanan o duygu tahmin edersiniz ki insana haz vermeyen, acı çektiren duygulardır.

Bana büyük kötülükleri dokunmuş, hayatımı bir dönem zehir etmiş bir insan suretine girmiş birisi vardı. O kadar nefret ediyordum ki ondan, gece gündüz neredeyse her saniye aklımdaydı.

Hatta kendi kendime, ‘bir sevgiliyi bile bu kadar düşünemezdim gece gündüz’ diye düşündüm. Gerçekten her saniye aklımdaydı ve her saniye bana yine düşündükçe mutsuzluk veriyordu. Artık bana yapabileceği bir kötülük kalmamışken, tamamen hayatımdan çıkmış olmasına rağmen beynim, onu ve yaptıklarını hatırlatarak, yüreğime o kötülükleri, o acıları tekrar yaşatıyordu.

Ne ilginçti ki bana bir kere yaptığı kötülüğü ben onu yüzlerce kez düşünerek, yüzlerce kez yaşıyordum. Nefret ettikçe onda daha mutsuz oluyordum.

Sonuçta nefret sanki karşındaki kişiye duyulan bir duyguymuş gibi, ona aitmiş gibi dursa da, o kasvetli duygu sonuçta senin yüreğinde yaşıyor. Ve seni ele geçiriyor. Hatta öyle ki, mantığın çalışmıyor zamanla ve normalde yapmayacağın hiç alakasız hataları yapmaya başlıyorsun.

Mesela hayatında değer verdiğin başka şeyler ile ilgilenip, onları beslemek yerine, kendini tüketmeye başlıyorsun.

Neden onu düşünüyorum ki hem de bunca çok diye düşündüm. Ve anladım ki nefret de tıpkı aşk gibi çok güçlü bir duyguydu ve insanı ele geçiriyordu. Hayatını alt üst ediyordu.

Zamanımı, düşüncelerimi, hazlarımı, çoğu zaman uykularımı hatta sağlığımı bile bu insan için yok ettiğimi fark ettiğimde, nefret etmekten vazgeçtim.

Ve ondan sonra da bir daha ne yüreğime ne de beynime sokmamaya çalıştım insanı. Ve normal yaşamıma döndüm.

Hele hele sevmediğin bir insana göre yaşamak çok akıllı bir tutum gibi gelmedi bana. Nefret bile olsa sonuçta ona göre yaşıyor insan. Ve hep aklında o insan. İnsan annesini, ailesini ya da sevgilisini o kadar düşünse, yaşamında birçok şey o kadar güzelleşecek ki.

Hele bu bizim toplumuzda o kadar yaygın ki. İnsanlar yaşamlarını kendilerine göre değil, hep birilerine göre yaşıyor.


Bu ya kıskançlıktan, ya nefretten, ya sevilme-takdir edilme isteğinden ya da aşağılanmaktan korkmaktan gibi değişik duygular yön veriyor insanlara. Aslı, diğer insanlar yön veriyor, yönetiyor da biz hiç farkına bile varmıyoruz. Garip bir şekilde esaret altında yaşıyoruz ve kendi ellerimizle veriyoruz özgürlüğümüzü.

Bir filozofun güzel bir sözü vardı. “İyi insanların intikamı, affetmek ve unutmaktır”

Gerçi bundan daha büyük bir intikam da görmedim ya. Yok sayıyorsunuz artık onu.