İnme nedir? Belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir?

Hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve yüksek kolesterolün inme riskini artıran faktörlerin başında geldiğini belirten nöroloji uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “İnme riskini azaltmak için sigara ve alkolden uzak durun. Obezite ile mücadele edin ve mutlaka fiziksel aktiviteyi artırın. Risk faktörleriyle yakın ilişki içinde beslenme tarzı önemlidir.” tavsiyesinde bulundu.

İnme

10 Mayıs Dünya İnme Günü

Her yıl 10 Mayıs Dünya İnme Günü olarak anılıyor. Bu günde inmeyi önlemek için yapılması gerekenler konusunda bilinç uyandırmak, inme nedeniyle engelli hale gelen kişilere rehabilitasyon hizmetlerinin gerekliliğine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Anabilim Dalı Başkanı, NPİSTANBUL Hastanesi nöroloji uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, inme ile ilgili şu bilgileri verdi:

“İnme nörolojide çeşitli beyin damar hastalıkları sonucunda ortaya çıkan nörolojik bulgulardan oluşan tablolara verilen isimdir. Nörolojik hastalıklar arasında en sık ölüm ve maluliyetle sonuçlanan hastalık grubu inmedir. Bunun en önemli nedenleri beynin çok damarlı ve vücutta organ olarak en fazla kan alan organ olması ve inmeye yol açan risk faktörlerinin çok yaygın olmasıdır.

Beyin ağırlık olarak vücut ağırlığının yüzde 5’ini oluşturmasına rağmen kalbin bir kerede attığı kanın yüzde 20’sini alır. Diğer bir ifadeyle, ağırlığı vücut ağırlığının yirmide biri olmasına karşın aldığı kan toplam kanın beşte biridir. Yüksek oranda kan alan bir organ olduğu için her yanı damar ağlarıyla örülmüştür.

Bu damar ağlarının içindeki kanın üçte ikisi ön sistem denilen beynin üçte ikisini sular. Geriye kalan üçte birlik bölümü ise arka sistem denilen beynin arka lobu, beyincik ve hayati merkezlerin bulunduğu beyinsapına gider.”

İnmede risk faktörlerine dikkat

İnme risk faktörlerinin çok çeşitli olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Oğuz Tanrıdağ, inme riskini azaltmak için de sağlıklı yaşam önerisinde bulundu. Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti:

“Bunların içinde hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve yüksek kolesterol ilk sıraları alır. Sigara, alkol, obezite, fiziksel aktivite azlığı ve genetik faktörler diğer risk faktörleridir. Bu faktörlerle mücadele inme riskini önemli ölçüde azaltır.

İnme hastalıkları iki ana gruba ayrılır. Bunlar; tıkayıcı inmeler ve kanama sonucu olan inmelerdir. Tıkayıcı inmeler arasında beyne giden büyük damarlarla ilgili ve beynin küçük damarlarıyla ilgili inmeler yer alır. Kanamalar da benzer biçimde sınıflandırılır.

Beslenme tarzı da çok önemli

İnme tedavisinde kesin tedaviler tanımlanmamıştır. Risk faktörleriyle mücadele etkilidir. Risk faktörleriyle yakın ilişki içinde beslenme tarzı önemlidir. Akdeniz diyeti denilen; zeytinyağıyla yapılmış sebze ve beyaz et yemekleri, salata ve meyve önemlidir.”

Sağlıksız yaşam gençlerde de inmeye neden oluyor!

Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kişi inme ile karşı karşıya kalıyor. Ülkemizde ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alan ve kalıcı sakatlığa yol açan hastalıkların başında gelen inme, günümüzde sağlıksız yaşam tarzının yaygınlaşması nedeniyle artık genç yaşlarda da daha sık görülüyor. Memorial Şişli İnme Rehablitasyon ve Araştırma Ünitesi Başkanı Doç. Dr. Yakup Krespi, inme tedavisi ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

İnmeye neden olan risk faktörlerinden korunun

“İnme” adı ile de bilinen felç, çoğunlukla beynin bir bölgesinin oksijen ve şeker ihtiyacını sağlayan kan akımının aniden kesintiye uğramasıyla, bazen de beyin dokusu içine kanama ile ortaya çıkar. Kalp krizinden esinlenerek bu duruma “beyin krizi” adı da verilmektedir. Bu durumda beyin hücrelerinde geçici veya kalıcı bir hasar oluşur. İskemik inme, beyin damarını tıkayan pıhtı sonucu, beyne giden kan akımının azalması veya durması ile oluşur. İnmelerin % 85’i bu gruba girer. Çoğunlukla değişik derecelerde kalıcı hasara ve fonksiyon kaybına yol açar.

İnme hastalarının yarısı 40 yaşın altında

İnme geçtiğimiz yıllarda yaşlı hastalığı olarak bilinirken, risk faktörlerinin yaygınlaşması ile birlikte daha erken yaşlarda ortaya çıkmaya başlamış bir rahatsızlıktır. Genç yaşta ortaya çıkan inmelerin yaş aralığı 15-50’dir. Bu yaş aralığı içinde ülkemizde felç gelişen bireyler Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerine göre daha genç yaşta inmeyle yüz yüze gelmektedir. Ülkemizde inme hastalarının yarısı 40 yaşın altındadır. 45 yaşına kadar kadın ve erkekler arasında inme geçirme riski açısından fark yoktur. Genç kadınlarda damar yırtıkları (disseksiyonlar) ön planda izlenirken, genç erkeklerde damar sertliğine bağlı felçler daha sık görülmektedir.

Sigara kullanımı ve fazla kilolara dikkat!


Yaş, cinsiyet ve ırk gibi değiştirilemeyen risk faktörleri dışında inmenin değiştirilebilir, korunulabilir en önemli risk faktörleri; yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, yaşla birlikte sıklığı artan ve kalbin pıhtı üreten en yaygın görülen ritim bozukluğu olan atriyal fibrilasyon ve beyni besleyen damarların daralmasıdır. Sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı alkol kullanımı bu risk faktörlerinin geliştiği zemine yol açmaktadır. İnmeye karşı genç yaşlardan itibaren önlem alınmaya başlanması çok önemlidir. Sağlıklı bir beslenme programı uygulamak, sigara ve alkolden uzak durmak, gün içerisinde yeterli oranda fiziksel aktivitede bulunmak, stress düzeyini en aza indirmek, düzenli Sağlık kontrolleri yaptırmak inmesiz bir yaşam için alınması gereken tedbirledir.

Özellikle ülkemizdeki gibi damara zarar veren risk faktörlerinin yoğun olarak izlendiği toplumlarda inme her yaşta korunulması gereken bir hastalıktır.