Kötü karne notları alan çocuklarınıza nasıl davranmalısınız?

Bir eğitim yılı daha geri kaldı, karneler alındı. Alacakları notları bekleyen öğrencilerin bir kısmı heyecan duyarken, bir kısmı da endişe ve korku yaşadı. Çünkü tüm çocukların karneleri ailelerinin beklediği kadar iyi olmayabiliyor. Ebeveynler ise kötü karne ile karşılaştıklarında aşırı davranışlarda bulunabiliyor. Peki ebeveynler çocuklarının karne notları ile ilgili nasıl bir tutum içinde olmalılar?

Kötü karne notları alan çocuklarınıza nasıl davranmalısınız?

Central Hospital’dan Uzman Psikolog Aycan Bulut, kötü karne alan çocukların ailelerinin çocuklara karşı nasıl davranması gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

Öğrencilerin bir kısmı eğitim sezonunu emeklerinin karşılığını almanın mutluluğuyla tamamlarken, bir kısmı da endişeli ve sıkıntılı şekilde bitiriyor. Başarısız karneye sahip olan çocuklar mutsuz zamanlar geçirebiliyor. Özellikle bu dönemde çocuklar ders notlarındaki başarısızlığı ailelerine anlatmaktan çekiniyor. Çocukların yaşadığı bu kaygının sebebi de ailenin iyi bir karne beklentisinden kaynaklanıyor.


Karne, çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğu noktaları gösterir

Karne, öğrencilerin bir yıllık eğitim sezonu boyunca derslerindeki tutumu ve başarı durumunu belgelemek amacıyla verilir. Karneler, çocuğun başarı seviyesini gösterdiği gibi, aynı zamanda ilgisinin olduğu konuları da yansıtır. Tam da burada anne ve babaların unutmaması gereken nokta karnenin bir utanç ya da övünç kaynağı olmadığıdır. Aksine karnenin, çocuğun hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğu konusunda fikir alabilecekleri bir araç olduğu bilinmelidir.

Kötü karne alan çocuk sınıf arkadaşlarıyla kıyaslanmamalı

Kötü bir karne alan öğrenciye ailesinin sergileyeceği davranış büyük önem taşır. Çünkü anne ve babalar karneye gerektiğinden fazla anlam yüklerken, çocuklarını diğer sınıf arkadaşlarıyla kıyaslayabiliyor, başarılı olamadıkları için de aşağılayabiliyor. Fakat ebeveynlerin bu tutumları, çocukların güven eksikliği ve olumsuz bir benlik gelişimi yaşamalarına yol açabiliyor. Ayrıca başkaları ile kıyaslanan çocuklar başta aileleri olmak üzere çevrelerine agresif ve saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Çünkü hissettikleri hayat boyu ailelerini memnun etmeye çalışma mecburiyeti yoğun bir kaygı yaşamalarına yol açabilir.


Kötü karne alan çocuğunuza ceza yalnızca anlık çözüm olabilir

Okuldan gelen çocuğun karnesini alarak hızlıca incelemek ve ani tepkiler vermek doğru olmayacaktır. Bunun yerine çocukla karne hakkında konuşmak için uygun zaman beklenmelidir. Ayrıca kötü notlar için çocuğu cezalandırmak durumu bir çözüme kavuşturmayacaktır. Bu nedenle çocuğa ceza vermek yerine düşük olan notları hakkında neler düşündüğü sorulmalıdır. Önce çocuk dinledikten sonra, dersler ve notlar üzerinde birlikte konuşulmalı ve anne-babanın fikirleri uygun bir dille çocuğa aktarılmalıdır. Bunların yanı sıra çocuğu cezalandırmanın duruma anlık bir çözüm getirebileceği fakat uzun vadede olumsuz sonuçlar doğuracağı akıllardan çıkarılmamalıdır. İlerleyen konuşmalarda çocuğa, bir sonraki dönemde eksiklerini nasıl kapatmayı planladığı sorulmalıdır. Ayrıca bu konuda birlikte plan yapılabileceği söylenmelidir. Çocuk başarı gösterdiği iyi dersleri için takdir edilmelidir.

İyi karne aşırı ödüllendirilmemeli

Başarılı karnesi olan çocuklar ödüllendirilirken aşırıya kaçılmamalıdır. Çocuğa ise büyük hediyeler için değil, geleceği için çalışması gerektiği anlatılmalıdır. Bunların yanı sıra çocuğa alınacak hediyelerin, okul başarısını teşvik edecek ve bireysel gelişime katkı sağlayacak seçenekler olmasına dikkat edilmelidir. Hediyelerle birlikte çocuğa sözlü olarak da başarıları hakkında bol geri bildirimlerde bulunulmalıdır.

Kötü karne alan çocuğunuz mu sorumlu yalnızca?


Çocuğun aldığı her kötü not, ailenin ve okulun değerlendirilmesi gerektiğini işaret eder. Yalnız bu değerlendirme yapılırken, çocukla birlikte olunmalı ve onun da fikirleri alınmalıdır. Bu konuşma yapılırken, sinirli ve yargılayıcı tutum sergilenmemelidir. Sadece çocuğa söz hakkı verilmeli, içinde bulunulan bu durumla ilgili çözüm üretmesine fırsat verilmelidir


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. Amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik hiçbir oluşumun parçası değildir.