Kalbimizde ya iyilik vardır ya kötülük

İyilik ölçülebilen bir şey olmadığı gibi bir oranı da yoktur. Ben ölçtürdüm kalbim % 90 iyiymiş diyemeyiz maalesef. Zaten ne kadar iyi olduğumuz günlük hayatta pek bir işe yaramaz. Kimseyi zerrece ilgilendirmez. İş görüşmesinde Cv’nizin kişisel özellikler bölümüne yazamazsınız ne kadar iyi olduğunuzu. Ülkelere vize yerine iyilik oranınıza göre giremezsiniz.

Kalbimizde ya iyilik vardır ya kötülük

Bütün iyilerin alnından öpüyorum

İçimizde bir iyi vardır bir de kötü derler. Koca bir yalandır bu. İnsanın mayası ya iyidir ya da kötü. Tohumun kötüyse ne fayda geçmiş ola. Kafan kurnaz bir tilkidir hep kendine çalışan.

Kalbimizde ya iyilik vardır ya kötülük

Kalbimizde ya iyilik vardır ya kötülük

Fakat bazıları ise iyilik için doğarlar. Beli bükük bir dedeyi karşıdan karşıya can hıraş geçirenlerdir onlar. Sabahın ayazında kalkıp her bir sokak kedisine selam verip o sokak hayvanlarını mamaya boğanlardır onlar. Aman doğa yok olmasın, aman Karadeniz’in ormanı yaşasın diye kendini buldozerin önüne atan o kız misal çok iyidir.

“Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum.” diyen o Nobel Kimya ödüllü profesör iyidir mesela. O profesör ülkesinin insanına vazgeçmemeyi öğütler alttan alta. Kaldı ki zeka ölçülebilir bir şeydir ve çoğu insanda kırıntısı bile yoktur.

İyilik ölçülebilen bir şey olmadığı gibi bir oranı da yoktur. Ben ölçtürdüm kalbim % 90 iyiymiş diyemeyiz maalesef. Zaten ne kadar iyi olduğumuz günlük hayatta pek bir işe yaramaz. Kimseyi zerrece ilgilendirmez. İş görüşmesinde Cv’nizin kişisel özellikler bölümüne yazamazsınız ne kadar iyi olduğunuzu.

Ülkelere vize yerine iyilik oranınıza göre giremezsiniz. Üstüne üstlük iyi insanları yolda sokakta kolayca kandırmaya çalışan çoktur. Sırada önüne geçilir, borç alınır geri verilmez, dertler kederler hep ona anlatılır, iş yerinde önüne evraklar yığılır. Kısacası pek akıl karı değildir iyilik.

Misal bazı ülkelerde haksızlık görünce kendini tutamayan bu iyiler sürekli tartaklanır. İnsan hakkı, hayvan hakkı ya doğa ne olacak, çocuklarımız, torunlarımız diye ziv ziv bağırır bu iyiler.


Kalbimizde ya iyilik vardır ya kötülük

Sıkıntılıdır iyi olmak, o yüzden pek az rastlanır bunlara. Örneğin ben sabah yola çıkıyorum tek bir iyiye rastlayamıyorum. Etrafa bakıyorum kocaman sisli karanlık bir güruh. Belki de bu güruhun içinde tek tük saklanıyorlardır. Yerlerini de belli etmiyor olabilirler çünkü sayıca azlar. Eğer çok olsalardı dünyada savaş, açlık, çevre sorunları bu kadar fazla olmazdı muhtemelen. Çünkü iyilik para tanımaz, din tanımaz, ırk tanımaz. Ya iyisinizdir ya da kötü. Tohumunuzda vardır, ruhunuza işlemiştir.

O yüzden ben bugün bütün iyilerin anlından öpüyorum. Ve bir gün bir bilim adamının içimizdeki iyiliği ölçecek bir alet icat etmesini diliyorum. Çünkü dünyayı güzellik kurtaracak.


İyilik İçin Sanat Derneği: Türk modern sanatçılarını “The Met” ile buluşturdu

Kötülükler ülkesinde bir zavallı kralın hikayesi