Kordon kanı nedir? Yeni annelere altın öneriler

Doğum, insan yaşamındaki en büyük mucizelerden biri. Yalnızca doğum sırasında alınabilen kordon kanı ise günümüzde kan hastalıkları, anemi ve kanser başta olmak üzere 80’den fazla hastalığın tedavisinde kullanılabilen, mucizevi bir şifa kaynağı.

Kordon kanı nedir? Yeni annelere altın öneriler!

Türkiye’de yeterli bilinç oluşmadığı için kordon kanı saklama oranı hala çok düşük seviyelerde. Bu durumu değiştirmeyi hedefleyen, Avrupa’nın en güçlü aile biyobankası FamiCord Group’un Türkiye’deki iş ortağı Yaşam Kordon Kanı Bankası, sadece 2016’da gerçekleştirdiği eğitimlerle 1.500’ün üzerinde aileyi bilgilendirdi.

Hamile Eğitmeni ve Emzirme Danışmanı Esra Ertuğrul, özellikle kendi danışmanlık merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanında doğuma hazırlık eğitimleri veriyor.

Eğitimlerle özellikle ilk kez anne­baba olacak çiftlerin gebelik, doğum ve sonrası döneme ilişkin endişelerini gidermeyi amaçladıklarını vurgulayan Ertuğrul, ayrıca Yaşam Bankası ile ortaklaşa kordon kanının önemi hakkında her eğitimde bilgi paylaşımında bulunuyor.

Endişeli ve huzursuz annelerin bebeklerinin uyku sorunu yaşadığına dikkat çeken Ertuğrul, “Doktorunuz bebeğinizin sağlıklı olduğunu söylüyorsa, yapacağınız en etkili şey ‘gamsız olmak’ olacaktır” diyor

Uzmanlardan eğitim

Yaşam Bankası bir yandan kordon kanı ile ilgili bilinçlendirme çalışmalarını sürdürürken diğer yandan da kadınları en özel dönemleri olan gebeliğe hazırlamak adına doğru bilgiye ulaşmasında aracı oluyor. Anne adayları ve eşlerini, alanında uzman birçok doktorla, Hamile Eğitmeni ve Emzirme Danışmanı Esra Ertuğrul gibi önemli isimlerle buluşturan Yaşam Bankası, her ay İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında eğitimler düzenliyor.

Kadın artık daha bilinçli

Eğitimleri büyük ilgi gören Esra Ertuğrul, gebeliğin kadın vücudunda birçok değişikliğe yol açtığını belirterek, doğum eyleminin tamamen kontrol edilebilen bir süreç olmadığının altını çizdi.

Korku ve baş edememe gibi bir takım engellerle karşılaşılabileceğini vurgulayan Ertuğrul şöyle devam etti: “Özellikle ilk kez anne­baba olacak çiftlerin gebelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin endişeleri olması doğal. Çoğu kadın bu durumla baş edebilmek için arayış içinde. Günümüzde kadınlar doğumlarını yönetmek, doğum ağrıları ile ilaç dışında kendi yöntemleriyle baş etmek istiyor. Bu çok özel olayı eşleriyle birlikte deneyimlemeyi arzuluyor.”

Kordon kanı önemli

Esra Ertuğrul, kordon kanının önemi hakkında her eğitimde bilgi paylaşımında bulunma amacının, anne adayları ve çiftlerin gebelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin doğru kararlar almalarına ve bu dönemleri en güzel şekilde geçirebilmelerine yardım etmek olduğunu söyledi.

Ertuğrul, “Doğum eylemi, doğum ağrılarıyla baş etme ve doğum pozisyonları, doğumda destek, olası girişimler, solunum, ıkınma ve gevşeme egzersizleri, rahatlama teknikleri gibi eğitimler ile anne adayını ve eşini doğuma hazırlıyoruz. Ayrıca doğum sırasında alınacak kordon kanının saklanmasının ileride bebek ve aile için hayati önem taşıdığını da bu eğitimlerle vurguluyoruz. Kadının kendine ve bedenine güvenmesi konusunda farkındalığını artırmayı hedefliyoruz” dedi.

kordon kanı

Yeni annelere altın öneriler…

Esra Ertuğrul, eğitimlere katılma olanağı bulamayan yeni anneleri de unutmadı. “Yeni anne mi oldunuz? Bebeğinizdeki tepkilerin neden kaynakladığını mı merak ediyorsunuz? Ya da vücudunda hangi değişikliklerin ne zaman olacağını mı?” diyen Ertuğrul, yeni doğan bebeğin merak edilen 15 özelliğini sıraladı…

Doyana kadar emzirin

1-Bebeğimdeki kırmızı döküntüler normal mi? 

Evet. Hayatın ilk günlerinde birçok bebeğin gövdesinde ve yüzünde kızarık alanlar ve bunların üzerinde hafif sarımsı renkte sivilceye benzeyen deri döküntüleri olur. Tamamen fizyolojik olan bu döküntülere ‘Toksik eritem’ adı verilir. Buradaki ‘Toksik’ sözcüğünden korkmayın. Tamamen sağlıklı bebeklerde görülen ve kendiliğinden, birkaç gün içinde düzelen bir döküntüdür.

2-Bebeğimin göğüslerindeki şişlikler normal mi? 

Evet. Özellikle anne karnında normalden uzun süre kalan bebeklerde meme dokusunun çok irileşmiş olduğu görülür. Hatta eğer biraz sıkılırsa meme ucundan süt bile gelebilir. (Ama siz sıkmayın!) Halk arasında buna ‘Cadı sütü’ diyenler vardır. Bu, normal bir durum olup kendiliğinden düzelir.

3- Bebeğimin sırtında ve kalçasındaki morluklar normal mi?

Evet. Bebeğinizin poposunda, kuyruk sokumunda ve bel bölgesinde mor renk değişiklikleri de normal cilt bulgularıdır. Bunlara ‘Mongol lekesi’ adı verilir. ‘Mongol’ sözcüğü de sizi korkutmasın. Tamamen normal bir bulgudur. Nadiren karında, kol ve bacaklarda da olabilir. Bebek 1 yaşına geldiğinde çoğu kaybolur.

4-Bebeğimin sık sık irkilmesi normal mi? 

Evet. Şimdi kendinizi düşünün, kanepede uzanmış şekerleme yapıyorsunuz. Tam içiniz geçmişken birden bacağınızda ya da kolunuzda bir irkilme ya da sıçrama olur, televizyonun kumandası ya da okuduğunuz gazete elinizden yere düşer. İşte bu duruma ‘Uyku miyoklonisi’ deniyor. Beynin uykuya geçtiği sırada vücut üzerindeki kontrolün kalkmasıyla oluşan fizyolojik bir durum… Bebeklerde ise zaten beyin vücut hareketleri üzerinde çok etkili olmadığı için, uyku miyoklonisi sık olur. Hatta uyku sırasında ani bir sıçrama ile bebek ağlamaya başlar. Bazı anneler çok endişelenirler ama bu gayet normal bir durumdur.

5-Bebeğimin doyduğunu nasıl anlarım? 

Bunun net bir ölçüsü yoktur. Bebeğiniz kendi dilinde emme tarzını ve gücünü değiştirerek “Ben doydum” mesajını size verir. Bebeğinizin beslenmesini saate bakarak düzenlemeye çalışmanız, beslenme sorunlarıyla karşılaşmanıza sebep olur. Annelik içgüdülerinize güvenin, bebeğinizi ‘acıkınca’ besleyin. Emzirme süreniz de ‘doyana kadar’ olsun. Kendinizi ve bebeğinizi ille de bir düzene uymaya zorunlu hissetmeyin, rahat ve biraz da gamsız olun. Göreceksiniz ki ‘bebekçe’ dilini çözecek ve bebeğinizle gayet rahat konuşuyor olacaksınız. Ama bebeğiniz prematüre doğmuşsa ya da herhangi bir sağlık sorunu varsa doktorunuzla bu konuyu konuşmanız ve beslenme düzenini birlikte belirlemeniz gerekir.

Gamsız olun

6-Kafası vücuduna göre büyük olur mu? 

Anne karnındayken beyin büyümesi gövdeye göre çok daha hızlıdır, doğumdan sonra yavaşlar. Yani yeni doğanlarda beyin büyümesinin büyük kısmı tamamlanmıştır. Sağlıklı bebeklerde tüm vücudun dörtte biri baştır, erişkinlerde ise bu oran sekizde bire iner.

7- Uyku düzeni nasıl oluşturulur? 

Hayatın ilk haftalarında bebekler günün büyük kısmını uykuda geçirirler. Gece ve gündüzün farkında da olmazlar. Gündüz vakti uyanıkken bebeğinizle bol bol konuşun, minik oyunlar oynayın. Gece uyanıkken de sakin ve sessiz şekilde sadece besleyin, olabildiğince az çevresel uyaran verin.

Gece uykuya düzenli ve rahat geçiş için de ‘uyku rutini’ oluşturun. Yani her gece hep aynı saatte, sadece o saate özel pijamalarını giydirin, sadece o saate özel bir ninni söyleyin ve sakin bir şekilde yatağına yatırıp sessizce yanından ayrılın. Unutmayın ki uyku sorunu olan bebekler hep endişeli ve huzursuz annelerin bebekleridir.

Özellikle çalışan anne ve babalar bazen dönüşümlü olarak bebeğe bakarlar, endişeli annenin baktığı gece bebek de huzursuz ve uykusuzken, gamsız babanın baktığı gece hem baba hem de bebek sabaha kadar mışıl mışıl uyur.

Bebeğinizin ilk aylarında uyumasını engelleyen şiddetli kolik ağrıları olabilir. Henüz bu kolik ağrılarının bilinen mucizevi bir ilacı yoktur. Kullanılan bitkisel kökenli şuruplar ve ‘gaz giderici’ damlaların işe yarama olasılığı çok düşüktür. Doktorunuz bebeğinizin sağlıklı olduğunu söylüyorsa sizin yapacağınız en etkili davranış ‘gamsız olmak’ olacaktır.

8- Göbek bağı temizliğini nasıl yapabilirim? 

Birçok hastane bebek taburcu olurken size bir reçete verir ve üzerinde de göbek bakımı için yüzde 70 etil alkol yazar. Çok eski yıllarda göbek tozu denen antiseptik tozlar, Amerikan tendürdiyotu da denen ve toksik cıva bileşenleri içeren rengi de deriden çok zor çıkan mersol, daha yakın zamanda da betadin kullanmak moda olmuştu.

Son yılların modası da etil alkol… Aslında hiçbir özel bakım yapılmazsa bile rutin temizlik kurallarına uyulduğu sürece göbek kendiliğinden 7–10 gün içinde kurur ve düşer. Ama ille de bir bakım yapacaksanız, en iyisi etil alkol sürerek kurumasını hızlandırmanızdır.

Özellikle sıcak yaz günlerinde, ‘Göbeği düşene kadar bebeğinizi yıkamayın’ önerilerini duyarsınız. Kendinizi bebeğinizin yerine koyun, boşuna eziyet etmeyin ve yıkayın. Her banyo sonrasında da göbek kordonu daha çabuk kurusun diye etil alkol sürün.

Oda sıcaklığı  20-­22 derece olmalı

9-Yeni doğan bebeğimin oda sıcaklığı nasıl olmalı? 

Yeni doğanın bulunduğu oda serin ve ferah olmalı. Sıcaklığın 20 – 22 derece olması yeterli. Aşırı sıcak çevre ve aşırı giysiler bebekler için tehlikeli. Ani bebek ölümünde rol oynayan faktörlerden birisi de aşırı sıcak çevredir. Kışın dışarıda kar yağarken çok sıcak evin içinde şort ve fanila ile dolaşmak nasıl anormalse, yazın da çok sıcak havalarda klima ile soğutulmuş evde ürpererek dolaşmak da anormaldir. Çocuk ve erişkinler için ideal çevre sıcaklığı 20 – 22 derece arasındadır.

10- İlk banyo ne zaman yaptırılmalı? 

Doğum odasında banyo yaptırılması doğru değil. Bebeğin yıkanmadan en doğal hali ile annesi ile ten temasının sağlanması ve olabildiğince çabuk anne memesine tutturulması, anne sütünün bollaşması ve bebeğin kolostrum denen ve adeta ilk sağlık sigortası olan sütü alabilmesi açısından çok önemli. Doğumdan saatler sonra anne bebek iletişimi sağlandıktan sonra ilk banyo yaptırılabilir. Daha sonra da her gün bir kez banyo yapılabilir. Her banyoda ille de sabun ve şampuan kullanmak zorunda değiliz. Sadece bebeğinizin üzerinden bol bol ılık su akıtmanız bile rahatlaması için yeterli olur.

11- Neden şaşı bakıyor? 

Bebekler ilk aylarda hem çok net göremedikleri hem de göz kaslarını çalıştıran sinirler tam organize olmadığı için bazen şaşı bakabilirler. Bu durum normaldir. Ama üçüncü aydan itibaren şaşılık düzelmiyorsa bir göz doktorunun görmesi yerinde olur.  Üçüncü ayı geçmiş bebeğiniz hala şaşı ise hemen paniğe kapılmayın, büyük olasılıkla ‘yalancı şaşılık’ dediğimiz ve normal olan bir durum vardır ama bunu teyit etmek için göz muayenesi yaptırmalısınız.

Bebeğinizle bol bol konuşun

12- Beni görüyor mu?

Bebekler ilk günlerinde kendilerine yakın nesneleri gölgeler halinde seçebilirler. Bazı fizyoloji çalışmalarında bebeklerin ilk günlerinde erişkinin 1/20’si kadar görebildikleri 3–4 aylık olunca da erişkinler kadar net görebildikleri hesaplanmıştır.

13-Neden elleri sürekli yumruk biçiminde? 

Ellerin yumruk biçiminde olması da bebeklerin farkında olmadan yaptıkları bir hareket… Birkaç ay içinde ellerini kullanmaya başlayınca bu durum sona erer. İlk aylarda yakalama refleksi ile avuç içine gelen her şeyi sıkıca kavrarlar.

14-Beni ne zaman duymaya başlar?


Bebeklerin anne karnında bile işitebildikleri biliniyor. Bu nedenle hamileyken bebeğinizle bol bol konuşun. Konuşmanızı melodik tarzda yaparsanız sizi çok daha dikkatle dinlediğini göreceksiniz.

15- Neden bacaklarını karnına çekip uyuyor?

Bebekler daima büzülerek kolları ve bacaklarını toplayarak yatma eğilimindedirler. Tıpkı anne karnındaki pozisyon gibi… Bu hareket de beynin olgunlaşması ile kaybolur.


Anne sütü bebekleri hangi hastalıklara karşı koruyor?