Diyabet tedavisinde devrim: Kök hücre yöntemi

Diyabet hastalığı kök hücre tedavisiyle tarihe karışıyor. Diyabet tedavisinde kök hücre yöntemi devrim niteliğinde…

Diyabet tedavisinde devrim: Kök hücre yöntemi

Kök hücre tedavisiyle diyabetten ömür boyu kurtulmak

Bilindiği üzere diyabet, ülkemizde birçok hastanın muzdarip olduğu sağlık sorunlarının başını çekmektedir. Günümüzde bu konu üzerinde yapılan çalışmalar temel odakta dışarıdan insülin verilmesi veya diyabetin tipine göre insülin direncini kırmaya yönelik olmaktadır. Bununla birlikte bilim insanları son zamanlarda her konuda olduğu gibi diyabet hastalığı açısından da kök hücreyi tedavide denemektedirler.

Üretilen kök hücre pankreasta beta hücrelere dönüşüp yeterli insülin salgılamaya hazır depolara çevrilmektedir. Kısacası bu yöntemle dışarıdan hazır olarak insülin vermek tarihe karışmakta ve diyabet hastalarının böyle bir zahmetten ömürlerinin sonuna kadar kurtulma imkanları doğmaktadır.

Bugüne kadar kök hücre yöntemi neden düşünülmedi?

Aslına bakarsanız uzun zamandır üzerinde çalışılan bir yöntemden bahsediyoruz fakat üretilen beta hücreleri maalesef yeterli insülin salgılayan konuma eriştirilemedi. Son zamanlarda yapılan araştırma sonuçlarına göre ERRy adlı bir reseptöre sahip hücrelerin daha anlamlı seviyede insülin salgıladığı görüldü.

Bu reseptörün erişkin çağdaki insanlarda daha yüksek seviyede bulunup insülini pozitif anlamda arttırıcı bir etkiye sahip olduğu anlaşıldı. Tıp dünyasının kabul ettiği gibi insülin salgılanması ciddi anlamda büyük bir enerji gerektirmektedir. İşte tam da burada ERRy reseptör proteini devreye girmektedir. Bu reseptör vücutta enerji için kullanılan temel organik maddelerin daha çok sayıda enerji organelimiz olan mitokondiye yönlenmesini sağlamaktadır. Böylece daha büyük bir enerji ortaya çıkmakta ve insülin salgısı buna paralel olarak artmaktadır.

ERR gamma ismiyle bilinen protein steroid hormon reseptörleri ailesinin alt üyesi nükleer protein reseptör grubunun bir çeşidi olarak bulunmaktadır. Ayrıca ESRRG geni tarafından kodlanmaktadır. Bisfenol A’nın bu proteine bağlandığı ve bir takım endokrin patolojiler ortaya çıkardığı üzerine çeşitli çalışmalar vardır.

Diyabet hastalığı bilindiği üzere ana şemada 2 farklı tipten oluşmaktadır. Tip 1 diyabet vücutta herhangi bir sebeple insülin azlığı olarak tarif edilebilir. Tip 2 diyabet ise üretilen insülinin periferdeki hücrelerde dirençle karşılaşıp işlevsiz kalması olarak özetlenebilir. Kök hücre yöntemi bu kısa tanımlamalardan da çıkarım yapılabileceği gibi insülini artırmaya yönelik bir işlevi icra ettiği için daha çok tip 1 diyabet hastaları için işlevsel görünmektedir.

Peki şimdi tedavi için nasıl bir yol izlenecek?

Bundan sonra yapılacak çalışmaların bu reseptörü içeren kök hücrelerin artırılması yönünde olacağına dair hiç şüphe yok. Bu yöntemin yaygınlaşması tabi ki bir takım ticari anlaşmalar ve sözleşmeler sonunda olacaktır. Ülkemize bu kök hücrelerle zenginleştirilmiş yeni nesil beta hücrelerinin ürettiği insülin yöntemi ne zaman gelir bilinmez fakat bu yöntem ülkemizdeki diyabet hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek adına büyük umut vaat ediyor.

Genetik kodlar kanserin şifresini çözüyor!

‘Kök hücre tedavisi’ nedir? Hangi hastalıklara iyi geliyor?

Önceki yazıMirasın hükmen reddine yönelik emsal karar
Sonraki yazıDüşünsenize AKP ile HDP anlaşıyormuş!
3 eylül 1991'de çorlu ilçesinde hayata gözlerimi açmış bulunmaktayım. Babam astsubay olduğu için güzel memleketimin birçok ilinde yaşama fırsatı buldum. İlkokul ve ortaokulu memleketim Karaman'da tamamladım. Liseyi İzmir Maltepe Askeri Lisesinde okudum. Buradan mezun olduktan sonra ordudan ayrılıp üniversite sınavına hazırlandım. 2011 yılında Tıp Fakültesini kazandım ve şu an Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde son sınıf öğrencisiyim. Ayrıca hayatımı haksızlığa uğramış insanların hak ettikleri değeri bulabilmesine adamış bir yazarım. Hayat deneyimlerimi olabildiğince insanlara aktarmaya çalışacağım. Bunu yaparken taraf gözetmeksizin işimi en doğru şekilde icra edeceğimden kimsenin şüphesi olmamasını buradan duyurmak isterim. Nice barış ve saygı dolu günler dilerim.