Dünyanın en büyük HIV/AIDS araştırması çarpıcı sonuçları

Başkent Üniversitesi’nin, Hacettepe Üniversitesi HIV/AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) ve Gilead Sciences’ın desteği ile gerçekleştirdiği dev araştırmanın çarpıcı sonuçları, kamuoyu ile paylaşıldı.

Dünyanın en büyük HIV/AIDS araştırması çarpıcı sonuçları

Araştırmayı yürüten Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, sonuçları Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal ile birlikte açıkladı. Dünyada bugüne kadar yapılan en büyük HIV/AİDS Farkındalık Araştırması, toplumun yüzde 77.3’ünün HIV/AİDS konusunda bilgi sahibi olmadığını ortaya koydu.

Sonuçları değerlendiren Prof. Dr. Malhan ve Prof. Dr. Ünal, Türkiye’de giderek artan HIV/AIDS’in yaygınlaşmasının önüne ancak eğitimle geçilebileceğine dikkat çekti.

Toplumun % 77.3’ü HIV/AIDS’den habersiz!

Başkent Üniversitesi’nin, Hacettepe Üniversitesi HIV/AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) ve Gilead Sciences’ın desteği ile yürüttüğü ve bugüne kadar dünyada yapılan en büyük HIV/AIDS Farkındalık Araştırması‘nın çarpıcı sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal‘ın katılımıyla açıklanan araştırma sonuçlarına göre, toplumun yüzde 77.3’ü hastalığa dair bilgiye sahip değil.

Araştırma sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Serhat Ünal, Türkiye’de giderek yaygınlaşan bir tehlike olan HIV/AIDS’in toplumun karşısına çıkacak sessiz bir düşman olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Ünal, “HIV/AIDS’in manevi yükü oldukça ağır, maddi yükü de azımsanmayacak kadar önemli” dedi.

Dünyanın en büyük HIV/AIDS araştırması çarpıcı sonuçları

Prof. Dr. Ünal, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2016 verilerine göre, dünyada ortalama 36,7 milyon HIV hastası bulunduğunu, bu hastaların 1,8 milyonunun yeni hastalardan oluştuğunu ve 2016’da 1 milyon hastanın hayatını kaybettiğini belirtti. Türkiye’de ilk kez 1985 yılında ortaya çıkan ve o yıl 3 olan HIV/AIDS vaka sayısının her yıl giderek arttığını, 2016 yılında bu sayının 14 bini aştığını söyleyen Prof. Dr. Ünal, bu artışın devam etmesi durumunda 2022’de toplam HIV/AIDS’li hasta sayısının 39 bini aşacağına işaret etti.

Prof. Dr. Ünal, “Önemli bir tehlike olarak görünen HIV/AIDS’in topluma anlatılabilmesi için örgün eğitimden başlanarak, bilinçlendirmeye yönelik eylem planları oluşturulması, korunma olanaklarının kolaylaştırılması ve artırılması, anonim test/teşhis olanaklarının yaygınlaştırılması ve tüm bu eylemleri kapsayıcı bir ulusal mücadele planı oluşturulması gerekmektedir. Özellikle HIV/AIDS hastalarının toplumdan dışlanması ve damgalanmalarının engellenmesi adına eylem planları geliştirilmelidir. Hastalık yokmuş gibi davranmanın veya üstünü örtmenin hasta bireylerin uzun dönemli sağlık durumları ve halk sağlığı açısından çok daha ağır sonuçlar doğuracağı unutulmamalıdır” dedi.

türkiye'de hiv aids

Dünyanın en büyük HIV/AIDS farkındalık araştırması

Sonuçları açıklanan araştırmanın dünyada bugüne kadar, bu konuda yapılanların en büyüğü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Malhan da “HIV hastalığının toplumda ne kadar bilindiğine yönelik 2013-2015 yılları arasında dünyadaki en geniş katılımlı araştırmaya 10.000 kişi katılmıştı. 2010 yılında Çin’de yapılan araştırmaya ise 1353 kişi katılım göstermişti. Bu konuda, Türkiye’de de 2010 -2017 arasında 500 üniversite öğrencisine kadar ulaşan araştırmalar yapılmıştı. Ancak 21 binin üzerinde kişinin katıldığı bizim çalışmamız, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük araştırması” açıklamasını yaptı.

“Amacımız çok daha geniş kapsamlı bir araştırmayla toplumun HIV/AIDS konusu hakkındaki farkındalığını/bilgi düzeyini ölçmekti” diyen Prof. Dr. Malhan, araştırmaya ilişkin şu bilgileri verdi:


“Toplumu temsil edebilir geniş kapsamlı bir araştırma yapabilmek için, kolay ulaşabilmek ve cevap alabilmek adına bir HIV/AIDS bilgi düzeyi anketi hazırlandı. Yüz yüze görüşme yöntemiyle, hazırlanan araştırma soruları 18 yaş üstü bireylere soruldu. Araştırmada, eğitim, yaş ve cinsiyet tespitinden sonra HIV hakkında bilgisinin olup olmadığı, bulaşma yolları, HIV hastalarının normal bir yaşam sürüp süremeyeceği, bireylerin HIV testini nerelerde yaptırabileceği, HIV testi yaptırılırken kimliklerinin gizli tutulup tutulmaması konusu sorgulandı. Amaç, toplumdaki bilgi düzeyini ortaya koymaktı. 21.347 kişiyle yapılan araştırmanın sonuçlarına göre toplumun yüzde 77.3’ünün HIV/AIDS konusundaki bilgisiz olduğu ortaya kondu.”

Araştırmanın özet bulguları:

Toplam 21.347 kişinin katıldığı araştırmada çıkan sonuçlar ise şöyle:

  • Araştırmada 21.347 kişiye ulaşılmıştır.
  • Katılımcıların % 52’si kadın ve %48’i erkek olup, ortalama yaş 32,9’dur.
  • Katılımcıların %77,3’ü HIV hakkında hiçbir bilgiye sahip değilken, %22,7’si iyi düzeyde bilgisinin olduğunu belirtmiştir.
  • Hastalığın bulaşma yolları konusunda katılımcıların %25,7’si kan yolu ve %22,5’i korunmasız cinsel ilişki ile bulaşabileceğini bilmezken, %34,8’si el sıkışma/sarılma ve %59,1’i öpüşme ile bulaşabileceğini ifade etmiştir.
  • Katılımcıların %75’i tedavi altındaki hastaların normal bir yaşam sürdürebileceğini bilmemektedir.
  • Ayrıca katılımcıların %49,8’i HIV testi yaptırırken kimliklerini ibraz etmeleri gerektiği düşüncesindedir.
  • Katılımcıların, HIV testinin nerelerde yaptırabileceği konusunda da bilgi yoksunluğu tespit edilmiştir.

SONUÇ OLARAK

  • Geniş popülasyonlu bu HIV/AIDS farkındalık araştırmasında toplumun önemli bir kesiminin hastalık hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığı tespit edilmiştir.
  • Önemli bir tehlike olarak görünen HIV/AIDS’in topluma anlatılabilmesi için örgün eğitimden başlanarak bilinçlendirmeye yönelik eylem planları oluşturulması, korunma olanaklarının kolaylaştırılması ve artırılması, anonim test/teşhis olanaklarının yaygınlaştırılması ve tüm bu eylemleri kapsayıcı bir ulusal bir mücadele planı oluşturulması gerekmektedir.
  • Planın içinde özellikle HIV/AIDS hastalarının toplumdan dışlanması ve damgalanmalarının engellenmesi adına eylem planları geliştirilmelidir.

Hastalık yokmuş gibi davranmanın veya üstünü örtmenin hasta bireylerin uzun dönemli sağlık durumları ve halk sağlığı açısından çok daha ağır sonuçlar doğuracağı unutulmamalıdır.


‘HIV, dünya nüfusunu kontrol altına almak için BM tarafından yayılan bir komplo muydu?’