Kanser tedavisinde kefir zerdeçal ve zakkum etkisi

Doğadan toplanarak tüketilen ve tek başına kanseri tedavi eden bitki ya da mucize besin yoktur. Ancak kanser tedavisi esnasında destekleyici besinler ve kanser riskini azaltan beslenme seçimleri vardır. Kanser tedavisinde zerdeçal, kefir ve zakkum etkisi ne?

Kanser tedavisinde kefir zerdeçal zakkum ve probiyotik etkisi

Zerdeçal etkisi

Zerdeçalın antioksidan etkisi, bağışıklık sistemini düzenleyici, kan şekerini düşürücü birtakım etkileri vardır ancak şu ana kadar küçük bir iki çalışma dışında kanseri önlediği yada iyileştirdiği yönünde elimizde kanıt yoktur.

Bilinen yan etkisi olmadığı için kanser hastaları da (kemoterapide bazı ilaçlarla etkileşimi nedeni ile tedavi esnasında mutlaka doktorunuza danışmak gerekir) sağlıklı bireyler de rahatlıkla kullanabilirler.

Özellikle ağız ve boyun bölgesinden radyoterapi alan kişilerde sandal ağacı yağı ve zerdeçal içeren kremlerin deride soyulma ve eritem üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Bu nedenle zerdeçal kanseri tek başına tedavi edemez ancak bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkisi nedeni ile kanser tedavisi esnasında kullanılabilir.

Kefir ve probiyotik etkisi

Kefir, sütün 50 ye yakın yararlı bakteri ve maya ile fermente edilmesi ile yapılır. Orta Asya’da uzun yıllardır kullanılan probiyotik özellikleri olan bir içecektir. Bazı hayvan deneyleri ve laboratuvarda yapılan hücre çalışmaları kefirin kanserli hücreler üzerinde olumlu etkisinden söz ediyorsa da insanlarda kanseri tedavi ettiğine dair hiçbir çalışma yoktur.

Ancak bağışıklık sistemi üzerinde çok olumlu etkilere sahip olan ve bilinen yan etkisi olmayan kefirin günde iki kez tüketilmesini kemoterapi ve radyoterapi gören hastalarımıza destek tedavisi olarak öneriyoruz.

Sağlıklı kişilerin de düzenli kefir tüketmesi bağışıklık sistemlerini olumlu etkilerken ayrıca kan şekerini dengede tutar, kolesterolü düşürür.

Zakkum etkisi

Zakkum İlk kez 70’li yıllarda duyulmaya başlayan zakkum (NeriumOleander) uzun yıllar gündemi işgal etti ve “kanserde mucize” başlıklarının öncüsü oldu. Yüzlerce umutsuz hastanın iyileştiği haberleri yayılınca Marmaris bir şifa kapısı olarak görüldü ve o dönem bir çok hasta standart tedavileri bırakıp “Zakkum Tedavisi”ne başladı, ancak istenmeyen sonuçlar artınca bakanlık sınırlayıcı önlemler aldı.

Üstelik 1992 de ilaç patenti ABD kökenli PharmaceuticalVenturesThrust adlı firma tarafından satın alınınca “mucize ilaç ” yabancılara kaptırılmış oldu! Ancak laboratuvar çalışmalarında, belirli kanserli hücreler dizisi üzerinde öldürücü ve büyüme engelleyici bir etki gösteren aynı zamanda prostat kanseri hücrelerinin radyoterapiye duyarlılığını artırdığı iddia edilen ilacın sadece faz 1 çalışması yayınlanmıştır.

Kanser hastaları üzerinde etkisi faz 2 ve 3 çalışmalarda kanıtlanabilse, patenti alan firmayı dünyada 1 numara yapacak olan ilaç her nedense yıllar sonra kanser tedavisi için değil “bağışıklık sistemini güçlendirici” olarak piyasaya çıkartılmıştır.

Akciğer kanserinden korunmak için sigarasız hayatı seçin