Ana Sayfa Psikoloji Kapalı havalarda depresyona giriyor musunuz?

Kapalı havalarda depresyona giriyor musunuz?

Kapalı havalarda depresyona

Siz de kapalı havalarda kendinizi kötü hissediyor musunuz? Sonbahar-Kış döneminde sık görülen “Mevsimsel Depresyon”a karşı uzmanlar uyarıyor.

Sonbahar – Kış döneminin gelmesiyle güneşli gün sayısının azalması, yalnızca doğayı değil insan ruhunu ve bedenini de etkiliyor. Kapalı havalar, özellikle insan doğasını negatif yönde etkileyerek, çeşitli fiziksel ve psikolojik değişimlere neden olabiliyor. Bu olumsuz değişimler kış mevsiminin sert ve uzun yaşandığı bölgelerde daha da fazla görülüyor.

Kadınlarda 4 Kat Fazla Görülüyor

Kapalı havaların getirdiği psikolojik olumsuzluklardan etkilenmemek için buna yönelik bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirten LifeClub Sağlık Hizmetleri’nden Uzm. Klinik Psikolog Cansu Karaman, mevsimsel depresyonu ile ilgili şunları söyledi: “Mevsimsel duygu durum bozukluğu ilk kez 1984 yılında Rosenthal ve arkadaşları tarafından tanımlanmıştır. Mevsimsel depresyon sonbahar ve kış aylarında yaklaşık olarak Kasım’dan Mart’a kadar güneş ışığındaki azalmaya bağlı olarak yaşanan depresyon çeşididir. Kadınlarda durumu yaşama oranı erkeklere göre 4 kat daha fazladır. İskandinav ülkeleri gibi kuzey ülkelerine doğru gidildikçe bu bozukluğun görülme sıklığı da artmaktadır.

Mevsimsel depresyon kış tipi ve yaz tipi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kış tipi depresyon yaygın olarak görülürken, yaz tipi depresyon nadiren görülmektedir. Kış depresyonu Kış depresyonu Aralık, Ocak ve Şubat aylarında şiddetini artırmaktadır.”

Belirtilere Dikkat!

Mevsimsel depresyonun birçok belirtisi olabileceğini belirten LifeClub Uzm. Klinik Psikoloğu Cansu Karaman, “Psikolojiyi olumsuz etkileyen birçok duruma sebep olabilen bir ruhsal durum bozukluğu diyebiliriz. Ümitsizlik, isteksizlik, kendini değersiz hissetme, suçluluk duygusu, uyku bozukluğu, enerji kaybı, çabuk yorulma, iştahın artması veya azalması (daha çok karbonhidrata yönelme), sinirlilik, karamsarlık ve odaklanma güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca mevsimsel depresyon, sosyal ilişkileri ve çalışma hayatını da olumsuz etkilemektedir” dedi.

Mevsimsel Depresyonla Baş Etme Yöntemleri

Uzm. Klinik Psikolog Cansu Karaman, mevsimsel depresyon ile baş etme yöntemlerini ise şöyle sıraladı:

  • Rahat ve hafif kıyafetler giyinin ve canlı renkleri tercih edin.
  • Yaşam alanınızı canlı renklerle boyayın ve canlı çiçekler bulundurun.
  • Cinayet, suç, felaket gibi olumsuz içerikli haberleri okumaktan ve izlemekten kaçının.
  • Duygularınızı hafifletmek için çevrenizdeki olumlu olaylara odaklanın.
  • Grip ve diğer kış hastalıklarından mümkün olduğunca korunmaya çalışın.
  • Kış şartlarına adapte olmak için rutin egzersizler yapın, hareketli olun, çok soğuk olduğunda başınızı örtmeyi unutmayın. Aksi halde vücut ısınızın % 30 – 50 ‘sini kaybedebilirsiniz.
  • Tatilinizi mümkünse kışın güneşli bir yer için planlayın.
  • Beyninize daha az oksijen gitmesine neden olan yağlı yiyecekler yerine protein, vitamin ve mineral içeren yiyecekleri tüketmeye dikkat edin.
  • Sosyal çevrenizden ve günlük aktivitelerden uzak kalmayın.
  • Uzun zamandır görüşmediğiniz bir arkadaşınızla iletişime geçin.
  • Kış yeni bir hobi edinmek için en uygun zamandır. İşten gelip çok sevdiğiniz bir şeyi yapmanın heyecanını yaşayın.
  • Hafta sonları evde kalmayın. Yaşadığınız şehirde turist olun. Görmediğiniz yerleri keşfedin.
  • Bu durumun geçici olduğunu hatırlayın. Unutmayın ki her kıştan sonra ilkbahar ve yaz gelir.
  • Sonuç olarak diyebiliriz ki, mevsimsel değişikliğe bağlı depresyon geçici bir durum olmasına rağmen, tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini bozabilir. Bu yüzden mevsimsel depresyon önemsenmeli ve mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.

Sürekli bir şeylere yetişmeye mi çalışıyorsunuz?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.