Ana Sayfa Beslenme Çocuklarda grip: Hızlı iyileşme için 8 beslenme kuralı

Çocuklarda grip: Hızlı iyileşme için 8 beslenme kuralı

Çocuklarda grip (influenza) kış aylarında oldukça sık görülüyor ve özellikle okul ile kreş ortamlarında hızla yayılıyor. Dünya genelindeki veriler, 10 yaş altındaki çocuklarda influenza virüsünün solunum hastalıklarına bağlı hastaneye yatışların yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğunu gösteriyor. Yüksek ateş, halsizlik, kuru öksürük, boğaz ve kas ağrıları küçük yaştaki çocuklarda daha şiddetli seyredebiliyor ve ebeveynlerde ciddi kaygıya yol açabiliyor.

Çocuklarda grip döneminde iyileşmeyi destekleyen beslenme önerileri

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Çeltik, griple mücadelede yalnızca tıbbi tedavinin değil, doğru ve dengeli beslenmenin de kritik önem taşıdığını vurguluyor ve hastalık döneminde uyulması gereken 8 beslenme kuralını sıralıyor.

Çocuklarda grip döneminde beslenme neden önemli?

Prof. Dr. Coşkun Çeltik’e göre doğru beslenme iyileşme sürecinin önemli bir parçası: “Yeterli sıvı alımı ve doğru beslenme, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına, şikayetlerin hafiflemesine ve komplikasyonların azalmasına yardımcı olur. Hastalık döneminde vücudu dinlendirmek için iyi bir uyku, bol sıvı ve yeterli protein ile bağırsak mikrobiyotasını destekleyen gıdaların alınması son derece değerlidir.”

Prof. Dr. Çeltik, influenza döneminde en önemli kurallardan birinin çocuğu zorlamadan, az ve sık aralıklarla, sıvı ağırlıklı beslemek olduğunu belirtiyor.

Sarımsak, soğan, karabiber ve limon sofradan eksik olmasın

“C vitamini, çinko ve probiyotikler mucizevi sonuçlar yaratmazlar ama vücudun doğru çalışmasına destek olurlar” diyen Prof. Dr. Çeltik şöyle devam ediyor: “C vitamininden zengin gıdaların yanı sıra mikrop öldürücü ve bağışıklığı destekleyici etkileri nedeniyle sarımsak ile soğan içeren yemeklerin tüketilmesi, üzerlerine antiviral özelliği olan karabiber serpilmesi önemlidir. C vitamininden zengin limon da çorbaların ve salataların üzerine sıkılıp kolayca tüketilebildiği için avantaj sağlar.”

Çocuklarda grip tedavisinde 8 önemli beslenme kuralı

  1. C vitaminini besinlerden alın: Kolajen üretimini artıran ve bağışıklık hücrelerinin işlevlerini destekleyen C vitamini, grip tedavisinde önemli bir destek sağlıyor. Prof. Dr. Çeltik, “C vitamini grip virüsünü azaltmaz ve bağışıklığı güçlendirmez. Ancak akut hastalık döneminde şikayetlerin daha hızlı hafiflemelerine yardımcı olabilir” diyor. Yüksek doz C vitamininin ekstra bir faydası olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Çeltik’e göre portakal, mandalina, limon, biber, avokado, kivi ve kuşburnu C vitamini açısından zengin: “Çocuğun mümkünse meyvelerin kendisini tüketmesi önemlidir. Meyve suyu olarak verilecekse günlük iki bardağın geçmemesi daha iyi olur; çünkü aşırı şeker yükü metabolizmayı olumsuz etkiler.”
  2. Çinko içeren gıdalara yer verin: Vücutta çok sayıda enzimin yardımcısı olan çinko, influenza virüsünün sınırlanmasını sağlıyor, hatta dokuya tutunmasını engelliyor. Hindi, tavuk, kıyma, yoğurt, badem, ceviz, fıstık, kaju, kabak çekirdeği ve nohut çinkodan zengin gıdalar arasında.
  3. Haftada 1-2 kez fırında balık verin: Omega-3 yağ asitleri vücuttaki enflamasyonu, yani aşırı yangıyı azaltırken bağışıklık hücrelerini de destekliyor. Somon, sardalye, uskumru ve hamsi, kış mevsiminde omega-3 oranı yüksek deniz balıkları arasında yer alıyor. “Balıkların kızartma olarak değil fırında pişirilmesi en ideal seçimdir. Bu sayede kızartmayla ortaya çıkan kötü trans yağlardan da uzak durulmuş olur” diyen Prof. Dr. Çeltik, çok yağlı gıdaların hastalık döneminde bulantıyı tetikleyebileceğini hatırlatıyor. Bitkisel omega-3 kaynaklarından ceviz de tercih edilebiliyor.
  4. Probiyotikleri ölçülü tüketin: Kefir gibi fermente süt ürünleri bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek bağışıklık yanıtına dolaylı katkı sağlayabiliyor. Ancak inek sütü alerjisi, laktoz intoleransı ya da irritabl bağırsak hastalığı olan çocuklarda sorun oluşturabiliyor; fazla tüketim de gaz sorununu artırabiliyor. Günde 1-2 öğün, en fazla 200 ml (bir su bardağı) probiyotik kaynağı genellikle yeterli geliyor. Laktozu tolere edemeyen çocuklarda doğal yoğurt alternatif olabilirken, hastalık döneminde en güzel seçenek doğal kefir.
  5. Proteini karbonhidratla birlikte verin: Protein; bağışıklık hücrelerinin çalışmasında, antikor üretiminde ve dokuların onarımında önemli rol üstleniyor. Prof. Dr. Çeltik, enfeksiyonlarda fazla enerji tüketimine bağlı bir tür metabolik yıkım süreci gerçekleştiğini belirtiyor: “Bu süreci geri döndürmek için karbonhidratla birlikte protein almak şarttır. Hastalık döneminde yağlı et ve kızartma yemekleri yerine daha hafif ve sulu yiyecekler tercih edilmelidir. Örneğin, yoğurtlu pirinç pilavı, yumurta, lor peyniri, tavuk ve hindi beyaz eti, tavuk çorbası, kıymalı çorbalar veya deniz balıkları verilebilir. Alınan protein, pirinç, yulaf, patates, muz ve elma gibi besinlerle desteklenmelidir.” Gaz ve karın ağrısını tetikleyebilecekleri için baklagiller bu dönemde pek tercih edilmiyor; bal ve pekmez ise iyi enerji verdikleri için avantaj sağlıyor.
  6. Zeytinyağını kızartmada kullanmayın: Sağlıklı yağlar vücuttaki iltihabı azaltarak bağışıklık hücrelerine destek oluyor. Prof. Dr. Çeltik, zeytinyağının gıdaları kızartmak için kullanılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor: “Çünkü zeytinyağı çabuk yanar ve bunun sonucunda birçok toksik madde açığa çıkararak hücrelere zarar verebilir. Dolayısıyla zeytinyağının yemeği ocaktan indirmeye yakın ilave edilmesi önemlidir.” Avokado, ceviz, fındık ve badem yağları da iyi yağlar grubunda; bu gıdaların kendilerinin tüketilmesi lif açısından da katkı sağlıyor ve enerji veriyor.
  7. Bol sıvı verin, az az ve sık: Prof. Dr. Çeltik, enfeksiyon döneminde çocuğun mutlaka bol sıvı alması gerektiğini vurguluyor: “Ateş, hızlı solunum ve terleme nedeniyle sıvı kaybı artar. Bu da halsizlik, baş ağrısı, bulantı ve kusma yapabilir. Ağırlıklı olarak su olmak üzere, belli ölçülerde ayran, elma suyu ve limonata gibi içecekler ile çorbalar sıvı eksikliğini tamamlayabilir. Bulantıyı tetiklememek için sıvıların yavaş, az az ve sık alınması gerekir. Bazen ılık, ballı ve limonlu ıhlamur çayı da solunum sorunlarının azaltılması için iyi bir alternatif olabilir. Ancak sıvı alımı çok azsa ve kusma başladıysa bir sağlık kurumuna başvurulması elzemdir.”
  8. İşlenmiş gıdalar yerine anne yemekleri: Paketli atıştırmalıklar, şekerlemeler, gazlı içecekler, meyve oranı düşük şekerli içecekler, salam, sosis ve sucuk gibi ürünler yüksek yağ oranının yanı sıra katkı ve koruyucu maddeler içerebiliyor, gereksiz şeker ve tuz yükü getiriyor. Prof. Dr. Çeltik, “Tüm bunlar çocuğun midesini rahatsız edebilir ve iştahını daha da bozabilir. Özellikle yüksek şekerli içecekler ve yiyecekler kısa süreli enerji verseler de ani insülin yükselmesine sebep olup kan şekeri dengesizliğine ve beslenmenin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca reflü ve kusmaya da neden olabilir. Dolayısıyla anne yemekleri dediğimiz sulu, temiz ve sevgi yüklü yemekler çocuklar için son derece önemlidir” diyor.

Hastalık sırasında ateşin nasıl yönetileceğine dair önerileri yüksek ateşte ebeveynlerin sık yaptığı hatalar yazımızda bulabilirsiniz.

Çocuklarda grip hakkında sık sorulan sorular

Çocuklarda grip sırasında C vitamini takviyesi gerekir mi?

Prof. Dr. Coşkun Çeltik’e göre yüksek doz C vitamininin ekstra bir faydası yok; C vitamininin portakal, mandalina, kivi ve kuşburnu gibi gıdalardan doğal yoldan alınması gerekiyor.

Grip olan çocuğa günde ne kadar meyve suyu verilebilir?

Meyve suyu verilecekse günlük iki bardağı geçmemesi öneriliyor; mümkünse çocuğun meyvenin kendisini tüketmesi daha iyi.

Hastalık döneminde ne kadar kefir veya yoğurt tüketilmeli?

Günde 1-2 öğün, en fazla 200 ml (bir su bardağı) kadar probiyotik kaynağı tüketmek genellikle yeterli geliyor.

Çocuklarda grip sırasında ne zaman sağlık kurumuna başvurulmalı?

Prof. Dr. Çeltik’e göre sıvı alımı çok azsa ve kusma başladıysa bir sağlık kurumuna başvurulması gerekiyor.

Görüş: Prof. Dr. Coşkun Çeltik, Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı, Acıbadem Ataşehir Hastanesi

Kaynaklar

Çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için püf noktalar

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.