Ana Sayfa Psikoloji Madde bağımlılığı: Ergenlikte ani değişikliklere dikkat

Madde bağımlılığı: Ergenlikte ani değişikliklere dikkat

Madde bağımlılığı çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini gösteriyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, ani arkadaş çevresi değişikliği, akademik performansta düşüş, uyku ve iştah düzensizliği, aşırı para harcama ya da para ihtiyacında artış gibi işaretlerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

Ergenlerde madde bağımlılığı belirtilerini fark eden aile

Yeşilay Haftası kapsamında madde ve alkol bağımlılığı, tedavi yöntemleri ve bağımlılıkla mücadele konusunda bilgi veren Prof. Dr. Ensari, “Aileler özellikle ergenlik döneminde başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat etmelidir. Mutlaka ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına danışılmalıdır” diyor.

Madde bağımlılığı ruhsal bir bozukluk

Prof. Dr. Ensari, madde kullanımının bir ruhsal bozukluk olduğunu vurguluyor: “En son uluslararası kabul edilen Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabına göre (DSM-5), ‘kötüye kullanım’ ve ‘bağımlılık’ ayrımı kaldırılmış; bunlar tek bir başlık altında, hafif, orta ve ağır düzey olarak sınıflandırılmıştır. Madde kullanım bozukluğu, klinik olarak belirgin bozulmaya veya sıkıntıya yol açan, sorunlu bir madde kullanım örüntüsü ile karakterize bir ruhsal bozukluktur.”

Ensari’ye göre bağımlılık yalnızca davranışsal değil, nörobiyolojik değişimlerle seyreden bir beyin hastalığı: “Bağımlılıkta özellikle mezolimbik dopamin sistemi etkilenmekte, tekrar eden kullanım nöroadaptasyona ve kompulsif davranış örüntüsüne yol açmaktadır.”

Madde bağımlılığı tanısı hangi kriterlerle konuyor?

Ensari, tanı kriterlerini şöyle sıralıyor:

  • Maddenin planlanandan daha fazla ya da uzun süreli kullanılması
  • Bırakma ya da azaltma girişimlerinin başarısız olması
  • Madde temini ve kullanımına aşırı zaman ayrılması
  • Maddeye karşı şiddetli istek (craving)
  • İş, okul ve aile sorumluluklarında aksama
  • Sosyal sorunlara rağmen kullanımın sürdürülmesi
  • Tolerans gelişimi ve maddenin alınmadığı zamanlarda yoksunluk belirtileri

“Son bir yıl içinde tüm bu sayılanlardan en az ikisi bile bulunuyorsa madde bağımlılığı tanısı için yeterli olmaktadır.” Tanı, belirtilerin şiddetine göre hafif, orta ve ağır düzey olarak sınıflandırılıyor.

Ensari, DSM-5’te madde kullanım bozukluklarının tütün, alkol, opioidler, uyarıcılar, sedatif-hipnotikler, halüsinojenler, uçucu maddeler, kannabis ve diğer maddeler olmak üzere farklı farmakolojik gruplar altında sınıflandırıldığını belirtiyor. Uçucu maddelerin özellikle ergenlerde nörotoksisite riski taşıdığını, kannabisin ise yatkın bireylerde psikoz riskini artırabildiğini vurguluyor.

Alkol kullanım bozukluğu ruhsal hastalıklarla birlikte seyredebiliyor

Ensari’ye göre alkol kullanım bozukluğunun tanı ölçütleri madde kullanım bozukluğuyla paralel ve yine son 12 aylık dönem esas alınıyor: “Genetik yatkınlık, erken yaşta başlama, erkek cinsiyet, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar, travma öyküsü, yüksek stres düzeyi risk faktörleri arasında sayılabilir. Alkol kullanım bozukluğu, sıklıkla depresyon ve anksiyete bozuklukları ile eş zamanlı seyretmektedir.”

Aileler ergenlerde madde bağımlılığı belirtilerine dikkat etmeli

Ensari, ailelerin şu değişiklikleri gördüğünde madde kullanımı ihtimalini akla getirmesi gerektiğini söylüyor:

  • Ani arkadaş çevresi değişikliği
  • Akademik performansta düşüş
  • Uyku ve iştah düzensizliği
  • Aşırı para harcama ya da para ihtiyacında artış
  • İçe kapanma ya da çabuk sinirlenmede (irritabilite) artış
  • Göz kızarıklığı, kilo değişimi gibi fiziksel belirtiler

“Ancak kesin tanı klinik değerlendirme ile ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından konur. Suçlayıcı değil destekleyici bir iletişim yaklaşımı erken müdahale açısından kritik öneme sahiptir.” Ergenlerle iletişim için ergenlik dönemi rehberi yazımıza da göz atabilirsiniz.

Tedavi multidisipliner ve toplum temelli

Ensari, madde kullanım bozukluğunun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurguluyor: “Tıbbi değerlendirme ve detoksifikasyon, farmakolojik tedaviler, bilişsel davranışçı terapiler, motivasyonel görüşmeler, aile terapileri, grup terapileri, rehabilitasyon ve relaps önleme programları ile bireyin ihtiyacına özgü takip, tedavi ve rehabilitasyon planlanır. Nüks görülebilir; bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; hastalığın kronik doğasının bir parçası olduğunu kabul edip tedavi ve rehabilitasyon sürecine devam edilir.”

Önlemede ailelere ve topluma düşen görevler

Ensari’ye göre aile içinde açık ve güvenli iletişimin temelleri atılmalı, çocuğun kendini ifade etmesine imkân sağlanmalı ve ‘hayır’ diyebilme becerisi geliştirilmeli. Stresle sağlıklı baş etme yolu olarak spor, sanat ve güvenli sosyal etkinliklere yönlendirme de etkili yöntemler arasında. “Özellikle ergenlik döneminde yargılayıcı, eleştirici yaklaşımdan uzak; aşırı koruyucu kollayıcı da olmadan, ilişkilerde sınır koymasını bilen, arkadaş seçimine özen gösteren, özgüvenli, aile bağları güçlü bireyler yetiştirmek ailelerin birincil görevi olmalıdır.”

Ensari, damgalamayla mücadelenin ve bağımlılığın bir irade sorunu değil kronik bir beyin hastalığı olduğu bilincinin yaygınlaşmasının önemine dikkat çekiyor. Destek için Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı, aile hekimlikleri, sağlıklı yaşam merkezleri, devlet hastanelerindeki ruh sağlığı ve hastalıkları poliklinikleri, AMATEM, ÇEMATEM ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) başvurulabiliyor.

Madde bağımlılığı hakkında sık sorulan sorular

Ergenlerde madde kullanımı nasıl anlaşılır?

Prof. Dr. Hülya Ensari’ye göre ani arkadaş çevresi değişikliği, okul başarısında düşüş, uyku ve iştah düzensizliği, para ihtiyacında artış, içe kapanma, çabuk sinirlenme, göz kızarıklığı ve kilo değişimi dikkat edilmesi gereken işaretler. Kesin tanıyı ruh sağlığı uzmanı koyuyor.

Madde bağımlılığı tedavi edilebilir mi?

Evet. Ensari’ye göre multidisipliner ve toplum temelli bir yaklaşımla tedavi edilebiliyor; nüks görülmesi tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmiyor.

Bağımlılık için nereden destek alınabilir?

Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı, aile hekimlikleri, sağlıklı yaşam merkezleri, devlet hastanelerinin ruh sağlığı poliklinikleri, AMATEM, ÇEMATEM ve YEDAM’a başvurulabiliyor.

Görüş: Prof. Dr. Hülya Ensari, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kaynaklar

Ergenlikte şiddet eğilimi ve öfke kontrolü: Ergen beyni neden frensiz bir arabaya benzer?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.