Ana Sayfa Gündem Sel sularında kalan araç çalıştırılmamalı

Sel sularında kalan araç çalıştırılmamalı

Sel sularında kalan araç yeniden çalıştırılmamalı; su yalnızca motora değil, elektronik sistemlere ve güvenlik donanımlarına da ciddi zarar verebiliyor. İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışlarda çok sayıda aracın su altında kalması ve sürüklenmesi, sürücülerin sel sırasında ve sonrasında nasıl davranması gerektiği sorusunu gündeme getirdi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, “En iyi sürücü sel suyuna girmeyen sürücü, en güvenli taşıt kuru kalabilen taşıttır” uyarısında bulundu.

Sel sularında kalan araç ve kısmen suya gömülmüş otomobiller

“Önümüzdeki aracın geçebilmesi, bizim de geçebileceğimiz anlamına gelmez”

Şener’e göre sel sularında araç kullanırken en büyük tehlike, suyun derinliğinin ve yolun gerçek durumunun doğru değerlendirilememesi: “Su, yol yüzeyindeki çukurları, açık rögarları, çökmeleri ve akıntıyla sürüklenmiş engelleri gizleyebilir. Ayrıca suyun derinliği, aracın ağırlığı ve tasarımı ne olursa olsun, aracın yol tutuşunu ve kontrolünü kaybetmesine neden olabilir.”

Şener, derinliği ve zemini bilinmeyen su birikintilerine araçla girilmemesi gerektiğini vurguluyor: “Suyun başka araçlar tarafından geçilmiş olması da o güzergahın güvenli olduğunu göstermez. Yol suyla kaplanmışsa mümkünse geri dönmeli, alternatif ve güvenli bir güzergah seçmeliyiz. Birkaç dakikalık zaman kazancı uğruna hem kendi hayatımızı hem de araçtaki diğer kişilerin hayatını tehlikeye atabiliriz.”

“30 santimetrelik hızlı akan su birçok otomobili sürükleyebilir”

Sel suyunun sürükleme gücünün çoğu zaman hafife alındığını belirten Şener, ABD Ulusal Hava Servisi’nin (NWS) uyarılarına dikkat çekiyor: “Yaklaşık 15 santimetre derinliğindeki hızlı akan su bir yetişkini devirebilirken, 30 santimetrelik hızlı akan su birçok otomobili sürükleyebilir. Yaklaşık 61 santimetrelik hızlı akan su ise SUV ve bazı kamyonetleri de sürükleyebilir.” Şener’e göre aracın ağırlığı sele karşı güvence değil; özellikle akıntı olan yollarda ilerlemeye çalışılmamalı.

Araç içinde mahsur kalındığında ne yapılmalı?

Sel sırasında araçta mahsur kalmak birkaç dakika içinde hayati tehlikeye dönüşebiliyor. Şener, “Su yükseliyor, akıntı aracı sürüklüyor veya araç kontrolünü kaybediyorsa ilerlemeye çalışılmamalı. Motor durursa tekrar tekrar çalıştırmayı denememek gerekir. Öncelik aracı kurtarmak değil, içeridekilerin hayatını korumaktır” diyor. Mümkünse 112’ye ulaşılarak konum ve araçtaki kişi sayısı bildirilmeli; çocuk, yaşlı veya hareket kısıtlılığı olan yolcular varsa bu bilgi de ekiplere iletilmeli.

Şener’e göre her durumda araçtan hemen çıkmak doğru değil: “Hızlı akan su aracı çevreliyorsa, su içeri yükselmiyorken araçta kalmak ve yardım istemek daha güvenli olabilir. Çünkü hızlı akıntıda araçtan çıkıp suya girmek kişinin sürüklenmesine ve boğulmasına neden olabilir. Ancak su seviyesi araç içinde yükselmeye başlarsa beklenmemeli, güvenli tahliye seçeneği değerlendirilmelidir.”

Su yükseldiğinde kapılar su basıncı nedeniyle açılamayabiliyor. Şener’in önerileri şöyle:

  • Koşullar kötüleşmeden yan camlardan çıkış değerlendirilmeli.
  • Emniyet kemeri açılmalı; çocuklara ve hareket etmekte zorlanan yolculara yardım edilmeli.
  • Camlar elektrikle açılmıyorsa kırılabilir bir yan camdan çıkmak gerekebilir; ön camlar genellikle lamine olduğu için kırılmaz.
  • Her araçta emniyet çekici bulundurulmalı ve kolay erişilebilir bir yerde tutulmalı.
  • Araçtan çıkanlar akıntıya karşı yürümeye veya yüzmeye çalışmamalı, yüksek ve güvenli bir noktaya ulaşmalı, eşyalar için geri dönmemeli.

Sel sularında kalan aracın motorunu çalıştırmayın

Suyun çekilmesi aracın güvenle kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Şener, “Araç suya girmiş, su altında kalmış veya motor bölmesine su girmiş olabilecek durumdaysa motor çalıştırılmamalı ve marşa basılmamalıdır. Aracı hareket ettirmeye çalışmak, mevcut hasarı ağırlaştırabilir. Araç güvenli bir yerdeyse ve yaklaşmak tehlike yaratmıyorsa hasarın fotoğrafları çekilebilir. Sigorta şirketine bilgi verilmeli ve uygun kurtarma hizmeti çağrılmalıdır” diyor. Su almış araçlar itilerek veya uygun olmayan şekilde çekilerek hareket ettirilmemeli; ıslak elektrik bağlantılarına ve kontrol ünitelerine müdahale edilmemeli. Hasar ve sigorta süreci için Selde zarar gören araç için kasko ve sigorta rehberi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Hidrolik kilit motoru tamamen bozabilir

Şener’e göre selin motorlarda yol açabileceği en ciddi sorunlardan biri hidrolik kilit: “İçten yanmalı motorlarda pistonlar, silindir içindeki hava-yakıt karışımını sıkıştırarak çalışır. Ancak su, hava gibi kolayca sıkıştırılamaz. Hava emiş sistemi üzerinden silindirlere yeterli miktarda su ulaşırsa pistonun yukarı hareketi engellenebilir.” Bu durumda biyel kolları eğilebiliyor veya kırılabiliyor, pistonlar ve krank mekanizması ağır hasar görebiliyor; hasarın boyutuna göre motorun tamamen değiştirilmesi gerekebiliyor.

Araç çalışsa bile güvenlik sistemleri arızalanmış olabilir

Modern araçlarda motor yönetimi, ABS, elektronik denge kontrolü, hava yastıkları, emniyet kemeri gergileri, park sensörleri ve sürüş destek sistemleri gibi çok sayıda elektronik bileşen bulunuyor. Şener, sel suyunun bu sistemlerde kısa devreye, yalıtım sorunlarına ve zamanla korozyona yol açabileceğini; arızaların bazen günler veya haftalar sonra ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Araç tabanına ulaşan su halı ve yalıtım malzemelerinin altında nem bırakarak küf ve kötü kokuya da neden olabiliyor.

Elektrikli ve hibrit araçlarda gecikmeli yangın riski

Şener’e göre batarya paketleri, elektrik motorları ve yüksek voltaj kabloları su baskınından etkilenebiliyor; bu da elektrik çarpması, kısa devre ve gecikmeli ısınma ile yangın riski yaratabiliyor. Sele maruz kalan elektrikli ve hibrit araçlar batarya güvenliği değerlendirilmeden çalıştırılmamalı ve şarj edilmemeli. Batarya ve yüksek voltaj kablolarına dokunulmamalı; duman, anormal ısınma, tıslama veya olağan dışı ses fark edilirse araçtan uzaklaşılıp acil durum ekiplerine haber verilmeli. Batarya hasarı şüphesi olan araçlar evlerden ve kapalı alanlardan uzak tutulmalı.

Fren, direksiyon ve şanzıman da kontrol edilmeli

Sel sonrasında fren sistemi, direksiyon bileşenleri, şanzıman, diferansiyel, tekerlek rulmanları ve elektrik tesisatı farklı düzeylerde etkilenmiş olabiliyor. Su altında kalan araçlar uygun ekipmanla, gerektiğinde düz platformlu çekiciyle taşınmalı. Şener, “Aracın çalışıyor olması veya kısa bir mesafede hareket edebilmesi güvenli olduğu anlamına gelmez. Frenler, direksiyon, aktarma organları, elektronik sistemler ve araç içi bileşenler kontrol edilmeden normal kullanıma başlanmamalıdır” diyor.

Şener’e göre sel koşullarında araç güvenliğinin iki temel kuralı var: “Öncelik can ve taşıt güvenliği için taşıtla suya girmemektir. Bir sebepten suya girilmişse ve güvenle çıkılabilmişse taşıt hasarını ağırlaştırmamak önemlidir.”

Sık sorulan sorular

Sel sularında kalan araç çalıştırılabilir mi?

Hayır. Motor bölmesine su girmiş olabilecek bir araçta marşa basılmamalı; hidrolik kilit nedeniyle motor ağır hasar görebilir. Araç uzman servis tarafından incelenmelidir.

Ne kadar derin su aracı sürükleyebilir?

Şener’in aktardığı NWS verilerine göre yaklaşık 30 santimetrelik hızlı akan su birçok otomobili, yaklaşık 61 santimetrelik su ise SUV ve bazı kamyonetleri sürükleyebilir.

Selde araçta mahsur kalınca araçtan çıkmalı mı?

Hızlı akıntı aracı çevreliyor ancak su içeri girmiyorsa araçta kalıp yardım istemek daha güvenli olabilir. Su araç içinde yükselmeye başlarsa beklenmeden yan camlardan güvenli tahliye değerlendirilmelidir.

Selden etkilenen elektrikli araç şarj edilebilir mi?

Hayır. Batarya güvenliği uzmanlarca değerlendirilmeden çalıştırılmamalı ve şarj edilmemelidir; gecikmeli yangın riski bulunabilir.

Kaynaklar

İstanbul’da sel: Felaketin nedeni yağış mı, betonlaşma mı?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.