Nakit yönetimi, Türkiye’de bazı yatırım fonlarında yaşanan likidite sorunları ve tasfiye kararlarının ardından şirketlerin yeniden gündemine oturdu. Valor Kurucu Ortağı Sefa Karaca, şirketlerin finansal yatırımlarda yalnızca görünen getiriye değil, anaparanın korunmasına ve ihtiyaç anında nakde erişim imkanına da odaklanması gerektiğini vurguluyor. Karaca’ya göre şirketin finansal kaynakları, ana faaliyetlerin devamlılığını tehlikeye atmayacak şekilde yönetilmeli.
Fon krizleri nakit yönetimi konusunu yeniden gündeme taşıdı
Faaliyetlerden elde edilen nakdin finansal yatırımlarda değerlendirilmesi fırsatlar sunarken risk yönetimi sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. Son dönemde bazı fonlarda yaşanan likidite sorunları, yatırımın yalnızca ekranda görünen değeriyle değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu. Karaca, şirketin nakde ihtiyaç duyduğu anda kaynaklarına erişememesinin maaş, vergi, kredi taksiti ve tedarikçi ödemelerinde aksamalara yol açabileceğini; finansal yatırımdan beklenen ek getirinin ana faaliyetlerde çok daha büyük kayıplara neden olabileceğini belirtiyor. Karaca’nın nakit yönetiminde öne çıkardığı 5 kritik kural şöyle:
1. Kasadaki paranın amacını belirleyin
“Şirketlerin nakit yönetiminde ilk adım, eldeki paranın hangi amaçla tutulduğunu belirlemek. Yaklaşan ödemeler için ayrılan kaynaklar, beklenmedik durumlara karşı tutulan rezervler ve uzun vadede kullanılmayacak finansal kaynaklar birbirinden ayrılmalı. Üç hafta sonra ödenecek vergi için ayrılan parayla iki yıl boyunca kullanılmayacak bir kaynağın aynı risk anlayışıyla yönetilmesi mümkün değil. Nakdin vadesine ve kullanım amacına göre sınıflandırılması büyük önem taşıyor.”
2. “Bu paraya birkaç ay ulaşamazsak ne olur?” diye sorun
Karaca’ya göre bütün şirketler için geçerli tek bir güvenli yatırım oranı yok. Uygun risk sınırı nakit akışının öngörülebilirliği, borç yükü, tahsilat süreleri ve alternatif finansman kaynaklarına erişim gibi unsurlara göre belirlenmeli: “Yönetimlerin yatırım kararı öncesinde kendilerine ‘Bu yatırım değer kaybederse veya paraya birkaç ay ulaşamazsak faaliyetlerimizi sürdürebilir miyiz?’ sorusunu yöneltmesi gerekiyor.”
3. Fonun adına değil içindeki varlıklara bakın
Yatırım ürünlerini yalnızca isimleri veya geçmiş performansları üzerinden değerlendirmek riskleri gözden kaçırmaya yol açabiliyor. Karaca, fon seçiminde hangi varlıklara yatırım yapıldığının, portföy yoğunlaşmasının, kaldıraç kullanımının ve nakde dönüş koşullarının ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Geçmiş getiri, anaparanın korunacağı ya da ihtiyaç anında nakde kesintisiz erişilebileceği anlamına gelmiyor.
4. Çeşitlendirmeyi doğru yapın ve yazılı politika belirleyin
“Birden fazla yatırım ürününe yönelmek, tek başına riskin dağıtıldığı anlamına gelmiyor. Farklı isimler taşıyan ürünlerin aynı varlıklara veya benzer risk unsurlarına maruz kalması, beklenen çeşitlendirmenin sağlanamamasına yol açabiliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca ürün bazında değil, kurum, dayanak varlık ve vade bazında da limitler belirlemesi gerekiyor. Korunması gereken asgari likiditenin, işlem yetkilerinin ve raporlama düzeninin yazılı bir nakit ve yatırım politikasıyla tanımlanması, finansal kararların daha sistematik alınmasını destekliyor.” Küçük ve orta ölçekli işletmeler için risk yönetimi önerilerini KOBİ’ler risk yönetimi yaparken nelere dikkat etmeli yazımızda bulabilirsiniz.
5. Nakit yönetimi: CFO’nun önceliği getiri kadar ödeme gücü
Karaca’ya göre finans yöneticilerinin ve CFO’ların sorumluluğu, finansal varlıkların performansını şirketin ödeme takvimi, borçluluk yapısı ve büyüme hedefleriyle birlikte ele almak: “Şirketin nakdi yalnızca finansal getiri elde etmek için kullanılan bir kaynak değil, aynı zamanda faaliyetlerin devamlılığını sağlayan temel güvence niteliği taşıyor. Sağlıklı finans yönetimi ise bu kaynağı koruyarak şirketin kendi işinden sürdürülebilir biçimde değer yaratmasını destekliyor.”
Sık sorulan sorular
Şirketlerde nakit yönetimi neden önemli?
Sefa Karaca’ya göre nakde ihtiyaç anında erişilememesi maaş, vergi, kredi ve tedarikçi ödemelerinde aksamalara yol açarak ana faaliyetleri tehlikeye atabiliyor.
Şirket nakdi nasıl sınıflandırılmalı?
Yaklaşan ödemeler için ayrılan kaynaklar, beklenmedik durumlar için rezervler ve uzun vadeli kaynaklar birbirinden ayrılmalı ve vadesine göre yönetilmeli.
Fon seçerken nelere bakılmalı?
Fonun adından çok içindeki varlıklara, portföy yoğunlaşmasına, kaldıraç kullanımına ve nakde dönüş koşullarına bakılmalı.
Farklı fonlara yatırım yapmak riski dağıtır mı?
Her zaman değil. Farklı isimli ürünler aynı varlıklara maruz kalabiliyor; bu nedenle kurum, dayanak varlık ve vade bazında limitler belirlenmeli.