Bel ağrıları neden ciddiye alınmalı?

Bel ağrıları, toplumda en sık görülen ve en sık iş gücü kaybına sebep olan bozukluklardan biri. Her iki kişiden biri hayatında en az bir kez ciddi bel ağrısı atağı geçiriyor. Yetişkinlerde ani bir zorlanmayla başlayan bel ağrıları sıklıkla birkaç hafta içinde basit tedavilerle iyileşiyor ancak yine sıklıkla, uygun tedavi ve önleyici tedbirler alınmazsa tekrarlıyor.

Ani zorlanmayla başlayan bel ağrıları basit tedavilerle iyileşiyor ancak uygun tedavi ve önleyici tedbirler alınmazsa tekrarlıyor.

Toplumda her bel ağrısının sebebinin genellikle fıtık olduğuna dair yanlış bir inanış hâkim. Özel Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman bel ağrılarını, nedenlerini ve tedavilerini şöyle özetliyor;

Bel ağrılarını hafife almayın, fıtık harici birçok rahatsızlık bel ağrılarına sebep olabiliyor…


Toplumda yaygın olan inanışın aksine gerçek bel fıtığı, bel ağrılarının sadece küçük bir oranını oluşturuyor. Bunların da çok az bir bölümüne cerrahi tedavi gerekiyor. Fıtık harici bel ağrısı nedenleri arasında bele ani yüklenme sonucu zorlanma, zayıf bel-karın kasları, obezite, kötü duruş (postür), belde kireçlenme, bel kayması, omurilik kanalı daralması, omurganın iltihabi romatizmaları, kemik erimesi, omurlarda çökme kırıkları, bel omurlarının tümörleri, tüberküloz/bruelloz gibi enfeksiyonlar ve başta böbrekler olmak üzere iç organlardan kaynaklanan ağrıların yansıması sayabiliriz. Tabii ki psikolojik nedenleri ve ikincil kazançları da göz ardı etmemek gerekiyor.

Ani başlayan bel ağrıları sıklıkla ağır bir cismi kaldırma, ters bir hareket yapma, düşme, ani-şiddetli hapşırık gibi bele yüklenme sonrası görülüyor. Bel çevresi kaslar ve bağlarda ani gerilme ve mikroskopik düzeyde kopmaların olduğu bu durumda ağrı sadece bele vuruyor veya hafifçe kalçalar üzerine yayılıyor. Belden başlayıp kalçadan bacağın arkasına ve ayağa dek uzanan ağrılarda ise bel fıtığına bağlı sinir kökü baskısı olduğu düşünülmeli. Beraberinde uyuşma, kuvvet kaybı, öksürme-ıkınma ile ağrı artışı varsa bu tanıyı destekliyor. Geceleri artan ağrılar varlığında ise öncelikle kemik tümörlerinden şüphe edilmeli. Ateş, bol gece terlemesi, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtiler daha çok Tuberküloz ve Bruselloz gibi enfeksiyonların varlığına işaret ediyor. İstirahat sonrası ve sabahları artan ağrı ve hareket zorluğu ise başta ankilozan spondilit olmak üzere omurganın iltihabi romatizmalarını akla getiriyor.

Hareketsiz iş ve yaşam düzeni, fazla kilolar, stres ve depresyon ‘bel ağrıları’nı tetikliyor!

Mekanik (iltihabi veya tümöral kaynaklı olmayan) bel ağrıları yönünden bazı kişiler daha fazla risk taşıyor. Bu kişileri; meslek gereği ağır kaldıranlar veya hareketsiz iş ve yaşam düzeni olanlar, uzun süreli araç kullananlar, fazla kilolular, zayıf bel ve karın kasları olanlar, uygun olmayan yatakta yatanlar, gebeler, depresyon veya yoğun stres yaşayan olarak sıralayabiliriz.