Benden Bu Kadar: Kadın düşmanı küçük erkekler 

Bazı filmleri tekrar tekrar izleseniz de  ilk seferinde aldığınız tadı alabiliyorsunuz. Hatta başta fark etmediğiniz kareler, cümleler, ifadeler yeniymiş gibi gelebiliyor. Geçen akşam, başrollerini Jack Nicholson ve Helen Hunt’ın paylaştığı, 1998 yapımı ‘As Good As It Gets’i (Benden Bu Kadar) izlerken bunları hissettim.

benden-bu-kadar-kadin-dusmani-kucuk-erkekler

Benden Bu Kadar

Bir gülüp, bir ağladığım filmde bir sahne geldi ki, ‘nasıl oldu da ilk izleyişimde dikkatimi çekmedi’ diye düşünmeden edemedim.

Obsesif kompulsif bozukluktan muzdarip, kaba ve aksi roman yazarı Melvin Udall’ın, bir kadın hayranının kendisine yönelttiği ‘Kadınları nasıl bu kadar doğru anlatabiliyorsunuz?’ sorusuna verdiği cevaptı ilginç olan: ‘Bir erkeği düşünüyorum, ondan sorumluluk duygusu ve mantığı çıkarıyorum!’

benden-bu-kadar-kadin-dusmani-kucuk-erkekler

Ataerkillik açısından tam bir şoven domuz söylemi olan bu cümle, bende öfkeden ziyade merak uyandırdı. Bazı erkeklerdeki (belki de çoğu) erkeğin kadından üstünlüğüne olan inancın da ötesinde;  kadını eksik, kusurlu, sorunlu, zayıf, zararlı gören bu zihniyet üzerinde düşünmeye başladım.

Genel anlamda ‘kadın düşmanlığı’ olarak dilimize çevirebileceğimiz mizojini (Misogyny), Yunanca’da kadın (gyne) ve nefret etmek (misein) sözcüklerinden oluşur. Cinsiyet ayrımcılığından (sexisme) çok daha negatif bir kavram olan mizojini, kadının varlığının neredeyse tümden yok edilmesi fikrine kadar ulaşabilir.

“Kadın en sığdan bile daha sığdır”

İşin acı yanı, kadın düşmanlığının sebebinin, erkekte her zaman düşük zeka seviyesi veya zayıf kültürel ve entelektüel birikim olmaması. Örneğin 19. yüzyıla damgasını vuran, düşün dünyasında varoluşçuluk ve postmodernizm gibi akımlara büyük etkisi olmuş olan Nietzsche, bilinen en ünlü kadın düşmanlarından biridir. Üstün zeka ve yüksek kültür belirtilerine rağmen “Kadın en sığdan bile daha sığdır” diyebilecek kadar sığlaşabildiğini göstermiştir filozof.


“Nefret! Karşımızdakinin bizden üstünlüğü ile yüzleştiğimiz anda hissettiğimiz duygunun adıdır” diyor Amerikalı yazar Ambrose Bierce. Kadın karşısında, kendini her zamankinden daha eksik, daha kusurlu, daha yetersiz hisseden erkeklerin; özünde kendi kendilerine hissettikleri nefreti kadına yansıtmaya çalışmasından ibarettir Mizojini. Kadın düşmanı erkekler aslında kendi benliklerinden utanan erkeklerdir.

“Kadınları zayıf varlıklar olarak nitelemek en büyük iftiradır”, diyor Gandhi, “Erkeğin kadına ettiği en büyük haksızlıktır. Şiddeti ortadan kaldırmak İnsanlık’ın yasasıysa, gelecek kadınlara ait olacaktır.”

Kırmızı Saçlı Kadın: İlk aşk deneyimi bütün hayatı belirler mi?

Erkeği güçlü görmek isteyen; toplum değil kadın