Tanrı’yı anlamaya çalışmak gerçekten zor iş!

İnanmayanlar için Tanrı’nın işlerine mantık yürütmeye gerek yok. İnananlar için ise Tanrı’yı anlamaya çalışmak, en zor görevlerden biri. Adaleti, cezaları, ödülleri ve Ortadoğu sevgisi…

Tanrı'yı anlamaya çalışmak zor iş!

Hiç sözü eğmeye, bükmeye gerek yok. Bilimsel olarak Tanrı yoktur. Bilim bunu söyler ve savunur. Milyar Euro maliyetli deneylerden alınması hedeflenen sonuçlar da bu yöndedir. Kara madde ya da Higgs Bozonu, Tanrı olmadan meydana gelen bir var oluş süreci üzerinde yoğunlaşır.

İnsanoğlunun büyük bölümü ise bilim ile paralel düşünmüyor. Örneğin Amerika’da evrime olan inanç %3 civarı iken hayaletlere olan inanç ise %90 seviyelerine yakın seyrediyor. Durumun daha vahim olduğu ülkeler de var.

İnanmamak kimilerine göre rasyonel bir seçim iken kimlerine göre ise kararlı itaatsizlik olarak nitelendiriliyor. Sonuç olarak inanmayanların Tanrı için bir mantık yürütmesine de gerek kalmıyor.

İnananlar için ise Tanrıyı anlamaya çalışmak, en zor görevlerden biri. Tanrının adaletini anlamaya çalışmak mesela. Birkaç saatlikken ölen bir bebeğin hangi sınav için yaratıldığını anlayabilmek; dövülen, tecavüze uğrayan ve yakılan bir kızın ya da menfaatleri uyuşmayan politikacılar uğruna birbirlerini karşılıklı olarak öldüren ve şehit diye nitelendirilen insanların ardından cennete gitti tesellisi ile avunabilmek fazlaca gayret istiyor.

Şarap içmemenin ödülü şarap akan nehirler, zina yapmamanın ödülü 72 bakire huri…

Dünyada uzak durman gereken şeyleri kurallara bağlayan Tanrının ödül olarak cenneti sunup dünyada yasakladığı şeyleri vaat etmesi hiç tuhaf gelmiyor mu?

Peki ya adaleti? Mesela İslam’da hırsızlık şüphelisi isen ve yalancı şahit var ise ellerin kesiliyor. Ancak haklı olduğunu kanıtladığında ellerin geri gelmiyor!

Tanrı diğer ilahi dinlerde de acımasız.

İşine gelmeyen insanı aforoz ile kovuveriyor. Pek din ayırt etmeksizin kurban istiyor. Şimdilik hayvan ile idare ederken Pagan inananlarından insan kurbanlar aldığı da biliniyor.

Hangi dinde yer alırsa alsın karşılıksız bir şey vermiyor. Ne kadar fakir ve çaresiz olduğunuzun önemi yok. Bir şeyler vermeniz lazım. Odin olsa da aynı Yahveh olsa da. Hele çoklu ortaya çıkar ise hangi Tanrıya hangi kulluğu yapacaksınız orası tam bir muamma.

Tanrı’nın en belirgin özelliği ise Ortadoğu’yu çok sevmesi. Yeni Zelanda, Grönland falan pek umurunda değil.

Velhasıl kelam Tanrı’yı anlamaya çalışmak zor iş!

Dinler neden var? Siyaset neden dini sever?

14.03.1985 tarihinde Kadıköy'de dünyaya geldim. Kadıköy'de doğdum, Kadıköy'de büyüdüm. Yazma sevdası içime düşünce önce 2 roman yazdım, sonra da sinemaya dair yazılar yazmaya başladım. 2011'in başından beri bloğum cagrigirlangic.blogspot.com da 500'ü aşkın filme dair yazdım. Hala da devam ediyorum. Sonra metin yazarlığı yapmaya başladım ve yazarlık mesleğim haline geldi. Yazımına devam ettiğim Türk Sinema Tarihi Ansiklopedisi, emek ve zaman isteyen bir proje. Sabırla yazımına devam ediyorum. Bir sinema yazarı olarak yazmaya başladığım, sonrasında ise deneme, gündem, kritik, yaşam ve kişisel gelişim yazıları yazmaya başladığım İndigo Dergisi ise hem beni geliştiren, hem de bir parçası olmaktan haz aldığım yer.