Ana Sayfa Bilim Aşkın gözü gerçekten körmüş: Beyin aşıkken olumsuz her şeye kapalı!

Aşkın gözü gerçekten körmüş: Beyin aşıkken olumsuz her şeye kapalı!

Aşkın gözü gerçekten körmüş! Araştırmalar, aşıkken beynin bazı bölgelerinin aktive olmadığını, yani çalışmadığını gösteriyor. Aşkın en coşkulu ruh hali sadece kalbe değil; beyne, yani zihinsel faaliyetlere de hükmediyor.

Aşkın gözü gerçekten körmüş: Beyin aşıkken olumsuz her şeye kapalı!

Aşk aslında tedavi etmeye gerek olmayan bir hastalık hali. Araştırmalara göre aşıkken beynin olumsuzlukları gören bölümleri aktive olmuyor. Yani aşkın gözü gerçekten kör.

Aşkın sürekli bir coşku hali, gerçekleri abartma eğilimi olduğunu, pembelerin daha bir pembe, denizin daha bir mavi olduğu bir dönem olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut; “Aşık olduğumuzda kalbimizde neler olduğunu az çok biliyor ve hissediyoruz fakat beynimizde neler olduğunu bilmiyoruz. Aslında bu sorunun cevabına yönelik birçok araştırmanın sonucuna göre aşık bir beynin nasıl çalıştığı bilimsel olarak ortaya kondu” diyor.

Aşkın gözü gerçekten kör

Araştırmada bir grup gönüllünün MR cihazına bağlanarak, onlara ilk olarak sevdikleri kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğraflarını göstererek kan akışlarının izlendiğini anlatan Uzman Psikolog Selin Karabulut; “MR görüntüleri karşılaştırıldığında, tam da aşkın o deli dolu kimyasına uygun sonuçlar çıkıyor. Aşk, beynimizin bazı bölgelerini çalıştırıyor, bazılarını da komple kapatıyor” açıklamasında bulundu.

Aşık olunan kişinin (aşk) ya da annenin bir fotoğrafına bakmanın (sevgi) beynin farklı noktalarını çalıştırdığını söyleyen Karabulut; “Örneğin aşık olduğumuzda, beynimizin olumsuzlukları gören bölümleri aktive olmuyor. Yani aşkın gözü gerçekten kör. Yine bir başka örnek, aşık olduğumuzda beynimizin muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de çalışmıyor. Fakat aşk; beynimizde güven, inanç ve ödüllendirme fonksiyonlarını aktifleştiriyor” şeklinde konuştu.

Aşk tedaviye gerek olmayan bir hastalık

Aşık bir beyinde dopamin ve norepinefrin düzeylerinin arttığına dikkat çeken Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Dopamin dikkat ve keyif seviyesini artırırken, norepinefrin ise heyecan ve enerji düzeyini artırıyor. Hatta uykularımızı kaçırıp bizi yemeden içmeden kesiyor.

Çalışmanın en çarpıcı sonucu ise kuşkusuz şu: aşık bir beyindeki serotonin (mutluluk hormonu) seviyesi, saplantılı (obsesif kompülsif bozukluğu) kişilerdeki serotonin seviyesiyle aynı. Bu da şunu gösteriyor; aşk aslında saplantılı bir ruh halini de içinde barındırıyor. Yani aşk tedavi etmeye gerek olmayan ve hayatımız boyunca devam etmesini istediğimiz bir hastalık” dedi.

Aşkın sevgiye dönüşmesi önemli

Aşk aslında yönetilemeyen, kontrol edilemeyen bir süreç. Delilik hali geçtiğinde, ayaklar yere bastığında, tekrar diğer işlerimize ve gündelik yaşamımıza odaklanabildiğimizde; aşık olduğumuz kişi yanımızda kalsın ve hayatın tüm getirdiklerini birlikte karşılayalım diyebiliyorsak; varlığında mutlu olup yokluğunda özlüyorsak, sevgiden söz edebiliriz.

Aşkın sevgiye dönüşüp kimseyi acıtmadan devam edebilmesinin kendi benliğimizi kurtarıp var edebildiğimizde, diken ve çiçeklerine rağmen hayatın karşısında dik durmayı başarabildiğimizde ve bir başkasıyla var olabilmek yerine tek başımıza da varlığımızın kıymetli olduğuna inanmaya başladığımızda aşık olduğumuz kişiyle olan ilişkimizi güçlü bir sevgiye dönüştürebilmemiz mümkün.

Hayal ettiğim ilişkiyi yaşayamıyorum diyenlere mutlu ilişkinin püf noktaları

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.