Ana Sayfa Çocuk Çocukluk travmaları kekemeliği ortaya çıkarıyor!

Çocukluk travmaları kekemeliği ortaya çıkarıyor!

Kekemelik, konuşma akıcılığının bozulmasıyla karakterize edilen bir dil ve konuşma bozukluğu olarak tanımlanabiliyor. Kekemeliğin doğrudan psikolojik sebeple ortaya çıkar denilemeyecğini belirten Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar,  psikolojik sebeplerin yalnızca varolan akıcılık bozukluğunun şiddeti, sıklığı, ortaya çıkışı gibi özelliklerini etkileyebileceğini söylüyor. Dündar, çocukluk dönemi deneyimleri veya travmalarının kekemeliğin ortaya çıkmasının gözle görünür hale gelmesinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

kekemelik

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, kekemeliğin psikolojik nedenleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kekemelik psikolojik nedenlerle ilişkilendirilebiliyor

Kekemeliğin, konuşma akıcılığının bozulmasıyla karakterize edilen bir dil ve konuşma bozukluğu olarak tanımlanabileceğini ifade eden Dündar, sözlerine şöyle devam etti:

“Akıcılık bozukluklarından olan kekemelik genetik faktörler, beyin işlevleri, çevresel koşullar ve dil gelişimi gibi çeşitli faktörlerle ilişkilendirildiği gibi psikolojik nedenlerle de ilişkilendirilebilir. Ancak kekemelik doğrudan psikolojik sebeple ortaya çıkar diyemeyiz. Psikolojik sebepler yalnızca var olan akıcılık bozukluğunun şiddeti, sıklığı, ortaya çıkışı gibi özelliklerini etkileyebilir.”

Çocuklu dönemi travmaları etkili mi?

Kekemeliğin ortaya çıkmasında çocukluk dönemi travmalarının rolüne işaret eden Dündar, “Çocukluk dönemi deneyimleri veya travmaları, hayatımızın pek çok alanını olduğu gibi dil ve konuşma gelişimimizi de etkileyebilir ancak kişide kekemeliği yoktan var etmez. Bunun yerine kekemeliğin ortaya çıkmasının gözle görünür hale gelmesinde etkili olabilir ya da belirtileri olumsuz anlamda tetikleyebilir.” şeklinde ifade etti.

Terapi süreci kişiye özel

Kekemeliğin tedavisi hakkında bilgi veren Dündar, “Kişilerin kekemelikleri tıpkı parmak izleri gibi özgündür bu sebeple de terapi süreçlerinin de aynı şekilde kişiye özel olması gerekir. Bu alanda kullanılan, konuşmanın daha akıcı gelmesini hedefleyen teknikleri içeren pek çok yaklaşım olmakla birlikte izlenecek en doğru yol bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alarak kekemeliğin ve kişinin özelliklerine uygun bir terapi planlaması yapmak olacaktır.” dedi.

Erken müdahale son derece önemli

Kekemelik tedavisinde erken müdahalenin önemine de vurgu yapan Dündar, şunları kaydetti:

“Erken müdahale, kekemeliğin etkilerini azaltmak ve terapi sürecini kolaylaştırmak açısından büyük önem taşır. Kekemelik belirtilerinden şüphelenildiğinde, ebeveynlerin bir dil ve konuşma terapisi uzmanına başvurması ve terapist ile iş birliği içinde çocuğu desteklemesi son derece önemlidir. Bu süreçte ebeveynler sabırlı ve destekleyici olmalı, çocuğun konuşma akıcılığının ve kendine güveninin arttırılmasına zemin hazırlayacak bir ortam oluşturmalıdırlar. Tüm bunların temelinde de uygun dil ve konuşma terapisi seçeneklerine erişim sağlanmasını içeren bir yaklaşım benimsenmelidir.”

Dündar, yetişkinlik döneminde kekemelikle başa çıkmak, dil ve konuşma terapisi sürecine değinerek, “Yetişkinlik döneminde kekemelikle başa çıkmak bazen zor olabilir çünkü bu durum sosyal etkileşimler ve mesleki başarılar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ancak bu terapi sürecinin de fayda sağlamayacağı anlamına gelmemektedir. Kişiye uygun sürecin doğru şekilde bir dil ve konuşma terapisti ile planlanması, bireyin günlük yaşamına uyarlanması, kişinin iş ve sosyal hayatını da içine alacak şekilde destekleyici bir yaklaşım benimsenmesi ile yetişkinlik döneminde de kekemeliğin yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri ile baş etmek mümkündür.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Çocuklarda tik problemi neden kaynaklanır? Neler yapılmalı?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.