Ana Sayfa Çocuk Çocuklarda işitme kaybı: Konuşma gelişimi için erken tanı şart

Çocuklarda işitme kaybı: Konuşma gelişimi için erken tanı şart

Çocuklarda işitme kaybı erken dönemde tespit edildiğinde dil ve konuşma gelişimi açısından çok daha hızlı sonuç alınabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, yenidoğan döneminden itibaren yapılan taramaların önemine dikkat çekerek “Çocuklar okula başlamadan önce mutlaka işitme taramasından geçirilmeli. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin bazı davranış değişikliklerine de dikkat etmesi gerekir” diyor. Rahimi, koklear implanttan sonra konuşma terapisinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.

Kulaklıkla ses dinleyen bebek, çocuklarda işitme kaybı ve işitme taraması

Çocuklarda işitme kaybında erken tanı

Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bebekler doğar doğmaz Sağlık Bakanlığının organize ettiği uygulamayla bütün çocuklara BERA dediğimiz tarama testi yapılır. Böylece işitme kaybını doğuştan itibaren tespit edebiliyoruz” diyor. Rahimi’ye göre bu taramanın okul çağında yapılan işitme testleriyle desteklenmesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’nın Yenidoğan İşitme Taraması Programı ve Okul Çağı Çocuklarda İşitme Taraması Programı bu amaçla yürütülüyor.

Konuşma, işitmenin devamı

Rahimi, her çocuğun işittiğinde konuşabildiğini ve konuşmanın işitmenin devamı olduğunu söylüyor: “Eğer çocuk işitmiyorsa konuşamaz. Hatta bir miktar işitmesi varsa ve bazı frekansları duymuyorsa o frekansların seslerini çıkaramaz. Hava titreşimine biz işitme diyoruz. Beyin bunu algılıyor ve işitme olarak değerlendiriyor. İşitme beynin arkasında toplandıktan sonra değerlendirilerek dil üzerine emirler veriyor ve konuşma olarak bize tekrar aktarılıyor. Böylece çocuk duyduğu her sesi tekrarlayabiliyor. Eğer aile Çince konuşuyorsa çocuk Çince, İngilizce konuşuyorsa İngilizce, Türkçe konuşuyorsa Türkçe sesler çıkarabiliyor.”

İşitme, okul başarısında önemli bir kriter

Rahimi, işitmenin okul başarısındaki en önemli kriterlerden biri olduğunu vurguluyor: “Çocuklarda birçok nedenle işitme kaybı gelişebilir. Doğuştan işitme kayıplarının yanı sıra ilerleyen dönemde sarılık, yüksek ateş ve kullanılan ilaçlara bağlı, özellikle çocukluk çağında kullanılan antibiyotiklere bağlı işitme kayıpları da ortaya çıkabilir.”

Ailelerin ve öğretmenlerin dikkat etmesi gereken işaretler de var. Rahimi, “Bir çocuk işitmiyorsa bunu tespit etmek için çok basit yöntemler var. Örneğin ‘Çocuk televizyona fazla yaklaşıyor, televizyonun sesini çok fazla açıyor’ denilebilir. Okulda öğretmen çocuğu ön sıralara alabilir. Çünkü arkada duymadığı için yaramazlık yapmaya başlayabilir ve öğretmen bunu öne doğru çekebilir” diyor. Bebeklik dönemindeki erken belirtiler için bebeklerde işitme kaybı nasıl anlaşılır yazımıza da göz atabilirsiniz.

Her yaşta işitme kaybı tespit edilebiliyor

Çocuğun yaşına ve teste yanıt verebilmesine göre farklı testler uygulanıyor. Rahimi, “Çocuk işitme testine, objektif ve sübjektif işitme testine cevap verirse bir işitme testi yapıyoruz. Çok kolay ve eğlenceli bir testtir. Sesler veriyoruz ve saf sesleri, yani frekansları ölçüyoruz” diyor. Daha küçük ve oyun odyometrisine yanıt veremeyen çocuklarda ise BERA testi uygulanıyor: “Buna objektif işitme testi diyoruz. Çocuğa bir ses veriyoruz ve EEG ile beyinden alıyoruz. Böylece her yaşta çocuğun işitme kaybı olup olmadığını tespit edebiliyoruz.”

Tüp, işitme cihazı ve koklear implant

İşitme kaybının türüne göre farklı tedaviler uygulanıyor. Rahimi, “Eğer iletim tipi işitme kaybıysa, çocuk 4 yaş civarındaysa ve orta kulakta sıvı varsa tüp takıyoruz. Ancak sensörinöral ve ileri derecede işitme kaybı varsa koklear implantla yine çocuğu işittirebiliyoruz. Teknoloji çok ilerledi. Yeter ki geç kalmayalım. Çünkü dil gelişimi için ne kadar erken işittirmeye başlarsak o kadar hızlı cevap alabiliyoruz” diyor.

Konuşma terapisi koklear implantın devamı

Koklear implant uygulanan çocukların duydukları sesleri anlamlandırması da önemli. Rahimi bu süreci şöyle anlatıyor: “Diyelim ki koklear implantı yaptık ve çocuk işitmeye başladı. Ancak duyduğu her sesi anlamlandırmak gerekiyor. Örneğin sarının ne olduğunu tekrar tekrar öğretiyoruz. Sarı kelimesini duyduğunda bunun o rengin karşılığı olduğunu, süt kelimesinin ise o sıvı maddeyi ifade ettiğini öğretiyoruz. Bunlara konuşma terapisi diyoruz. Konuşma terapisi koklear implantın devamıdır.”

Rahimi sözlerini şöyle tamamlıyor: “Artık hiçbir çocuk işitme kaybı nedeniyle çaresiz kalmamalı. Eğer kulakta ses duymuyorsa iç kulağa ses verebiliyoruz. İç kulakta da sesi duymuyorsa direkt beyin sapına kadar o sesi iletebiliyoruz. Teknolojiyi kullanmak gerekiyor.”

Sık sorulan sorular

Çocuklarda işitme kaybı nasıl anlaşılır?

Televizyona çok yaklaşmak, sesi fazla açmak, sınıfta arka sıralarda dikkatsiz görünmek ve seslenildiğinde tepki vermemek dikkat edilmesi gereken işaretler arasında. Kesin tanı işitme testleriyle konuluyor.

Bebeklere işitme taraması yapılıyor mu?

Evet. Sağlık Bakanlığı’nın Yenidoğan İşitme Taraması Programı kapsamında bebekler doğumdan sonra taramadan geçiriliyor; okul çağında da tarama programı yürütülüyor.

Çocuklarda işitme kaybına neler yol açar?

Doğuştan nedenlerin yanı sıra sarılık, yüksek ateş ve çocukluk çağında kullanılan bazı ilaçlar, özellikle bazı antibiyotikler işitme kaybına yol açabiliyor.

Koklear implanttan sonra konuşma terapisi gerekir mi?

Evet. Rahimi’ye göre çocuğun duyduğu sesleri anlamlandırması için konuşma terapisi koklear implantın devamı niteliğinde.

Kaynaklar

İşitme kaybı çocuklarda okul başarısını nasıl etkiliyor?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.