Ana Sayfa Sağlık Damar tıkanıklığı antibiyotikle tedavi edilebilir mi?

Damar tıkanıklığı antibiyotikle tedavi edilebilir mi?

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz ve ekibinin yürüttüğü bir araştırma, damar tıkanıklığı konusunda yerleşik bilgileri değiştirebilecek bir olasılığı gündeme getiriyor. Damarları tıkayan aterom plaklarını inceleyen araştırmacılar, örneklerin neredeyse yarısında Toxoplasma gondii parazitinin DNA’sına rastladı. Bu parazitin plağın büyümesinde aktif rol oynadığı kanıtlanırsa, gelecekte bazı kalp ve damar hastalıklarında enfeksiyonu hedefleyen antibiyotik tedavileri gündeme gelebilir.

Laboratuvarda pipetle çalışan araştırmacı, damar tıkanıklığı ve Toxoplasma araştırması

Kalp ve damar hastalıkları dünyada ölüm nedenlerinin başında geliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor ve bu ölümlerin büyük bölümünü kalp krizi ve inme oluşturuyor. Damar tıkanıklığının temelinde damar duvarının zamanla bozulması, kolesterol birikimi ve damar sertliği bulunuyor; yaş, sigara, diyabet ve yüksek tansiyon da bu süreci hızlandırıyor. Damar sağlığını korumanın yolları için damar tıkanıklığını önlemenin 7 yolu yazımıza da göz atabilirsiniz.

Damar tıkanıklığı yapan plaklarda parazit DNA’sı bulundu

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz araştırmanın çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Damar tıkanıklığı yıllardır büyük ölçüde damar sertliği ve kolesterol birikimi üzerinden açıklanıyor. Ancak biz şu soruyu sorduk: Acaba damarları tıkayan aterom plaklarının oluşumunda mikroorganizmaların da bir rolü olabilir mi? Daha önce bazı mikroorganizmaların damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceği öne sürülmüştü. Örneğin mide ülserleriyle ilişkilendirilen Helicobacter pylori ile bazı solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan Chlamydia pneumoniae bakterisinin damar sertliği ve damar tıkanıklığındaki olası rolü araştırılmıştı. Ancak bugüne kadar bu mikroorganizmaların damar tıkanıklığının doğrudan nedeni olduğunu ortaya koyan kesin bir kanıt elde edilemedi.”

Ekip, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut ve ekibiyle birlikte, ameliyat veya girişimsel işlemler sırasında çıkarılan aterom plaklarını inceledi. Prof. Dr. Kocagöz, “Bu dokuların tüm DNA’sını analiz ederek özellikle mikrobiyal DNA üzerinde yoğunlaştık. Ve sonuç olarak büyük bir sürprizle karşılaştık. 20 örneğin 8’inde, yani neredeyse yarısında Toxoplasma gondii parazitinin DNA’sına rastladık. İncelediğimiz örneklerde başka bir mikroorganizmaya ait DNA’ya rastlamadık” diyor.

Ancak Prof. Dr. Kocagöz bulgunun tek başına nedensellik kanıtı olmadığının altını çiziyor: “Parazitin DNA’sını bulmuş olmamız, tek başına bu parazitin damar tıkanıklığına neden olduğunu kanıtlamıyor. Şimdi asıl soruya yanıt arıyoruz: Bu parazit gerçekten damarda canlı olarak bulunuyor ve çoğalıyor mu? Bunu kanıtlarsak gelecekte basit bir antibiyotik tedavisiyle damar tıkanıklıkları engellenebilir, kalp krizi, felç gibi sıkıntılar da önlenebilir.”

Bu parazit toplumda çok yaygın

Toxoplasma gondii toplumda oldukça yaygın bir parazit. İnsanlara çoğunlukla iyi pişirilmemiş et, kirli su veya iyi temizlenmemiş gıdalar yoluyla bulaşabiliyor ve enfeksiyondan sonra vücudun çeşitli dokularında uzun süre kalabiliyor. Toplumun önemli bir bölümü yaşamının bir döneminde bu parazitle karşılaşıyor ve antikor geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı da toksoplazmanın bulaş yolları ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirme yapıyor.

Araştırmacıların üzerinde durduğu soru, parazitin aterom plağında bulunmasının ne anlama geldiği. TÜBİTAK tarafından desteklenmesi kabul edilen projenin yeni aşamasında ekip, plaklardan paraziti üreterek canlılığını ve çoğalma kapasitesini araştıracak. Prof. Dr. Kocagöz, “Eğer parazitin, aterom plağında canlı olduğunu gösterebilir ve burada çoğaldığını ortaya koyabilirsek, bunun yalnızca geçmişten kalmış bir DNA parçası olmadığını, aktif bir enfeksiyon etkeni olabileceğini daha güçlü biçimde ortaya koyabiliriz” diyor.

Plağın büyümesini durdurmak bile büyük kazanım

Damar tıkanıklığında yalnızca mevcut darlığın derecesi değil, plağın zamanla büyüyerek damarı daha fazla daraltması da önem taşıyor. Prof. Dr. Kocagöz şöyle anlatıyor: “Damarın yüzde 50 oranında tıkalı olduğunu düşünelim. Eğer bir tedaviyle bu plağın büyümesini durdurabiliyorsak, bu bile önemli bir kazanım olabilir. Çünkü plağın ilerlemesini engellemek, damarın daha ileri düzeyde tıkanmasını ve buna bağlı kalp krizi veya inme riskinin artmasını önlemeye katkı sağlayabilir.”

Araştırmacılar gelecekte yalnızca kalp damarlarında değil, beyne kan taşıyan şah damarı gibi damarlardaki plaklarda da benzer mekanizmaların araştırılabileceğine dikkat çekiyor.

Sonuçlar 1-1,5 yıl içinde bekleniyor

Çalışmanın yaklaşık 1-1,5 yıl içinde sonuçlanması bekleniyor. Prof. Dr. Kocagöz, araştırmanın henüz deneysel aşamada olduğunu vurguluyor: “Şu anda elimizde umut verici bir bulgu var; ancak bu bulgunun tedaviye dönüşebilmesi için önümüzde kat edilmesi gereken önemli bir bilimsel yol bulunuyor.” Çalışma henüz klinik uygulamaya dönüşmüş bir tedavi sunmasa da kalp-damar hastalıklarının nedenlerini anlamak açısından umut vadeden bir araştırma olarak öne çıkıyor.

Sık sorulan sorular

Damar tıkanıklığı antibiyotikle tedavi edilebilir mi?

Henüz hayır. Araştırmacılar, Toxoplasma’nın plakta canlı olarak çoğaldığı kanıtlanırsa gelecekte bazı hastalarda antibiyotik tedavilerinin gündeme gelebileceğini söylüyor; ancak çalışma araştırma aşamasında.

Toxoplasma nasıl bulaşır?

Çoğunlukla iyi pişirilmemiş et, kirli su ve iyi temizlenmemiş gıdalar yoluyla bulaşabiliyor. Toplumun önemli bir bölümü yaşamının bir döneminde bu parazitle karşılaşıyor.

Araştırmada ne bulundu?

Ameliyatla çıkarılan 20 aterom plağı örneğinin 8’inde Toxoplasma gondii DNA’sı saptandı; başka bir mikroorganizmaya ait DNA bulunmadı.

Bu bulgu parazitin damar tıkanıklığına yol açtığını kanıtlıyor mu?

Hayır. Prof. Dr. Kocagöz’e göre DNA bulunması tek başına nedensellik göstermiyor; parazitin plakta canlı olup çoğaldığının kanıtlanması gerekiyor.

Kaynaklar

Şah damar tıkanıklığı hastalığı nedir? Risk faktörleri neler?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.