Ana Sayfa Sağlık Tüp bebek tedavisinde 6 yenilikçi yöntem: Bebeği yapay zeka mı seçiyor?

Tüp bebek tedavisinde 6 yenilikçi yöntem: Bebeği yapay zeka mı seçiyor?

Tüp bebek laboratuvarlarında bir zamanlar bilim kurgu gibi görünen teknolojiler artık rutin uygulamalar arasına giriyor. Embriyoların gelişimini kesintisiz izleyen kameralar, transfer için en uygun embriyoyu belirlemeye yardımcı olan yapay zeka sistemleri, genetik analizler ve kişiye özel tedaviler bu yeniliklerin başında geliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, yeni dönemin “daha fazla işlem” değil, doğru embriyoyu ve doğru tedaviyi daha hassas biçimde belirleme üzerine kurulduğunu söylüyor.

Laboratuvarda mikroskopla çalışan uzman, tüp bebek tedavisinde yeni yöntemler

Prof. Dr. Tıraş, “Artık yumurta ile spermin laboratuvarda buluşturulmasının ötesinde bir dönemden söz ediyoruz. Embriyonun gelişimi saat saat takip edilebiliyor, genetik özellikleri transferden önce değerlendirilebiliyor hatta yapay zekadan hangi embriyonun öncelikli olarak transfer edilebileceği konusunda destek alınabiliyor” diyor. Prof. Dr. Tıraş’ın anlattığı 6 yenilikçi yöntem şöyle:

1. Embriyoyu kesintisiz izleyen time-lapse teknolojisi

Tüp bebek tedavisinin en kritik sorularından biri, hangi embriyonun transfer edileceği. Prof. Dr. Tıraş bu konuda şunları söylüyor:

“Klasik yöntemde embriyoların gelişimi belirli zamanlarda mikroskop altında değerlendiriliyor. Ancak yeni nesil zaman atlamalı (time-lapse) görüntüleme sistemleri, embriyoların gelişimini, bulundukları özel cihazdan çıkarılmadan belirli aralıklarla görüntülemeye olanak sağlıyor. Böylece birkaç günlük gelişim süreci adeta bir film gibi izlenebiliyor. Hücre ne zaman bölündü? Bölünmeler düzenli gerçekleşti mi? Embriyo hangi hızda gelişti? Bu bilgiler embriyologlara embriyonun gelişim süreci hakkında çok daha ayrıntılı bir tablo sunabiliyor.”

2. Tüp bebek laboratuvarında yapay zeka

Dikkat çeken gelişmelerden biri de bu görüntülerin artık yapay zeka tarafından da analiz edilebilmesi. Yapay zeka, embriyoların gelişim sürecine ait görüntüleri inceleyerek embriyologların hangi embriyoları öncelikli değerlendirebileceğine karar vermesine yardımcı oluyor.

Prof. Dr. Tıraş, “Bu durum kulağa ‘Bebeği yapay zeka seçiyor’ gibi gelebilir. Ancak gerçek bundan daha farklı. Son kararı hala hekim ve embriyolog veriyor. Yapay zeka ise uzmanların karar sürecini destekleyebilecek yeni bir araç olarak araştırılıyor ve bazı merkezlerde kullanılıyor” diyor.

3. Transferden önce genetik inceleme (PGT)

Preimplantasyon Genetik Testleri (PGT) sayesinde belirli durumlarda embriyolar rahme transfer edilmeden önce genetik açıdan incelenebiliyor. Ailede bilinen bir tek gen hastalığı varsa PGT-M, embriyolardaki kromozom sayısı farklılıklarını değerlendirmek için ise PGT-A kullanılabiliyor.

Ancak Prof. Dr. Tıraş’a göre genetik test her hastada gebelik garantisi anlamına gelmiyor. Özellikle PGT-A’nın tüm tüp bebek hastalarına rutin olarak uygulanmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değil. Bu nedenle genetik testlerin gerekliliği hastanın yaşı, öyküsü ve tedavinin özelliklerine göre değerlendiriliyor.

4. Kişiye özel tedavi dönemi

Herkese aynı tedavinin uygulandığı yaklaşımdan giderek uzaklaşılıyor. Anahtar kelime kişiselleştirme. Çünkü 25 yaşındaki bir hastanın yumurtalık rezervi ve tedaviye yanıtı ile 39 yaşındaki bir hastanınki aynı değil. Yaş, yumurtalık rezervi, hormon değerleri, önceki tedavilerin sonuçları ve yumurta sayısı gibi faktörler değerlendirilerek yumurtalık uyarımında kullanılan ilaçların dozları ve protokolleri kişiye göre planlanabiliyor.

5. Yumurta ve embriyo dondurmada vitrifikasyon

Tüp bebek tedavisini değiştiren teknolojilerden biri de vitrifikasyon, yani hızlı dondurma yöntemi. Bu teknikle yumurta ve embriyolar çok hızlı şekilde dondurularak daha sonra kullanılmak üzere saklanabiliyor. Embriyo dondurma, günümüzde tüp bebek tedavisinin rutin ve önemli parçalarından biri haline gelmiş durumda.

6. Robotik teknolojiler laboratuvara giriyor

Prof. Dr. Tıraş, geleceğin tüp bebek merkezlerinde bugünkünden çok farklı laboratuvarlarla karşılaşılabileceğini söylüyor:

“Görüntü destekli robotik mikropipet sistemleri, otomatik embriyo değerlendirme teknolojileri, mikroakışkan kültür sistemleri ve yapay zeka destekli analizler araştırmaların odağında. Bu teknolojilerin önemli bir bölümü henüz gelişim ve klinik doğrulama aşamasında olsa da hedef oldukça net: Daha az hata, daha standart laboratuvar koşulları ve daha kişiselleştirilmiş tedavi. Ancak en pahalı veya en teknolojik tedavi, her zaman en başarılı tedavi anlamına gelmiyor. Tüp bebekte başarı, doğru teknolojinin, doğru hastaya, doğru zamanda uygulanmasından geçiyor.”

Türkiye’de tüp bebek tedavisi, Sağlık Bakanlığı’nın Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ruhsatlı merkezlerde uygulanıyor. Tedaviyle ilgili yaygın yanlışlar için tüp bebek hakkında doğru sanılan hatalı bilgiler yazımıza da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tüp bebekte embriyoyu yapay zeka mı seçiyor?

Hayır. Prof. Dr. Tıraş’a göre yapay zeka embriyo görüntülerini analiz ederek uzmanlara destek oluyor; son kararı hekim ve embriyolog veriyor.

Time-lapse görüntüleme nedir?

Embriyoların gelişimini, bulundukları özel cihazdan çıkarılmadan belirli aralıklarla görüntüleyen sistemdir. Hücre bölünmelerinin zamanlaması ve düzeni gibi bilgiler embriyologlara daha ayrıntılı bir tablo sunar.

Genetik test (PGT) gebeliği garanti eder mi?

Hayır. PGT belirli durumlarda embriyoların genetik açıdan incelenmesini sağlar; ancak PGT-A’nın tüm hastalara rutin uygulanmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değil. Gerekliliği hastanın yaşı ve öyküsüne göre değerlendirilir.

Vitrifikasyon ne işe yarar?

Vitrifikasyon, yumurta ve embriyoların çok hızlı dondurularak daha sonra kullanılmak üzere saklanmasını sağlayan yöntemdir.

Kaynaklar

Tüp bebek tedavisi süreci: Anne adayları için kapsamlı başarı rehberi

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.