Özellikle 50 yaşından sonra görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yalnızca yaşam konforunu azaltmakla kalmıyor, tedavi edilmediğinde çok daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkeğin 14’ü prostat büyümesi sorunuyla karşılaşırken, uluslararası veriler prostat büyümesinin 50 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısını etkilediğini gösteriyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarındaki değişikliklerin “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak ihmale gelmez 5 belirtiyi ve tedavideki yeni nesil yöntemleri anlattı.
İyi huylu prostat büyümesi neden artıyor?
Doç. Dr. Topuz, hastalığın yaygınlaşmasında toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da etkili olabildiğini söylüyor: “Özellikle obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabet gibi durumlar iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabilmektedir. Yanlış yaşam alışkanlıkları, tek başına hastalık nedeni olmasa da, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketimi, akşam saatlerinde fazla sıvı alınması ve hareketsizlik; sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece idrara kalkma gibi yakınmaları artırabilir.”
İhmale gelmez 5 belirti
1. İdrar akımında zayıflama ve incelme
Doç. Dr. Topuz’a göre idrarın eskisine göre daha yavaş, ince ya da düşük basınçla gelmesi en sık görülen belirtilerden biri. Büyüyen prostat dokusu idrar kanalını daralttıkça mesane, idrarı dışarı atabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bazı hastalar bu değişime zamanla alıştığı için yakınmalarının farkına varmayabiliyor. İdrar yapma süresinin giderek uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da değerlendirilmesi gereken bulgular arasında.
2. İdrara başlamada güçlük ve kesik kesik idrar yapma
Tuvalete gidildiği halde idrarın hemen başlayamaması, başlaması için beklemek ya da ıkınmak gerekmesi prostat büyümesine bağlı olabiliyor. İdrar akımının birkaç kez durup yeniden başlaması da idrar kanalındaki tıkanıklığın habercisi olabiliyor. Hastalık ilerledikçe mesane kası yorulabiliyor ve idrarın boşaltılması daha da güçleşebiliyor. Bu nedenle ıkınarak idrar yapmak, yaşlanmanın önemsiz bir sonucu olarak görülmemeli.
3. Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi
Gündüzleri normalden daha sık tuvalete gitmek, idrarı ertelemekte zorlanmak ya da tuvalete yetişememe kaygısı yaşamak prostat büyümesiyle ilişkili mesane belirtileri arasında yer alıyor. İdrar kanalındaki dirence karşı uzun süre çalışan mesane zamanla daha hassas ve aşırı aktif hale gelebiliyor. Bu durum iş toplantıları, seyahatler ve sosyal etkinlikler sırasında yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabiliyor; ani sıkışmaya bazen idrar kaçırma da eşlik edebiliyor.
4. Geceleri tekrar tekrar idrara kalkma
Doç. Dr. Topuz, gece idrara kalkmanın yaşam kalitesini en çok düşüren şikayetlerden biri olduğunu belirtiyor: “Gece uykudan birden fazla kez idrar yapmak için kalkmak, hastaların en fazla yaşam kalitesi kaybı yaşadığı şikayetlerden biridir. Sık bölünen uyku; ertesi gün yorgunluk, dikkat azalması ve performans kaybına neden olabilir. İleri yaştaki kişilerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riskini de artırabilir. Ancak gece idrara kalkmanın diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve bazı ilaçlar gibi farklı nedenleri de olabileceği unutulmamalıdır.”
5. Mesanenin tam boşalmadığı hissi
İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalet ihtiyacı duymak ya da mesanede hala idrar kaldığını hissetmek önemli bir uyarı işareti. Prostatın oluşturduğu tıkanıklık nedeniyle mesane her seferinde tamamen boşalamayabiliyor ve içeride “artık idrar” kalabiliyor. Artık idrar miktarının artması enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini yükseltebiliyor. Uzun süre devam eden ciddi tıkanıklık mesane fonksiyonlarını ve ileri vakalarda böbrekleri de olumsuz etkileyebiliyor.
İyi huylu prostat büyümesinde yeni nesil tedaviler
Teknolojideki gelişmeler tedavide de önemli yenilikler getiriyor. Günümüzde prostatın büyüklüğü ve anatomik özelliklerinin yanı sıra hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek kişiye özel tedavi seçenekleri belirlenebiliyor. Doç. Dr. Topuz, yeni nesil yöntemlerden HoLEP’in lazer teknolojisiyle, Rezum’un ise su buharının gücünden yararlanılarak uygulandığını belirtiyor: “Her iki yöntem de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan yapılır; ancak çalışma prensipleri, etki hızı ve uygun oldukları hasta grupları birbirinden farklıdır.”
Topuz’a göre yeni nesil yöntemler geleneksel cerrahiye kıyasla işlemlerin daha kısa sürmesi, daha az kanama ve daha erken taburcu olma gibi avantajlar sağlıyor. “En doğru tedavi, ayrıntılı ürolojik muayene ve tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmelidir” diyor. Su buharı yöntemi hakkında daha fazla bilgi için prostat büyümesinde Rezum tedavisi yazımıza göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İyi huylu prostat büyümesi ne kadar yaygın?
Türkiye’yi de kapsayan bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkeğin 14’ü bu sorunla karşılaşıyor; uluslararası veriler ise 50 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısının etkilendiğini gösteriyor.
Gece sık idrara kalkmak her zaman prostattan mı kaynaklanır?
Hayır. Doç. Dr. Bahadır Topuz’a göre gece idrara kalkmanın diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve bazı ilaçlar gibi farklı nedenleri de olabilir.
Prostat büyümesi tedavi edilmezse ne olur?
Mesanede artık idrar kalması enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabilir; uzun süren ciddi tıkanıklık mesane fonksiyonlarını ve ileri vakalarda böbrekleri etkileyebilir.
HoLEP ve Rezum arasındaki fark nedir?
HoLEP lazer teknolojisiyle, Rezum ise su buharıyla uygulanıyor. İkisi de kesi yapılmadan idrar kanalından gerçekleştiriliyor; çalışma prensibi, etki hızı ve uygun hasta grupları farklı.