Sabah uyandığımızda gözün iç köşesinde az miktarda çapak görmek çoğu zaman gözün doğal temizlenme sürecinin bir parçası. Ancak göz akıntısı gün boyunca sürüyor, miktarı artıyor, ipliksi bir görünüm alıyor ya da kızarıklık, kaşıntı ve batmayla birlikte görülüyorsa göz yüzeyini etkileyen farklı durumlar söz konusu olabilir.

Halk arasında “göz sümüğü” olarak da anılan bu salgıyı sürekli elle temizlemeye çalışmak ise sanılanın aksine sorunu daha belirgin hâle getirebiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri, göz akıntısının tek başına bir hastalık olmadığını, göz yüzeyindeki farklı değişimlerin bir bulgusu olarak ortaya çıkabileceğini anlatıyor.
Her göz akıntısı enfeksiyon anlamına gelmiyor
Göz yüzeyinin sağlıklı kalabilmesi için gözyaşı tabakasının bileşenleri birlikte çalışıyor. Gözyaşında suyun yanı sıra yağ ve mukus da bulunuyor; mukus, gözyaşının göz yüzeyine düzenli yayılmasına yardımcı oluyor.
Uykuda göz kırpma devre dışı kaldığı için mukus, yağ, gözyaşı kalıntıları ve dökülen hücreler göz köşelerinde birikebiliyor. Sabah görülen az miktardaki çapak bu yüzden tek başına hastalık göstergesi değil. Akıntı gün boyu yeniden oluşuyor, normalden fazlaysa ya da görünümü değişiyorsa olası nedenlerin değerlendirilmesi gerekiyor.
İpliksi ve yapışkan göz akıntısının olası nedenleri
Akıntının yapısı, eşlik eden belirtilerle birlikte değerlendirildiğinde bazı ipuçları verebiliyor. Ancak yalnızca rengine ya da kıvamına bakarak kesin tanı koymak mümkün değil.
- Kuru göz: Gözyaşının miktarı ve kalitesi bozulduğunda göz yüzeyi tahriş oluyor. Yanma, batma, yabancı cisim hissi, dönemsel bulanık görme ve iplik şeklinde mukus birikimleri görülebiliyor.
- Alerjik konjonktivit: Özellikle kaşıntı ön planda. Polen, ev tozu gibi alerjenlere bağlı sulanma, kızarıklık ve mukuslu akıntı olabiliyor.
- Enfeksiyöz konjonktivit: Viral konjonktivitte daha sulu, bakteriyel konjonktivitte daha yoğun ve mukopürülan bir akıntı görülebiliyor; sabahları kirpikler birbirine yapışabiliyor.
- Blefarit: Göz kapağı kenarının iltihabı; kirpik diplerinde kabuklanma, kapakta kızarıklık, yanma, kaşıntı ya da kum hissi yapabiliyor ve kuru göze de eşlik edebiliyor.
Kuru gözün nedenleri ve belirtileri için göz kuruluğu yazımıza göz atabilirsiniz.
Mukusu sürekli çekmek kısır döngü oluşturabilir
İpliksi akıntı hissedildiğinde birçok kişi mukusu parmakla, mendille ya da pamuklu çubukla gözden uzaklaştırmaya çalışıyor. Ancak bu davranışın sık tekrarlanması göz yüzeyindeki tahrişi artırabiliyor.
Literatürde bu döngü “mucus fishing syndrome”, Türkçesiyle “mukus avlama sendromu” olarak tanımlanıyor. Kişi mukusu temizledikçe göz yüzeyi yeniden tahriş oluyor, tahriş de daha fazla mukus üretimini tetikliyor. Böylece rahatsızlık hissi, mukusu çıkarma davranışı ve yeniden mukus üretimi birbirini besleyen bir sürece dönüşüyor.
Op. Dr. Diri, gözde sürekli ipliksi bir yapı oluşuyorsa yalnızca salgıyı uzaklaştırmaya odaklanmak yerine mukus üretimini artıran temel nedenin değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Göz akıntısında her damla aynı amaçla kullanılmaz
Göz akıntısı her durumda bakteriyel enfeksiyon olduğu ve antibiyotikli damla kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor. Konjonktivit viral, bakteriyel ya da alerjik nedenlerle gelişebiliyor ve tedavi nedene göre değişiyor; viral konjonktivitte antibiyotikler etkili değil.
Kuru göz, alerji ya da blefarite bağlı yakınmalarda da yaklaşım farklı. Bu nedenle nedeni bilmeden daha önce kullanılan bir damlayı tekrar kullanmak ya da başkasına ait ilaçları denemek yerine, süren şikâyetlerde nedenin belirlenmesi önemli.
El hijyeni enfeksiyöz durumlarda önem taşıyor
Konjonktivitlerin bazı türleri bulaşıcı. Gözlere dokunduktan sonra elleri yıkamak, havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmamak ve gözleri ovuşturmaktan kaçınmak, enfeksiyonun diğer göze ya da başkalarına geçme riskini azaltıyor. Kontakt lens kullananlarda kızarıklık, ağrı ya da belirgin akıntı ise daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir durum.
Göz akıntısına bu belirtiler eşlik ediyorsa dikkat
Şu bulgular varsa durum basit bir çapaklanma olarak değerlendirilmemeli:
- Belirgin göz ağrısı
- Işığa karşı hassasiyet
- Görmede azalma ya da geçmeyen bulanıklık
- Yoğun kızarıklık
- Göz kapağı ve çevresinde belirgin şişlik
Op. Dr. Diri şöyle diyor:
“Göz akıntısı her zaman ciddi bir göz hastalığına işaret etmeyebilir. Ancak akıntının tekrarlaması veya ağrı, ışığa karşı hassasiyet, belirgin kızarıklık ve görmede değişiklik gibi yakınmaların eşlik etmesi durumunda altta yatan nedenin değerlendirilmesi önemlidir. Gözde oluşan mukusu sürekli temizlemeye çalışmak geçici bir rahatlama sağlasa da göz yüzeyindeki tahrişi artırarak akıntının devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle yalnızca akıntıyı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, neden oluştuğunun belirlenmesi gerekir.”
Göz akıntısı hakkında sık sorulan sorular
Sabahları gözde çapak olması normal mi?
Evet. Uykuda göz kırpılmadığı için mukus ve kalıntılar göz köşelerinde birikebilir. Az miktardaki sabah çapağı tek başına hastalık göstergesi değildir.
Gözdeki ipliksi akıntı neden olur?
Op. Dr. İsmail Diri’ye göre kuru göz, alerjik ya da enfeksiyöz konjonktivit ve blefarit ipliksi akıntıya yol açabilir. Kesin neden için muayene gerekir.
Göz akıntısında antibiyotikli damla kullanılmalı mı?
Her zaman değil. Viral konjonktivitte antibiyotikler etkili değildir; tedavi nedene göre belirlenmelidir. Başkasına ait ya da eskiden kalan damlalar kullanılmamalı.
Kaynaklar: