Ana Sayfa Sağlık Omuz ağrısı: İhmal edilmemesi gereken 6 kritik sinyal

Omuz ağrısı: İhmal edilmemesi gereken 6 kritik sinyal

Gece ağrıyla uyanmak, ceket giymekte zorlanmak ya da yüksek bir rafa uzanamamak… Omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı çoğu zaman yorgunluğa ya da yaşlanmaya bağlanıyor. Oysa bu yakınmalar, tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan sorunların ilk habercisi olabiliyor.

Omuz ağrısı ve güç kaybı nedeniyle elini ağrıyan omzuna bastıran ekose gömlekli adam

Son yıllarda omuz şikâyetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla gelen yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz, aktivite düzenlemesi ve gerektiğinde enjeksiyon gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuç alınabildiğini söylüyor:

“Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor.”

Dr. İnce, omuzlarda ihmale gelmeyecek 6 kritik sinyali şöyle sıralıyor.

1. Gece omuz ağrısıyla uyanıyorsanız

Gece ağrısı, omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri. Ağrıyan omzun üzerine yatamamak ya da ağrı yüzünden sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabiliyor. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı olan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu gösteriyor. Uykuyu bozacak düzeye ulaşan ağrılar ihmal edilmemeli.

2. Saçınızı tararken ya da elinizi sırtınıza götürürken zorlanıyorsanız

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak ya da dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar bunu çoğu zaman yaşlanmanın doğal sonucu sanıyor; oysa erken müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamıyorsanız

Kolu baş seviyesinin üzerine kaldırırken oluşan ağrı ya da güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biri. Mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asarken ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolunuzda güç kaybı varsa

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken ya da kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla “Kolumda kuvvet kalmadı” ya da “Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum” diye yakınıyor.

5. Omzunuzdan tıklama ve takılma sesleri geliyorsa

Her ses hastalık anlamına gelmiyor. Ancak ağrıyla birlikte hissedilen takılma, sürtünme ya da çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri ya da omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikâyetlere yol açabilir. Seslere ağrı ya da hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirme önemli.

6. Aylardır geçmeyen omuz ağrısı varsa

İlaç, dinlenme ya da basit egzersizlere rağmen süren omuz ağrıları mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli. Bilimsel çalışmalar, uzun süren omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini gösteriyor. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemeli.

Günlük alışkanlıkların omuz sağlığına etkisi için omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıklar ve pratik egzersizler yazımıza da göz atabilirsiniz.

Her omuz ağrısı ameliyat gerektirmez

Dr. İnce, tedavinin her zaman cerrahiyle başlamadığını vurguluyor:

“Omuz sorunlarının önemli bir kısmında öncelikle konservatif tedavilerden yararlanıyoruz. Hastaya özel planlanan egzersiz programları, fizik tedavi uygulamaları, aktivite düzenlemeleri, ağrı ve iltihabı azaltmaya yönelik ilaçlar ile uygun hastalarda uygulanan enjeksiyon tedavileri birçok vakada başarılı sonuçlar sağlayabiliyor.”

Cerrahi ise genellikle ileri derecede tendon yırtıklarında, tedaviye rağmen süren ağrı ve hareket kaybında ya da günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen yapısal sorunlarda gündeme geliyor. Dr. İnce şöyle devam ediyor:

“Günümüzde birçok omuz problemi artroskopik yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde gerçekleştirilen bu yöntem, daha az doku hasarı, daha küçük yara izi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş gibi önemli avantajlar sağlayabiliyor.”

Omuz ağrısı hakkında sık sorulan sorular

Gece artan omuz ağrısı neyin belirtisi?

Dr. Abdullah Yener İnce’ye göre gece ağrısı ve ağrıyan omzun üzerine yatamamak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir.

Omuz ağrısı ne zaman doktora gidilmeli?

Ağrı uykuyu bozuyorsa, kolda güç kaybı ya da hareket kısıtlılığı varsa veya ağrı ilaç ve dinlenmeye rağmen üç aydan uzun sürüyorsa bir ortopedi uzmanına başvurulmalı.

Omuz ağrısı ameliyatsız geçer mi?

Erken fark edilen sorunların büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz, aktivite düzenlemesi, ilaç ve enjeksiyon gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuç alınabiliyor.

Artroskopik omuz ameliyatının avantajı nedir?

Küçük kesilerle yapılan artroskopi; daha az doku hasarı, daha küçük yara izi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş sağlayabiliyor.

Görüş: Dr. Abdullah Yener İnce, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Acıbadem Maslak Hastanesi.

Kaynaklar:

“Tech neck” nedir? Telefon kullanımının yol açtığı boyun ağrısı ve duruş bozuklukları

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.