Sıvı biyopsi, kanser tedavisi bittikten sonraki takip sürecine yeni bir boyut kazandırıyor. PET ve tomografi sonuçlarının temiz çıkması, vücutta tek bir kanser hücresi bile kalmadığı anlamına gelmiyor; bazı kanser hücreleri o kadar küçük ki görüntüleme yöntemleri yetersiz kalabiliyor. Kanser hücreleri çoğalırken kana kendilerine ait küçük DNA parçaları bırakabiliyor. “Dolaşımdaki tümör DNA’sı” (ctDNA) adı verilen bu parçalar, basit bir kan örneğinden sıvı biyopsi yöntemiyle saptanabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rumeysa Atabey, özellikle kolon ve meme kanserinde etkin rol oynayan yöntemi anlattı.
Kanda tümör DNA’sı ne anlama geliyor?
Prof. Dr. Atabey’e göre kanda tümöre ait DNA’nın saptanması, vücutta mikroskobik düzeyde hastalık kalmış olabileceğini düşündürüyor ve hastalığın tekrarlama riskinin daha erken öngörülmesine yardımcı olabiliyor. Atabey, son çalışmaların özellikle bazı kalın bağırsak kanserlerinde ctDNA’nın ameliyat sonrası nüks riskini öngörmede değerli olabileceğini gösterdiğini aktarıyor.
Ancak Atabey, sonucun tek başına bir hüküm olmadığının altını çiziyor: “Kanda tümör DNA’sı bulunması, her hastaya mutlaka ek tedavi verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde ctDNA’nın saptanmaması da kanserin kesinlikle yok olduğunu ve tekrarlamayacağını garanti etmemektedir. Çünkü her tümör kana aynı miktarda DNA bırakmamaktadır. Doğru hastada ve doğru zamanda kullanıldığında çok değerli bilgiler sağlayabilmektedir. Bu nedenle sıvı biyopsi sonucunun tek başına değil, hastanın kanser türü ve evresi, patoloji sonucu, uygulanmış olan tedaviler ve görüntüleme bulguları ile birlikte yorumlanması gerekmektedir.”
Sıvı biyopsi tedavi seçimine de yol gösteriyor
Yöntemin bir diğer önemli kullanım alanı, tedavi sırasında kanserde ortaya çıkan yeni değişiklikleri izlemek. Kanser hücreleri zamanla kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirebiliyor ve tümörün genetik yapısındaki bazı değişiklikler kanda yakalanabiliyor. Prof. Dr. Atabey’e göre bu bilgiler bazı hastalarda bir sonraki tedavinin seçiminde yol gösterici olabiliyor.
“ctDNA ile hastalığı daha erken fark etmek, kanserin zaman içinde değişebilen genetik karakterini belirleyerek hastayı o an için en uygun tedaviyle buluşturabilmek de son derece önemlidir. Sıvı biyopsi, kanser tedavisini iyileştirmede geleceğin en umut verici araçlarından biri olarak görünmektedir. Bu bağlamda sıvı biyopsi sonucunun bütüncül bir yaklaşımla, deneyimli bir ekip tarafından yorumlanması koşuluyla her hasta için en uygun yol haritası belirlenebilecektir.” Tedavinin hastaya göre şekillenmesi hakkında daha fazlası için kişiselleştirilmiş kanser tedavisi yazımıza göz atabilirsiniz.
Meme kanserinde direnç tomografiden önce kanda görülebiliyor
Prof. Dr. Atabey, bazı meme kanserlerinde tümörün tedaviye direnç geliştirdiğinin artık tomografiden önce kandan görülebildiğini ve görüntülemede büyüme beklenmeden tedavinin değiştirilebildiğini belirtiyor. Bunun en güncel örneği, meme kanseri için geliştirilen camizestrant isimli ilaç.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 4 Eylül 2026’da camizestrantı, likit biyopside yeni gelişen ESR1 mutasyonunun saptanmasına dayanarak ve henüz görüntülemede hastalık ilerlemesi yokken tedavi değişikliği için hızlandırılmış olarak onayladı. Atabey’in aktardığına göre likit biyopsiyle hastalığın ilerleyebileceğinin görüntülemeden bir yıl öncesine kadar saptanabileceği daha önce de biliniyordu, ancak bu bilgi tedaviyi yönlendirmiyordu. İlk kez bir kanser ilacı, görüntülemede hastalık henüz ilerlememişken likit biyopsiyle saptanan tümör direncine göre tedavi değişikliğini yönlendirerek FDA onayı aldı. Atabey, bu gelişmenin diğer kanser türleri için de umut verici olduğunu vurguluyor.
Sık sorulan sorular
Sıvı biyopsi nedir?
Kanser hücrelerinin kana bıraktığı küçük DNA parçalarının (dolaşımdaki tümör DNA’sı, ctDNA) bir kan örneğinden saptanmasını sağlayan yöntemdir.
Sıvı biyopsi hangi kanserlerde kullanılıyor?
Prof. Dr. Rumeysa Atabey’e göre yöntem özellikle kolon (kalın bağırsak) ve meme kanserinin tedavi ve takibinde etkin rol oynuyor.
Kanda tümör DNA’sı çıkmazsa kanser tamamen geçmiş mi demektir?
Hayır. Her tümör kana aynı miktarda DNA bırakmadığı için ctDNA’nın saptanmaması kanserin tekrarlamayacağını garanti etmez. Sonuç; kanser türü, evresi, patoloji ve görüntüleme bulgularıyla birlikte yorumlanmalıdır.
Sıvı biyopsi tomografinin yerini alır mı?
Tek başına değil. Bazı meme kanserlerinde tedaviye direnç tomografiden önce kanda görülebiliyor, ancak uzmanlar sonucun diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.