Aksesuar meme, koltuk altında ele gelen ve çoğu zaman yağ bezesi, lenf bezi büyümesi ya da kötü huylu bir hastalık sanılan şişliklerin sık nedenlerinden biri. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aresh Soudmand’a göre günlük radyoloji pratiğinde koltuk altı şişliklerinin önemli bir kısmının doğuştan bulunan ek meme dokusundan kaynaklandığı görülüyor. Soudmand, koltuk altındaki her kitlenin aynı nedene bağlı olmadığını ve doğru tanı için uzman değerlendirmesi ile uygun görüntülemenin önemli olduğunu vurguluyor.
Aksesuar meme nedir?
Aksesuar meme, anne karnındaki gelişim sırasında oluşan ve normal meme dokusundan ayrı kalan ek meme dokusu. Embriyonik dönemde “meme çizgisi” adı verilen yapı koltuk altından kasığa kadar uzanıyor. Bu çizginin büyük bölümü gebeliğin erken döneminde kayboluyor; ancak bazı kişilerde bir kısmı gerilemiyor ve o bölgede meme dokusu kalıyor.
Görülme sıklığının yaklaşık yüzde 2 ila 6 arasında olduğu biliniyor. Kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde de ortaya çıkabiliyor. En sık yerleşim yeri koltuk altı; göğüs duvarı, göğüs altı, karın ön duvarı ve nadiren kasıkta da görülebiliyor.
Yıllarca fark edilmeyebilir
Küçük olduğunda belirti vermeyen aksesuar meme dokusu, ergenlikte hormonların etkisiyle büyüyebiliyor; gebelik ve emzirme döneminde belirginleşip süt üretebiliyor. Bazı kadınlar emzirme döneminde koltuk altından süt geldiğini fark ederek şaşırabiliyor; bu durum çoğu zaman iyi huylu.
Hastalar en sık koltuk altında ele gelen yumuşak bir şişlik, adet dönemlerinde büyüyüp hassaslaşan doku, gebelikte belirginleşme, kol hareketlerinde rahatsızlık ve estetik kaygılar nedeniyle başvuruyor.
Her koltuk altı şişliği yağ bezesi değil
Koltuk altındaki bir kitle; yağ dokusu, büyümüş lenf nodu, lipom, kist, enfeksiyon ya da aksesuar meme dokusundan kaynaklanabiliyor. Bu nedenle kesin tanının fizik muayenenin yanı sıra radyolojik incelemelerle desteklenmesi gerekiyor. Aksesuar memede ilk tercih edilen yöntem genellikle ultrasonografi; gerektiğinde mamografi ve meme MR’ı ile inceleme genişletilebiliyor. Koltuk altı şişliğinin bir başka bakış açısı için ektopik meme dokusu yazımıza da göz atabilirsiniz.
Aksesuar meme dokusunda da hastalık gelişebilir
Ek meme dokusu da normal meme dokusu gibi fibroadenom, kist, mastit, yağ nekrozu ve nadiren meme kanserinden etkilenebiliyor. Bu nedenle koltuk altında uzun süredir bulunan bir şişliğin aniden büyümesi, sertleşmesi, ağrı yapması ya da ciltte değişikliğe yol açması durumunda gecikmeden uzman değerlendirmesi gerekiyor.
Her zaman ameliyat gerekir mi?
Hayır. Şikayete yol açmayan, radyolojik olarak normal özellik gösteren ve kişiyi estetik açıdan rahatsız etmeyen aksesuar meme dokusunda düzenli takip yeterli olabiliyor. Ağrı, sürekli tahriş, kol hareketlerinde kısıtlanma ya da estetik rahatsızlık varsa uygun hastalarda plastik ya da genel cerrahi uzmanlarınca cerrahi tedavi değerlendirilebiliyor. Gebelik planlayan kadınların, bu dokunun gebelikte büyüyüp emzirmede süt salgılayabileceğini bilmesi; enfeksiyon, aşırı ağrı ya da sertlik gelişirse hekime başvurması önemli.
Soudmand, “Vücudunuzda fark ettiğiniz değişiklikleri önemseyin ancak gereksiz kaygıya kapılmayın. Erken başvuru, doğru görüntüleme yöntemleri ve uzman değerlendirmesi sayesinde hem gereksiz endişelerin önüne geçilebilir hem de olası hastalıklar erken dönemde tespit edilebilir. Meme sağlığı yalnızca göğüs bölgesini değil, meme dokusunun bulunduğu tüm alanları kapsar” diyor.
Sık sorulan sorular
Koltuk altındaki şişlik neden olur?
Yağ dokusu, büyümüş lenf nodu, lipom, kist, enfeksiyon ya da aksesuar meme dokusu koltuk altında şişliğe yol açabiliyor; ayırt etmek için görüntüleme gerekiyor.
Aksesuar meme ne kadar yaygın?
Uzm. Dr. Aresh Soudmand’a göre görülme sıklığı yaklaşık yüzde 2 ila 6 arasında; kadınlarda daha sık.
Aksesuar meme kanser olur mu?
Çoğu zaman iyi huylu; ancak normal meme dokusu gibi nadiren kanser dahil çeşitli hastalıklar gelişebiliyor. Büyüme, sertleşme ya da ağrıda değerlendirme gerekiyor.
Aksesuar meme ameliyatla alınmalı mı?
Şikayet yoksa takip yeterli olabiliyor. Ağrı, tahriş ya da estetik rahatsızlık varsa cerrahi seçenek değerlendirilebiliyor.

