Kadınların işgücüne katılım oranı Türkiye’de uzun vadede yükselse de son yıllarda artış hızı belirgin biçimde yavaşladı. İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım’a göre veriler, sorunun yalnızca istihdam yaratmakla çözülemeyeceğini; bakım yükü, cam tavan ve ücret eşitsizliği gibi yapısal engellerin eş zamanlı ele alınması gerektiğini gösteriyor. Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artmakla birlikte hem dünya hem de Avrupa Birliği ortalamalarının gerisinde kalıyor.

Dünyada artış var ama yavaşlıyor
Prof. Dr. Yıldırım, kadınların işgücüne katılım oranının yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal eşitlik, eğitim düzeyi ve sosyal politika etkinliğini de yansıttığını belirtiyor: “Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre, küresel kadın işgücüne katılım oranı bugün yaklaşık yüzde 50 düzeyindedir. 2014 sonrası dönemde özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış sürmüş, ancak pandemi sonrası toparlanma süreci bu ivmeyi sınırlamıştır. Küresel ölçekte hala erkeklerle kadınlar arasında yaklaşık 18-20 puanlık bir katılım farkı bulunmaktadır.”
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36
Yıldırım, Türkiye’deki artışın yavaş ve kırılgan bir seyir izlediğini söylüyor: “Dünya Bankası ve TÜİK verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 düzeyine yükselmiştir. Bu durum uzun vadede bir ilerlemeye işaret etse de, son beş yılda artış hızının belirgin biçimde düştüğü görülmektedir. Türkiye’de eğilim yön olarak yukarı, ancak hız açısından zayıflamış durumdadır.”
Alt kırılımlar tabloyu daha çarpıcı hale getiriyor. Yıldırım’a göre Türkiye’de kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31-35 bandında seyrederken kadınların yönetici pozisyonlarındaki payı yüzde 20’ler düzeyinde: “Türkiye’de kadınlar istihdama girmekte zorlandıkları gibi, girdiklerinde de yukarı doğru ilerlemede ciddi bir ‘cam tavan’ ile karşılaşmaktadır.”
Avrupa’da sorun yükseliş, Türkiye’de hem katılım hem yükseliş
Yıldırım, Eurostat verilerine göre AB’de kadın istihdam oranının yüzde 70,8’e ulaştığını, katılımın yüksek ve istikrarlı olduğunu belirtiyor. AB’de de kadınların üst yönetimdeki temsili düşük kalıyor: “Avrupa’da sorun daha çok ‘yükseliş’, Türkiye’de ise hem ‘katılım’ hem ‘yükseliş’tir. 2014-2023 döneminde beyaz yaka kadın istihdamı artmış olsa da bu artış yönetici pozisyonlarına aynı oranda yansımamıştır.” Gençlerin iş dünyasındaki benzer sorunlarını genç istihdamı yazımızda ele almıştık.
Bakım yükü ve cam tavan
Prof. Dr. Yıldırım’a göre en temel sorunlardan biri bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olması: “Çocuk, yaşlı ve hasta bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ile esnek çalışma modellerinin yaygın olmaması, kadınların istihdama katılımını ve işte kalıcılığını olumsuz etkilemektedir.” Kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde kalması kariyer ilerlemesindeki cam tavanı gösteriyor; toplumsal cinsiyet rolleri, görünmez önyargılar ve ücret eşitsizliği de bu tabloyu pekiştiriyor.
“Ücret eşitsizliği kader değildir”
Yıldırım, TÜİK ve OECD verilerine göre kadınların ortalama kazancının erkeklere kıyasla yaklaşık yüzde 15-20 daha düşük olduğunu aktarıyor. Ona göre fark çoğu zaman aynı unvandan değil, farklı kariyer yollarından kaynaklanıyor: Kadınların düşük ücretli sektörlerde, kayıt dışı ya da yarı zamanlı işlerde yoğunlaşması ve bakım sorumlulukları nedeniyle kariyerlerine ara vermesi farkı derinleştiriyor. Yıldırım, İzlanda’daki eşit ücret belgelendirme zorunluluğu, AB’nin ücret şeffaflığı düzenlemeleri ve İskandinav ülkelerindeki zorunlu ve devredilemez babalık izninin bu sorunun çözülebilir olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Bütüncül bir dönüşüm gerekiyor
Prof. Dr. Yıldırım’a göre kadın istihdamında gerçek bir sıçrama için parça parça çözümler yerine bütüncül bir dönüşüm gerekiyor. Öne çıkan adımlar şunlar:
- Yaygın kreş ve yaşlı bakım hizmetleriyle bakım yükünü hafifletmek
- Uzaktan çalışma, esnek saatler ve sosyal güvenceli yarı zamanlı istihdam gibi esnek ama güvenceli modelleri yaygınlaştırmak
- Şeffaf terfi sistemleri, mentorluk programları ve üst yönetimde cinsiyet dengesi hedefleri koymak
- Ücret şeffaflığını artırmak ve düzenli ücret eşitliği analizleri yapmak
Yıldırım, USİKAD ve İstinye Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Kadın Organize Sanayi Bölgesi projesinin bakım altyapısı, nitelikli istihdam ve liderlik programlarıyla kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bir model sunduğunu belirtiyor: “Gerçek eşitlik ise kız çocuklarını ailede söz sahibi bireyler ve iş yaşamında güçlü aktörler olarak yetiştirmekle başlar.”
Sık sorulan sorular
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı kaç?
Prof. Dr. Figen Yıldırım’ın aktardığı Dünya Bankası ve TÜİK verilerine göre 2024 itibarıyla yaklaşık yüzde 36.
AB’de kadın istihdam oranı ne kadar?
Eurostat verilerine göre AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8.
Cam tavan nedir?
Kadınların istihdama girseler bile yönetici pozisyonlara yükselmelerini engelleyen görünmez engeller; Türkiye’de kadın yönetici oranı yüzde 20’lerde.
Kadın istihdamı nasıl artırılabilir?
Kreş ve bakım hizmetleri, esnek ama güvenceli çalışma, şeffaf terfi ve ücret politikaları ile mentorluk programları öneriliyor.
