Mutluluk diyaloğu

Peki ya mutluluk hiçbir zaman erişemeyeceğimiz bir şey ise? O zaman hayata atfettiğin bütün anlamlar yıkılmış olmaz mı? Hayat yalnızca Tanrı’nın, evrenin ya da her neye inanıyorsan senin için belirlediği süreyi doldurmak için geçirdiğin günlerden ibaret olmaz mı?

Mutluluk diyaloğu

– Seni mutlu eden şey neyse onu yapmalısın.

+ Mutluluğu bulmak neden bu kadar önemli?

– Eğer mutlu olamayacaksak bu hayatın başka ne anlamı kalır ki?

+ Sen mutlu musun?

– Bazen.

+ Çoğunlukla mutsuzsun yani.

– Evet öyle de denebilir.

+ Neden yaşıyorsun peki?

– Nasıl yani?

+ Madem çoğunlukla mutsuzsun, yaşamaya neden devam ediyorsun?

– Başka ne yapabilirim ki? Elimden geldiğince mutluluğu yakalamaya çalışıyorum. Kim bilir belki bir gün bunu başarırım. Ama şuan yaşamıma son vermek demek bu ihtimali tamamen yok etmek demek olur.

+ Peki ya mutluluk hiçbir zaman erişemeyeceğimiz bir şey ise? O zaman hayata atfettiğin bütün anlamlar yıkılmış olmaz mı? Hayat yalnızca Tanrı’nın, evrenin ya da her neye inanıyorsan senin için belirlediği süreyi doldurmak için geçirdiğin günlerden ibaret olmaz mı?

– Söylediğin şey tüm insanlığı kapsayan bir tanım. O zaman dünyada gerçek anlamda o mutluluğu bulabilmiş kimse olmaması gerekirdi. Diyelim ki durum gerçekten senin söylediğin gibi. O zaman mutlu olan ve hayatını huzur içinde sürdüren insanları nasıl açıklayacağız?

+ Gerçek mutluluktan bahsediyorum ben. Gerçek duygulardan. Bize öğretilen sahte duygumsu şeylerden değil. Dünyayı avuçlarının içine almış, bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyen bir iblis var. Neyle mutlu olacağımızı, neyin acı vereceğini, ulaşılabilecek en mükemmel halin ne olduğunu anlatıp duruyor. Büyük bahçeli pembe panjurlu evlerden, son model arabalardan, yakışıklı/güzel bir eşten ve ona benzeyen çocuklardan söz ediyor. Buna sahip olan herkes de sonunda o ‘mükemmel’ mutluluğa eriştiği sanrısından bir türlü kurtulamıyor. Evet beni mutlu edecek şey neyse onu yapmalıyım. Ama insan tüm bu kaosun içinde neyin gerçek neyin sahte olduğunun ayırdına nasıl varabilir? Sahip olduğumuzu sandığımız her şey birer yanılsama aslında. Gerçeğe ulaşmak iddialı ve bir o kadar da imkansıza yakın bir şey.

– Söylediklerini anladığımı düşünüyorum. Ama tarif ettiklerinin içinde bu hayatta gerçek mutluluğun olmadığına dair bir cümle yoktu. Zorluğundan bahsediyorsun ama imkansız demiyorsun. Haksız mıyım?

+ İmkansıza bu kadar yakın bir şeyi imkansızla aynı kefeye koymak çok da yanlış bir hareket değil bence..

– İmkansız demek asla ulaşılamayacak demek. Ama imkansızdan bir adım bile uzaksa bu çok küçük bir ihtimal dahi olsa ulaşılabilir demektir. Ve ben şansımı deneyeceğim. Başka ne yapabiliriz ki…

Hayatımızda yeni kapılar açacak 6 öneri