Güne başlarken ya da uyumadan hemen önce “birkaç dakika haberlere bakayım” diye elinize aldığınız telefonda kendinizi uzun süre olumsuz içerikler arasında gezinirken buluyorsanız, yaşadığınız şeyin bir adı var: doomscrolling. Türkçede “felaket kaydırması” olarak da anılan bu davranış, kötü haberleri ve olumsuz içerikleri durmaksızın takip etmek anlamına geliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Jülide Unutmaz, bu davranışın özellikle belirsizlik dönemlerinde arttığını söylüyor:
“Özellikle belirsizlik dönemlerinde ortaya çıkan kontrolü kaybetme hissi ve gelişmelerden haberdar olarak güvende kalma isteği bu davranışı tetikleyebilir. Bilgi sahibi olmak önemli olsa da içerikleri sürekli tüketmek yerine bilinçli bir şekilde takip etmek ve sağlıklı bir denge kurmak, ruh sağlığını korumak açısından kritik önem taşır.”
Doomscrolling beyni nasıl etkiliyor?
Sürekli kötü haberlere maruz kalmak, beynin çevrede devamlı bir tehdit varmış gibi tepki vermesine yol açabiliyor. Unutmaz’a göre bu tehdit algısı uzun süre devam ettiğinde kaygı ve gerginlik artıyor, kişi zihinsel olarak yoruluyor.
Gece saatlerinde yapılan doomscrolling ise etkileri katlıyor:
“Özellikle gece saatlerinde sürdürülen doomscrolling davranışı, hem ekran karşısında geçirilen süreyi uzatır hem de zihnin dinlenme sürecine geçmesini güçleştirir. Bunun sonucunda uykuya dalma süresi uzayabilir, uyku kalitesi bozulabilir ve kişi ertesi güne yorgun başlayabilir. Hızlı ve yoğun içerik akışına sürekli maruz kalmak ise dikkatin tek bir konu üzerinde tutulmasını zorlaştırarak odaklanma güçlüğüne ve günlük işlerde verim kaybına neden olabilir.”
Kısacası doomscrolling şu sonuçları doğurabiliyor:
- Artan kaygı ve gerginlik
- Uykuya dalmada güçlük ve bozulan uyku kalitesi
- Güne yorgun başlama
- Odaklanma güçlüğü ve verim kaybı
Algoritmalar olumsuz içerik döngüsünü besliyor
Sosyal medya algoritmaları, kullanıcının ilgisini çeken, üzerinde daha fazla zaman geçirdiği ya da etkileşim kurduğu içerikleri karşısına çıkarmaya devam ediyor. Unutmaz, bunun nasıl bir kısır döngü yarattığını şöyle açıklıyor:
“Olumsuzluk, belirsizlik ve tehdit içeren paylaşımlar güçlü duygusal tepkiler uyandırdığı için daha fazla dikkat çekebilir. Kullanıcı bu içeriklerle etkileşime girdikçe benzer paylaşımlarla daha sık karşılaşılır ve kendisini olumsuz haberlerin sürekli tekrarlandığı bir döngünün içinde bulabilir. Bu durum, doomscrolling davranışının fark edilmeden sürmesine neden olabilir.”
Bu döngü Türkiye’de de araştırma konusu oldu. 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında yapılan ve Türk araştırmacılar tarafından Communication Studies dergisinde yayımlanan bir çalışma, afet dönemlerinde sosyal medyada yoğun haber aramanın doomscrolling, haber yüklemesi ve haber yorgunluğu üzerinden zamanla haberlerden tamamen kaçınmaya yol açabildiğini ortaya koyuyor.
Uzun vadede psikolojik yorgunluğa yol açabilir
Yoğun ve sürekli olumsuz içeriğe maruz kalmak, kişinin dünyayı olduğundan daha güvensiz ve tehditkâr algılamasına neden olabiliyor. Unutmaz bu sürecin olası sonuçlarını şöyle sıralıyor:
“Bu süreç psikolojik yorgunluk, çaresizlik, umutsuzluk ve tükenmişlik hissini artırabilir. Kişinin günlük yaşamdan aldığı keyfi ve motivasyonunu azaltabilir. Özellikle kaygıya veya depresyona yatkın kişilerde bu etkiler daha belirgin hale gelebilir ve mevcut belirtilerin şiddetlenmesine neden olabilir.”
Olumsuz haberlerin tetiklediği bir diğer tepkiyi savaş haberleri ve psikolojik kaçınma davranışı yazımızda ele almıştık.
Doomscrolling döngüsünden çıkmak için dijital sınırlar
Unutmaz’a göre dijital dünyada ruh sağlığını korumanın ilk adımı, haber ve sosyal medya kullanımına belirli süreler ayırmak. Gün boyu sürekli kontrol etme alışkanlığından uzaklaşmak için şu adımlar işe yarayabiliyor:
- Süre belirleyin: Haberlere ve sosyal medyaya gün içinde belirli zaman dilimleri ayırın.
- Kaynakları sınırlayın: Güvenilir ve sınırlı sayıda kaynağı takip edin.
- Bildirimleri kapatın: Gereksiz bildirimler sizi sürekli ekrana çağırır.
- Ekransız zamanlar yaratın: Gün içinde telefonsuz molalar planlayın.
- Gerçek hayata zaman ayırın: Fiziksel aktivite, yüz yüze ilişkiler ve size iyi gelen rutinler zihinsel dengeyi destekler.
- Uyku öncesini koruyun: Yatmadan önce ekran kullanımını sınırlayın.
Unutmaz, “Özellikle uyku öncesinde ekran kullanımını sınırlandırmak hem uyku kalitesini hem de psikolojik iyilik halini destekler” diyor. Sosyal medyanın yarattığı bir diğer baskıyı ise FOMO ve sosyal karşılaştırma yazımızda okuyabilirsiniz.
Doomscrolling hakkında sık sorulan sorular
Doomscrolling ne demek?
Kişinin olumsuz haberleri ve içerikleri durmaksızın, çoğu zaman fark etmeden uzun süre takip etmesi anlamına geliyor. Türkçede “felaket kaydırması” olarak da biliniyor.
İnsanlar neden kötü haberleri takip etmeyi bırakamıyor?
Belirsizlik dönemlerinde kontrolü kaybetme hissi ve haberdar olarak güvende kalma isteği bu davranışı tetikleyebiliyor. Algoritmalar da olumsuz içerikleri daha sık göstererek döngüyü besliyor.
Doomscrolling uykuyu etkiler mi?
Evet. Gece yapıldığında ekran süresini uzatıyor ve zihnin dinlenmeye geçmesini zorlaştırıyor. Bu da uykuya dalmayı geciktirip uyku kalitesini bozabiliyor.
Doomscrolling depresyona yol açar mı?
Tek başına bir hastalık nedeni olarak tanımlanmıyor. Ancak psikolojik yorgunluk, umutsuzluk ve tükenmişlik hissini artırabiliyor; kaygıya ya da depresyona yatkın kişilerde mevcut belirtileri şiddetlendirebiliyor.
Doomscrolling alışkanlığından nasıl kurtulurum?
Habere ayırdığınız süreyi sınırlayın, az sayıda güvenilir kaynak seçin, bildirimleri kapatın ve özellikle uyku öncesinde ekran kullanımını azaltın.
Kaynaklar:
- Koselioren M, Cakir C. Drowning in a Sea of News: The Role of Doomscrolling, News Overload, and News Failure. Communication Studies, 2024 (Muş Alparslan Üniversitesi Akademik Arşiv)


