Ana Sayfa Sağlık Migren tetikleyicileri: Sonbaharda atakları artıran 8 etken

Migren tetikleyicileri: Sonbaharda atakları artıran 8 etken

Migren tetikleyicileri arasında yoğun stres, düzensiz uyku ve ekran karşısında geçirilen uzun saatlerin yanı sıra sonbahara özgü değişimler de yer alıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Ur Özçelik’e göre Türkiye’de her 6 yetişkinden birini etkileyen migren, mevsim geçişlerinde daha sık atak yapabiliyor: “Migren beyni ani değişimlere oldukça duyarlıdır. Sonbahar da; hızlı hava değişimleri, kısalan günler ve okul-iş temposunun yeniden başlaması dolayısıyla migrenli hastalar için zorlu bir dönemdir. Hastaların en az yarısı değişen hava koşullarının migrenlerini tetiklediğini bildirirken, mevsim geçişlerinde atak sayısının arttığını görmekteyiz.”

Bilgisayar başında başını tutan çalışan; stres ve ekran süresi migren tetikleyicileri arasında

Doç. Dr. Özçelik’e göre kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat fazla görülen migren, yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürüyor: “Bazı hastalar şikayetlerini ‘başımın içinde nabız atıyor’, ‘ışığa bakamıyorum, sese tahammül edemiyorum’ şeklinde tarif ediyorlar. Migren atağı sırasında karanlık bir odaya çekilmeden duramayan, işinden ve ailesinden kopan çok sayıda hasta görüyoruz. Çoğu hastanın, ağrıya rağmen işine devam etmek durumunda kalması ise ağrı süresinin uzamasına ve hastaların acil servislere başvurmasına yol açabiliyor.”

Migren tetikleyicileri: Sonbaharda dikkat edilmesi gereken 8 etken

1. Ani hava ve basınç değişimleri

Ani sıcaklık düşüşleri, yağmur, rüzgar ve hava basıncındaki dalgalanmalar, migrene yatkın beyinde ağrı yollarını uyararak ataklara yol açabiliyor. Hava durumunu takip etmek, büyük bir değişim beklenen günlerde uyku, beslenme ve su tüketimine daha fazla özen göstermek, gün içinde dışarı çıkmak ve fiziksel olarak aktif kalmak atağı önleyebilir ya da şiddetini azaltabilir. Lodos gibi hava olaylarının etkisini migren ağrısını tetikleyen faktörler yazımızda da ele almıştık.

2. Kısalan günler ve bozulan uyku düzeni

Günler kısalırken biyolojik saat bu sürece uyum sağlamakta zorlanabiliyor ve migrenle yakından ilişkili uyku ve hormon ritimleri bozulabiliyor. Özçelik’e göre migrenli beyin düzenden hoşlanıyor; az uyumak kadar özellikle hafta sonları sık görülen fazla uyumak da atakları tetikleyebiliyor. Hafta sonları dahil her gün yaklaşık aynı saatte yatıp kalkmak fayda sağlıyor.

3. Okul ve iş temposuyla artan stres

“Yaz tatilinin ardından sonbaharda okulların açılması, iş yükünün artması ve yoğun tempo migrenin temel etkenlerinden olan stres seviyesini artırır” diyen Özçelik, yoğun stresin ardından gelen rahatlama döneminde de ataklara sık rastlandığını belirtiyor: “İşlerimizi planlayıp küçük parçalar halinde yapmak, çalışırken kısa molalar vermek, düzenli yürüyüş ve nefes egzersizleri gibi basit yöntemler stresi kontrol ederek migren ataklarının sıklığını azaltmaya yardım eder.”

4. Öğün atlamak ve aşırı kafein

Kahvaltıyı ihmal etmek, uzun süre aç kalmak ve çay-kahve tüketiminde aşırıya kaçmak migren ataklarına yol açabiliyor. Öğünlere dikkat etmek, çantada sağlıklı bir ara öğün bulundurmak ve kafeini ölçülü tüketmek önemli. Sonbaharda kapalı ortamlarda geçirilen zamanla birlikte artan fast food ve paketli gıda tüketimi de tetikleyici olabiliyor.

5. Az sıvı tüketmek

Yazın sona ermesiyle susuzluk hissi azalıyor ve yetersiz sıvı alımı migrenli kişide atak başlatmaya yetebiliyor. Susamayı beklemeden gün içine yayılmış şekilde su içmek, masada bir su şişesi bulundurmak bu alışkanlığı kolaylaştırıyor.

6. Kapalı ortamlar, keskin kokular ve hava kirliliği

Kapalı ve az havalandırılan ortamlarda daha fazla zaman geçirmek, ısınmaya bağlı hava kirliliği ile parfüm, sigara dumanı ve temizlik ürünleri gibi keskin kokular atakları kolaylaştırabiliyor. Ortamı günde birkaç kez havalandırmak ve bilinen tetikleyici kokulardan uzak durmak öneriliyor.

7. Grip, soğuk algınlığı ve alerjenler

Sonbaharda artan üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjenler baş ağrısına neden olabiliyor; ateş, enfeksiyon, burun tıkanıklığı ve bozulan uyku kalitesi de migren ataklarını tetikleyebiliyor.

8. Sık ağrı kesici ve reçetesiz ilaç kullanmak

Özçelik’e göre ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanmak, “ilaç aşırı kullanımı baş ağrısı” denen ve ağrıyı kronikleştiren bir kısır döngüye yol açabiliyor. Bu nedenle ağrı kesiciler hekim önerisiyle kullanılmalı, ataklar sıklaştıysa koruyucu tedavi için bir nöroloğa başvurulmalı.

Baş ağrısı günlüğü tutun

Doç. Dr. Özçelik, migren tetikleyicilerini belirlemek için baş ağrısı günlüğü tutmayı öneriyor: “Ağrının ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve ağrı öncesinde neler yaptığınızı not edin. Uyku düzeni, öğünler, stres, hava değişimi, parfüm ya da temizlik malzemesine maruz kalmak ve tüketilen yiyecek-içecekler gibi ayrıntıları not etmek, kişisel tetikleyicileri fark etmeyi kolaylaştırır. Ayrıca kullanılan ilaçları ve ağrının şiddetini de günlüğe eklemek, doktorun değerlendirmesine yardımcı olur.”

Sık sorulan sorular

Sonbaharda migren neden artar?

Doç. Dr. Emel Ur Özçelik’e göre ani hava değişimleri, kısalan günler, bozulan uyku düzeni ve okul-iş temposuyla artan stres migrenli kişilerde atak sayısını artırabiliyor.

En sık migren tetikleyicileri nelerdir?

Stres, düzensiz uyku, öğün atlama, aşırı kafein, yetersiz sıvı, keskin kokular, hava değişimleri ve sık ağrı kesici kullanımı öne çıkan tetikleyiciler arasında.

Ağrı kesici kullanımı migreni kötüleştirir mi?

Ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanmak, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısına ve ağrının kronikleşmesine yol açabiliyor.

Baş ağrısı günlüğüne neler yazılmalı?

Ağrının başlangıç saati ve süresi, şiddeti, kullanılan ilaçlar, uyku, öğünler, stres, hava değişimi ve maruz kalınan kokular not edilmeli.

Kaynaklar

Migren atakları: Baş ağrısından fazlası, nörolojik bir alarm!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.