Ana Sayfa Psikoloji Sahtekarlık sendromu nedir? Başarıya rağmen yetersiz hissetmenin nedeni

Sahtekarlık sendromu nedir? Başarıya rağmen yetersiz hissetmenin nedeni

Kariyerde atılan yeni bir adım, tamamlanan önemli bir proje ya da alınan bir övgü çoğu insana sevinç ve gurur verir. Bazı kişilerde ise aynı başarılar “Bunu gerçekten hak ettim mi?” sorusunu beraberinde getirir. Psikolojide bu düşünce biçimi sahtekarlık sendromu (imposter syndrome) olarak adlandırılıyor.

Sahtekârlık sendromu yaşayan, başarısına rağmen dizüstü bilgisayar başında kendini yetersiz hisseden kadın

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, sendromu şöyle tanımlıyor:

“Imposter Syndrome yani Sahtekarlık Sendromu, kişinin elde ettiği başarıları içselleştirememesi ve bunları kendi yetenekleri yerine şans, tesadüf veya dış etkenlerle açıklamasıdır. Bu his çoğu zaman kişinin gerçekten yetersiz olduğunu değil, kendisine karşı aşırı eleştirel yaklaştığını gösterir.”

Kavram ilk kez 1978’de psikologlar Pauline Clance ve Suzanne Imes’in yüksek başarılı kadınlar üzerine yaptığı çalışmada tanımlanmıştı.

Sahtekarlık sendromu neden ortaya çıkar?

Unutmaz’a göre başarılı bireylerin kendilerini yetersiz hissetmesinin arkasında şu psikolojik etkenler olabilir:

  • Mükemmeliyetçilik
  • Düşük öz değer algısı
  • Başarısızlık korkusu
  • Yüksek performans baskısı

Çocukluk deneyimleri ve aile tutumları da belirleyici olabiliyor:

“Sürekli eleştirilen, başarı odaklı yetiştirilen veya yalnızca belirli koşulları karşıladığında kabul gören çocuklarda bu eğilim daha sık görülebilir.”

Sahtekarlık sendromunun belirtileri neler?

Unutmaz, kişinin günlük yaşamında şu düşünce ve davranışların görülebileceğini söylüyor:

  • “Aslında yeterince iyi değilim” ya da “Bir gün herkes gerçeği anlayacak” gibi düşünceler
  • Başarıları küçümseme
  • Aşırı çalışma ya da erteleme davranışları
  • Kaygı ve tükenmişlik hissi

Sosyal medya ve kıyas kültürü sahtekarlık hissini güçlendirebilir

Sosyal karşılaştırma, öz yeterlilik algısını olumsuz etkileyebiliyor. Unutmaz şöyle açıklıyor:

“Sosyal medyada çoğunlukla başarıların, kusursuz görünen yaşamların ve kariyerdeki önemli dönüm noktalarının paylaşılması, kişilerin kendi hayatlarını başkalarının yalnızca görünür yönleriyle kıyaslamasına yol açabiliyor. İnsanların başarıya ulaşırken yaşadıkları zorlukların, başarısızlıkların ve tereddütlerin çoğu zaman görünür olmaması ise kişinin çevresindeki herkesi kendisinden daha başarılı ve yetkin görmesine neden olabiliyor. Bu kıyaslama, kişinin kendi başarılarını küçümsemesine, eksiklerine daha fazla odaklanmasına ve bulunduğu konumu hak etmediğini düşünmesine yol açarak sahtekarlık hissini güçlendirebilir.”

Sosyal medyadaki kıyasın ruh halimize etkisi için dijital benlik ve sosyal medyadaki mutluluk yarışı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Sahtekarlık sendromuyla nasıl baş edilir?

Unutmaz’a göre kişinin kendi başarısını kabul edebilmesi için düşünce ve davranış kalıplarını fark etmesi önemli. Önerileri şöyle:

  • Başarı günlüğü tutun: Elde edilen başarıları ve bu süreçte gösterilen çabayı düzenli olarak not etmek, gelişimi somut biçimde görmeye yardımcı olur.
  • Otomatik düşünceleri sorgulayın: “Bunu şans eseri başardım” gibi düşünceleri gözden geçirin.
  • Gerçekçi bir öz değerlendirme yapın: Güçlü ve gelişime açık yönlerinizi birlikte değerlendirin.
  • Hataları öğrenme süreci olarak görün: Hatalar yetersizliğin kanıtı değil, öğrenmenin parçasıdır.

“Bu düşünceler kişinin günlük yaşamını, iş ilişkilerini veya ruhsal iyilik halini olumsuz etkiliyorsa psikoterapi desteğine başvurulabilir.”

Aynı uzmanın kötü haberleri sürekli takip etmenin etkilerine dair değerlendirmesi için doomscrolling yazımıza bakabilirsiniz.

Sahtekarlık sendromu hakkında sık sorulan sorular

Sahtekarlık sendromu bir hastalık mı?

Sahtekarlık sendromu bir tanı değil, psikolojide tanımlanmış bir düşünce biçimidir. Jülide Unutmaz’a göre bu his çoğu zaman kişinin gerçekten yetersiz olduğunu değil, kendisine karşı aşırı eleştirel olduğunu gösterir.

Sahtekarlık sendromu kimlerde görülür?

Mükemmeliyetçi, başarısızlık korkusu ve yüksek performans baskısı yaşayan kişilerde daha sık görülebilir. Sürekli eleştirilen ya da yalnızca başarılı olduğunda kabul gören çocukluk deneyimleri de etkili olabilir.

Sahtekarlık sendromu için ne zaman destek alınmalı?

Bu düşünceler günlük yaşamı, iş ilişkilerini ya da ruhsal iyilik halini olumsuz etkiliyorsa psikoterapi desteği alınabilir.

Kaynaklar:

Beyaz yakalının gizli pandemisi: Tükenmişlik sendromu

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.