GLP-1 reseptör agonistleri, yani zayıflama iğneleri, yalnızca metabolizma ve sindirim sistemi üzerinde değil, beyindeki ödül ve motivasyon mekanizmaları üzerinde de etkili olabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, bu ilaçların kilo kaybının ötesindeki nöropsikolojik etkilerine ve beraberinde getirebileceği psikolojik risklere dikkat çekiyor.

Kilo kaybından fazlası
GLP-1 reseptör agonistleri başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi için geliştirildi, ardından uygun hastalarda obezite tedavisinde kullanılmaya başlandı. Son dönemde dikkat çeken nokta, bu ilaçları kullanan bazı kişilerin alkol, sigara ya da aşırı yeme gibi davranışlara yönelik isteklerinde azalma bildirmesi. Bayçın’a göre dünyanın farklı merkezlerinde ilaçların beynin ödül sistemini etkileyip etkilemediği araştırılıyor. Konunun arka planı için zayıflama iğneleri ve bağımlılık zinciri yazımıza göz atabilirsiniz.
GLP-1 dopamin zirvelerini nasıl baskılıyor?
Bayçın mekanizmayı şöyle anlatıyor: “Normal şartlarda alkol, tütün ürünleri veya yüksek kalorili işlenmiş gıdaların tüketimi, beynin ödül merkezi olan Nucleus Accumbens bölgesinde ani ve yapay bir dopamin patlamasına yol açar. Bağımlılık döngüleri, zihnin bu ani dopamin yükselişini sürekli yeniden aramasıyla pekişir. Klinik gözlemler ve nörobiyolojik çalışmalar, GLP-1 agonistlerinin bu yapay dopamin zirvelerini baskıladığını gösteriyor. Birey eski davranışını sergilediğinde o tanıdık coşku ve rahatlama hissini alamıyor; beyin bu davranışı artık ödül olarak kodlamayı bıraktığında şartlanmanın kırılması süreci başlıyor.”
“Food noise” ve bağımlılık araştırmaları
Sosyal medyada sık konuşulan “food noise” (yemek gürültüsü), kişinin gün boyu sürekli yemeği düşünmesi ve yüksek kalorili besinlerle zihinsel olarak meşgul olması anlamına geliyor. Bayçın’a göre bu ilaçlar bazı kişilerde bu meşguliyeti azaltabiliyor; ancak etki kişiden kişiye değişiyor ve standart bir tedavi yaklaşımı sayılmıyor.
Alkol kullanım bozukluğu, nikotin bağımlılığı, kumar ve dürtüsel alışveriş gibi alanlarda da çalışmalar sürüyor. Örneğin 2025’te JAMA Psychiatry’de yayımlanan 48 kişilik bir faz 2 çalışmada düşük doz semaglutid, plaseboya göre alkol tüketimini ve haftalık alkol isteğini azalttı. Bayçın ise mevcut verilerin bu ilaçların bağımlılık tedavisinde kullanılabileceğini söylemek için henüz yeterli olmadığını ve ilaçların resmi bir bağımlılık tedavisi onayı bulunmadığını vurguluyor.
GLP-1 kullanımında psikolojik riskler
Bayçın’a göre bu mekanizma dürtü kontrolünde avantaj gibi görünse de dikkatle izlenmesi gereken riskler taşıyor:
- Anhedoni (haz alamama): İlaç, zararlı dürtülerin yanı sıra sosyalleşme, hobi ve sanat gibi doğal hazları da törpüleyebilir; bu da kronik bir boşluk hissine yol açabilir.
- Psikolojik yas süreci: Alkol ya da aşırı yemek çoğu kişi için yıllar içinde gelişmiş bir baş etme yolu. Bu “liman” biyolojik bir müdahaleyle aniden ortadan kalkınca kişi duygularını düzenlemekte zorlanabilir.
- Duygu durum değişiklikleri: Ödül sisteminin güçlü baskılanması, bastırılmış kaygı ve depresif belirtilerin yüzeye çıkmasına neden olabilir.
Bayçın, bu nedenle tedavinin bilişsel davranışçı terapi gibi etkin bir psikoterapiyle desteklenmesini öneriyor: “Kilo yönetimi sürecinde bu ilaçları kullanan veya kullanmayı planlayan hastaların, sadece fiziksel bir değişim yaşamadıklarını, beyinlerindeki kimyasal ödül merkezinin de yeniden programlandığını bilmeleri gerekir.” Ruh hali değişikliği yaşayanların hekimlerine başvurması önem taşıyor. Dijital alışkanlıkların ödül sistemine etkisi için dijital bağımlılık beyni nasıl etkiliyor yazımızı da okuyabilirsiniz.
GLP-1 ve beyin hakkında sık sorulan sorular
Zayıflama iğneleri alkol isteğini azaltır mı?
İlk çalışmalar bazı kişilerde isteğin azalabildiğini gösteriyor, ancak ilaçların bağımlılık tedavisi için onayı yok.
Anhedoni nedir?
Haz alamama durumu. Uzm. Dr. Sema Bayçın’a göre ödül sisteminin baskılanması günlük hayattaki doğal hazları da azaltabilir.
Bu ilaçları kullananlar psikolojik destek almalı mı?
Bayçın, sürecin bilişsel davranışçı terapi gibi bir psikoterapiyle desteklenmesini öneriyor.
Görüş: Uzm. Dr. Sema Bayçın, Psikiyatri Uzmanı, Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi
Kaynaklar